Yıllara meydan okumak sadece salatayla mı olmalı?

0 Posted by - 03 March 2012 - O OLDU BU OLDU


Madonna mı yıllara meydan okuyor, yoksa Leonard Cohen mi? Ajda Pekkan mı yoksa Bülent Ortaçgil mi? Benim temel sorum bu aslında. Ne alaka diyeceksiniz. Türkiye konseri haberi, bir haftada bütün biletlerin tükenmesi, yeni videolar falan derken nereye baksam Madonna’yı görüyorum. Ama gördüğüm sadece bir adet ‘yıllara meydan okuma’ muhabbeti.


Madonna hep gündemde. Kabul. Ama bir fark var. Son 10-12 yıldır yaptığı şarkılarla, yazdığı sözlerle yani sanatıyla değil ‘yıllara meydan okuması’ ile gündemde. Cinsellik, kişisel özgürlük mesajları vererek, kurallara itiraz eden güçlü kadın figürü olarak Madonna oldu Madonna. Klibinde Hz. İsa’yı siyah bir oyuncuya canlandırtacak kadar cesurdu. Şimdi tek gördüğümüz “Ne kadar şahane vücudu var ama o yaşta.” “O hareketleri o yaşta yapmak kolay mı?” “Kadın 50 yaşında ne kadar fit…” Bu… E bu mudur peki?

Üçüncü dünya ülkelerinden hangisi o sıra Hollywood’da modaysa oradan bir çocuk evlat edinmek, Kabala merakı, giyim kuşamı, kocaları, sevgilileri ve oynadığı reklamlar falan da var… Madonna bugün bu. Dünya da başka dünya diyeceksiniz. Doğru ama ne yapayım, beni kesmiyor.
Elbette eğlence sektörünün dinamiklerinden ve piyasa kurallarından haberdarım. Madonna ne yaptığını bilen biri. Çok da başarılı bir entertainer olduğunu görüyorum. Benim derdim başka.
Bu ‘yıllara meydan okuma’ meselesi acaba artık İngilizcedeki ifadesiyle çok mu ‘overrated’. Yani abartılıyor, gereğinden fazla mı yüceltiliyor?

Sağlıklı yaşam, ‘50’ler yeni 30’lar’ gibi yeni klasmanlar, ilaçlar, vitaminler, Osman Müftüoğlu gibi uzun yaşama gurularının “Bu yıl hangi vitaminler moda” gibi yazılar yazması hepsi aynı paketin içinde. İnsanlara bir yaşam modeli işaret ediliyor. Uzun yaşa, sağlıklı yaşa. Ama elbette yaşarken de tüket. Birine 50’sinden sonra “Sen artık yaşlandın” derseniz eve kapanır. Ama “Daha 30’larındasın” diye gazı verirseniz tüketmeye devam eder. Bir bakış açısı da bu.
Bir müzisyenin yıllara meydan okuması sadece “Kadın ne kadar atletik”le mi olur? Eğer bir sanatçı kendini zaman içinde yenileyebiliyor, yaşının, gelişen zihninin, hayatta edindiği tecrübelerin ışığında yeni şarkılar yazabiliyor, yeni fikirlerle kendisiyle beraber hayatına devam eden dinleyicisinin ufkunu açabiliyorsa yıllara meydan okumuş olmaz mı?

Cohen’in 78 yaşında yaptığı ve geçenlerde yayımlanan albüme ve şahane şarkılara bakınca ben yıllara meydan okuyan bir adam görüyorum. Madonna’ya bakınca son 20 yıldır aynı lafları tekrar eden, yeni hiçbir şey söylemeyen oldukça fit ve güzel 50’lerinde bir kadın. Ve ilkinden daha çok şey öğreniyorum galiba.

4 Comments

  • bd 03 March 2012 - 22:41 Reply

    Öncelikle bu yıllara meydan okuma işi sadece Türkiye’de abartılıyor. Hatta dünyada ageism denilen düşünce yapısından dolayı Madonna çoğu insan tarafından beğenilmiyor. İnsanlar 53 yaşında bir kadının müziğini dinlemek, onu televizyondan izlemek istemiyorlar, hatta çoğu radyo Madonna çalmayı reddediyor.

    Madonna zaten şarkıcı kimliğiyle ön planda değil, Madonna’nın ön planda olduğu kısım “entertaining” kısmı, o tam bir “entertainer”. İş böyle olunca, yaptığı sahne şovları konuşuluyor, fiziği, canlılığı, dansı konuşuluyor. Zaten kendisini turnelerine vermiş durumda,yeni bir turneye çıkmak için yeni albüm çıkarıyor.

    Bu yüzden Cohen ve Madonna’nın yıllara meydan okuduğu mecralar çok farklı bence.

  • Elif barut 10 March 2012 - 00:35 Reply

    Deger yargilarinin hizli degisimine uymayani dovuyorlar 🙂 inatla herkes gibi olmayarak varolanlar da azinlikta. Herkes olmekten, dolayisiyla yaslanmaktan korkuyor. Bu nedenle ajda, madonna idollesiyor… Ama olmekten, yaslanmaktan, yani aslinda hayattan korkmayanlar da teferruata degil, severek yaptiklari islere konsantre oldugundan , gercek manada bu hayati layigiyla yasiyorlar. Millet yemek yemekten korkar hale geldi kalori hesaplamaktan…takintilar dizboyu millette!

    Benim gecenlerde yaptigim bir organizasyona “saglikli, sihhatli, anlamli” yemekler yapan kadinlar geldi, yemin ederim bi tanesinin yuzu gulmuyordu! Guya saglikli beslenip, hayata anlam katacaklar! Saglikli olma stresiyle hepsi suratsiz olmus! Herkes bir arayista! Herkes hindistanda! Herkes yasam koclarinda! Ya da spor salonlarinda!

    Suruden ayrilma cesareti olanlar esas yillara meydan okuyabiliyor..Kendini sevmek icin baskalarina begendirmek zorunda olmayanlar yillara meydan okuyor…ama ne yazik ki azinliga rolmodel olabiliyor kohen veya ortacgil 🙂 suru madonnanin ajdanin pesinde!

    Ay ben de amma doluymusum bu konuda!

    Sevgiler…

  • h2k 23 March 2012 - 17:47 Reply

    İlk yorumda da denildiği gibi, Cohen ve Madonna’nın meydan okudukları zamanın yörüngesi pek farklı. İlerledikleri kulvarlar birbiriyle hiç benzeşmiyor.
    Zaten esasen Madonna’nın yaptığı “zamana ayak uydurmak”. Müzikte olan biteni takip eden herkesin bileceği gibi nerede popüler bir prodüktör, DJ, grup var, Madonna derhal bir düet planı hazırlığında oluyor. Son albümünde Nicki Minaj var (dünkü çocuk bir çok kişi için). Yani piyasa ne istiyor ya da kendinden ne bekliyor, Madonna da onu veriyor. Kulvarının dışına çıktığı anda protesto ediliyor. Misal Music albümünden sonra material girl’ün kafası da çalışırı “kanıtlamaya” çalışıp American Life albümü yaptı. Sözüm ona savaş karşıtı vs. söylemler içeren sözlü parçalar yazdığı için aklım başıma geldi ey dünya demek istedi. Sonuç: Boykot edilen, en sevilmeyen albümü oldu American Life. Tutmadı. Sonra derhal bir atak, köklerine geri dönüş ve Confessions on a Dancefloor. Bizler hepimiz diyoruz ki sen bizi eğlendir ablacım, uğraşma dünya işiyle, tasasıyla. Bunu yaptığı sürece de hep popüler olmaya devam edecek. Son videosundan da belli zaten.
    Ne yazdım… 🙂

  • bora 04 April 2012 - 21:38 Reply

    Madonna İle Cohen i kıyaslamak için nasıl bir şey içiyosun banada yollasana biraz.Bu arada sadece salatalıkla 55000 bilet satılmıyor.içinin dolu olması lazım.

  • Leave a reply