Ah! Kosmos’u dinlerken…

0 Posted by - 21 November 2015 - KÖŞE YAZISI

mtezBaşak Günak ya da müzik dünyasında tanındığı adıyla Ah! Kosmos’un ilk albümü “Bastards” en iyi yüksek volümde dile geliyor.

Geçtiğimiz mayısta “Denovali Records etiketiyle yayımlanan ‘Bastards’ı rahat bir zamanda yayıla yayıla dinlemek için not edin bir kenara” diye yazmıştım. O zamandan bu zamana albümü yayıla yayıla dinlemekle kalmadım, CD versiyonunu da masamda buldum geçenlerde (umarım plak olarak da basılır).

Başak Günak, müzik âlemindeki ismiyle Ah! Kosmos, hayalindeki ortamı deniz manzaralı bir stüdyo, iki synthesizer ve kahve kokusu olarak tanımlayan biri ve bu onun hakkında çok şey söylüyor.

Ah! Kosmos’un müziği Başak Günak’ın imgeleminde çıkılan bir yolculuk gibi. Yolun taşları ise elektronik sesler, hipnotik loop’lar, ayinsel ritim vuruşları, dipten ve derinden gelip vücudu kavrayan baslar ve kimi zaman anlamını müziği dinleyerek keşfetmeniz gereken muhtelif sayıklamalardan ibaret…

Sağa sola savrularak ilerlenen bu yolda kaybolmamak için sesi biraz açmak ya da iyi bir kulaklığa teslim olmak şart. “Bastards” en iyi yüksek volümde dile geliyor çünkü parçalara gömülü detayları duymanın ve bu sound’un mesajını almanın daha iyi bir yolu yok. Tabii sanatçıyı canlı izlemek dışında.

Albümü dinlerken kulağım bana bu müziğin temellerini Alman ve İngiliz IDM tayfası ya da 80’lerden kopup gelen experimental/elektronica işlerde aramamı söylüyor. Müzikal referanslar bir yana Günak kendisini etkileyen isimler arasında Tezer Özlü, Rene Magritte, Jacques Derrida, Pınar Selek, Aphex Twin, The Doors, Lale Müldür, Nuri Bilge Ceylan gibi isimler sayıyor.

Bu ilk uzunçalar albümünde sekiz şarkıya yer vermiş Günak. Her biri kendi içinde bir anlatı olduğu gibi, art arda daha büyük bir tablonun parçaları olacak şekilde tasarlanmış bu parçalar.

Girişteki “Out/Ro/In/Growth”, Seha Can’ın vokal yaptığı “Stay”, az ilerideki “Trace of Waterfalls” etkileyici işler. Ancak baştan sona müzikal bir enstalasyon özeniyle işlenip dokunmuş bu albümün sonu bence daha ilginç.

Son şarkı, bir daha asla anlamına gelen “Never Again” bir son değil, sanki yeni bir albüme giriş gibi. Albümün kendimce en etkileyici bazı bölümlerini bu 7 dakika 26 saniyelik parçada buldum desem abartmış olmayacağım.

Ah! Kosmos bugüne kadar Sonar Festival, Venice Electro Festival, Meet D3 Festival, Punkurica Festival, Tokyo Electronic Music of Arts Festival, Doku Fest, City Sonic Festival, Piknik Elektronik gibi uluslararası ortamlarda müziğini sergileme fırsatı buldu.

Bu hafta sonundan itibaren de 16 Aralık’a kadar İtalya, Almanya, Çek Cumhuriyeti, Hollanda ve Fransa’da 14 performans sergileyeceği bir kulüp turnesine çıkıyor.

Başka bir deyişle, anlatacak hikayesi, yeteneği ve orijinal fikirleri olana sınırsız imkanlar sunan evrensel müzik âleminde yeni albümüyle kendisine bir yol çizmeye girişiyor.

Mehmet Tez – Milliyet

No comments

Leave a reply