Acıları karşılaştırmanın dayanılmaz hafifliği

5 Posted by - 17 November 2015 - KÖŞE YAZISI

mtez

Paris’te bomba patlıyor. Fransa ayağa kalkıyor. Avrupa ayağa kalkıyor. Amerika ayağa kalkıyor. Kanada ayağa kalkıyor.

Paris’te bomba patlıyor. Fransa bir araya geliyor. Kol kola giriyor. Dayanışma başlıyor. Bütün Avrupa yan yana duruyor. Kınıyor. Yas tutuyor. Acıyı paylaşıyor.

Paris’te bomba patlıyor. Almanya hemen Fransız halkının yanıdayız, ne gerekise yapmaya hazırız diye ilk ağızdan mesaj veriyor. Daha 50 yıl önce İngilizlerle bir olup memleketimizi dümdüz ettiniz mağdur olduk diye kin tutmuyor.

Paris’te bomba patlıyor. Başkan anında televizyona çıkıyor. Halkına hitap ediyor. Fransa’yı Fransa yapan değerlerden asla vazgeçmeyeceklerini söylüyor. Halkını ayırım yapmadan kucaklıyor.

Paris’te bomba patlıyor. Hiçbir Fransız “Ama onların da o saatte orada ne işi varmış” demiyor.

Paris’te bomba patlıyor. Twitter’da hiçbir Fransız, ölen vatandaşları için iyi ki öldüler, gebersinler, zaten onlar kafirdi, gavurdu, haindi, ahlaksızdı, ateistti, komünistti demiyor.

Paris’te bomba patlıyor. Bütün ülke kenetleniyor. Tek ses, tek mesaj veriyor. Biz, inandığımız değerler olan özgürlük, eşitlik ve kardeşlikten vazgeçmeyiz diyor.

*

Ankara’da bomba patlıyor. Anında siyasetçiler birbirlerini suçlamaya başlıyor. Sen koydurdun, hayır sen koydurdun diye kavga çıkıyor.

Ankara’da bomba patlıyor. Sosyal medyada paralı askerler kendi vatandaşları için bunlar teröristti haindi, Aleviydi, Kürttü diye tacize başlıyor.

Ankara’da bomba patlıyor. Devletin üst düzey yetkilileri ortalıktan kayboluyor. Ne bir açıklama ne bir kavrayıcı kucaklayıcı konuşma. Sessizlik.

Ankara’da bomba patlıyor. Basına haber yasağı geliyor.

Irak’ta bomba patlıyor. İslam alemi kem küm. Yarısı kınasa diğer diğer yarısı göbek atıyor.

Suriye’de bomba patlıyor. İnsanlar canlı canlı yakılıyor, kafaları kesiliyor, yerlerde sürükleniyor, binalardan aşağı atılıyor. Üç kişi kınıyorsa beş kişi sevinçten çıldırıp tekbire başlıyor.

Yemen’de bomba patlıyor, insanlar kurşunlanıyor, infaz ediliyor. Üç Arap kınarken beş Arap susuyor. Kuzey Afrika’dan ses yok. Orta Afrika zaten dilini yurmuş. Herkes kendi toplu katliamında, darbesinde, işinde gücünde…

Farklı mezhepler birbirlerini koyun gibi kesiyor. Şii ölse Sünni seviniyor, Sünni ölünce Şii bayram yapıyor.

Libya’da bomba patlıyor. Biri zafer kazandık diyorsa, diğeri yenildik.

Ondan sonra kalkıp da “150 masum insan öldü AMA, Batı da bizim acılarımıza sessiz kaldı hede hödö” demiyor mu köşe yazarı, taksicisi, tartışmacısı, sosyal medya fenomeni, uzmanı, akademisyeni…

Arkadaşım sen kendi acılarına insan olarak, toplum olarak, millet olarak, camia olarak, ümmet olarak sahip çıkabildin mi ki hangi ahlaki duruşla, hangi yüzle Batı’dan bekliyorsun senin için üzülmesini?

Sen tarihinin en büyük terörist eyleminin kurbanlarını, saygı duruşunda yuhalamış milletsin. Farkında mısın bunun?

Oturmuş kendi kendini boğazlıyorsun ve bunun için Batı’dan taziye mesajı mı bekliyorsun?

Hiçbir şeyine sahip çıkamadın, yasını da sen değil Fransız, İngiliz, Alman tutsun, öyle mi?

Acıları karşılaştırmak bir hafiflik, bir ferahlık veriyor sana, tamam kabul ama, iki dakika rahat ver de yaslarını tutsun adamlar.

Sonra gene eleştir, yerden yere vur, amalı mamalı salla gitsin…

Nasılsa her şeyden Batı sorumlu.

Yeter ki sen geceleri rahat uyu…

Mehmet Tez – Milliyet

No comments

Leave a reply