Zorlu’nun yeni sezonu

8 Posted by - 26 August 2017 - O OLDU BU OLDU

mtezZorlu Center yeni sezon programının bir bölümünü duyurdu. Belli ki bu yıl heyecanlı ve hızlı bir sezon geçireceğiz. İşte ilk izlenimlerim…

Zorlu PSM yeni sezon programının bir kısmını geçen hafta açıkladı. Bir kısmını diyorum çünkü Genel Müdür Murat Abbas tam olarak teyit edilmeyen konserleri ve etkinlikleri bu basın toplantsında aktarmadı. “Bir de festival var ama şu anda henüz burada” diyerek kafasını gösterdi. Anlaşılan bu yıl heyecanlı ve hızlı bir sezon geçireceğiz.

Michael Kiwanuka, Tom Odell gibi isimleri bir süre önce ilan eden Zorlu PSM’in bu detaylı sezon bilgilendirmesinden anladığımız kadarıyla bu yıl da etkinliklere tam gaz devam ediliyor. Beşinci sezonda geçen yıl başlayan MIX Festival devam edecek. Sonar ve Zorlu PSM Caz Festivali de öyle. Movies in Concert, Gururla Yerli gibi oluşturulan ve başarılı olan serilerin de bu yıl yeni etkinliklerle zenginleşerek sürdüğünü görüyoruz.

Geçen yıllarda en iyi bilet satan müzik dışı etkinlik tiyatroydu. Bu yıl da aynı ilgi devam edecek gibi duruyor. 19 tiyatro grubu 31 oyun sergileyecek.

Programda pek çok yerli ve yabancı isim var, ben ilgimi çeken, beni gizli gizli memnun edenleri anayım. Mesela Roni Size’ı İstanbul’da görecek olmak şahane (18 Kasım). Drum’n bass’ın üstatlarından, 90’ların elektronik müziğini şekillendiren öncülerden biri. Murat Abbas da topantıda bu ismi açıklarken bana referansla “Mehmet Tez pek sever” dedi. Evet haklıydı. Hatta Mabbas’çım, senden 90’ların bugün artık pek bilinmeyen müziklerini yeniden dolaşıma sokacak bir Back to Basics serisi bekliyoruz. Bugün 90’lar olur, yarın 2000’ler olur. Genç nesillere öncüleri izletmek kültür hizmetidir.

Motorama adını duymak beni sevindirdi. Rus ekibin inanılmaz karakteristik vokalleri, güçlü bas ve gitar riff’leri var. Birkaç yıl önce Primavera Sound’daki Rough Trade standından “Alps” adlı albümlerinin plağını satın almıştım. Güzel seçim.

The Wedding Present yine efsane olur. Modestep de coşkulu geçecek. Lokalize serisinde (bu seri yeni isimleri seyirciyle buluşturuyor) daha önce bahsettiğim Al’York’u ve Nihil Piraye’yi görmek güzel. Programın tamamını zorlupsm.com adresinde bulabilirsiniz.

Basın toplantılarında, müzik ve kültür sanat basını bir araya gelince elbette sektörde olan biten konuşulur. Benim gördüğüm kadarıyla şu an bir numaralı konu halen bugünlerde Türkiye’ye yabancı bir ismi getirmedeki zorluk, maalesef. Ara sıra yeri geldikçe bahsediyoruz, bir 10 yıl önce buraya gelmek için sıraya girenler bugün ortada yoklar. Arasan telefonlara çıkmıyorlar. Elbette bu durumun beklenmeyen olumlu sonuçları da var. Yabancılar gelmeyince, yerli gruplar festival ve etkinliklerde kendilerine daha fazla yer bulmaya başladı. Böylelikle yeni yerli isimlerin çıkışı hızlandı, ivme kazandı. Yerli sanatçıları dinleyen ve takip eden bir müziksever kitle oluştu.

Görüp duyduklarımıza bakılırsa İstanbul’a gelmemek salt güvenlik temelli bir karar olmaktan çıktı. Bir tür kültürel boykota dönüştü.

Durum şimdilik bu. Sanatçılar bu tutumlarında haklı mı haksız mı, bu tavır nereye varır, ne zamana kadar devam eder bilemiyorum. Sadece durum değişti onu aktarıyorum. Burada tartışılması gereken bir diğer mesele “Kültürel boykot işe yarar mı yaramaz mı” olmalı herhalde. Yıllarıdır Gazze ablukası nedeniyle İsrail’e kültürel boykot uygulanmasını savunan ve bunu uygulayan bir grup sanatçı var. Bu mesele dünyanın gündemine zaman zaman geliyor. Temel soru şu: Devlet politikalarından dolayı halkları mahrum bırakarak cezalandırmak doğru mudur?

Mehmet Tez – Milliyet

No comments

Leave a reply