ALKAN AVCIOĞLU YAZDI: “EN İYİ 5 TIM BURTON FİLMİ”

1 Posted by - 07 March 2015 - KÖŞE YAZISI

Bu hafta Tim Burton’ın 17. filmi ‘Büyük Gözler’in gösterime girmesi vesilesiyle geçmişe bir uzanalım ve yönetmenin en iyi filmlerini hatırlayalım istedik.

Tim Burton, günümüzün en popüler ve imzası en fazla tanınan yönetmenlerinden biri. Hikâyeden önce biçimi akıllara getiren bir yönetmen. Gotik üzerine kök salmış görsel dünyası, toplumun dışında ve adeta başka bir dünyaya ait başkarakterler, kendine özgü hayal gücü, naif ve çocuksu romantizmi yönetmenin alamet-i farikaları. Her şeyden önce kendine özgü atmosferleriyle ve karakterleriyle anılan bu tarzıyla da sinemaseverlerin hafızalarında pek çok klasikle yer etti Burton. Ancak ilginçtir ki kariyerinin ikinci yarısı neredeyse kendi tarzının parodisine dönüşecek kadar yüzeyselleşti. Popüler sinema tarihine geçen ve adıyla özdeşleşen filmler, filmografisinin ilk yarısında birikmiş durumda. Pek çoklarına göre ‘Ölü Gelin’ (Corpse Bride) dışında 2000’lerdeki filmlerinde bir hayat kıvılcımı bulunmuyor. Bu hafta sinemalara konuk olan 17. filmi ‘Büyük Gözler’ (Big Eyes) bu gidişattan farklı bir yöne sapmaya çalışan bir film. Ancak yine de yönetmenin formda olduğu dönemlerdeki sihirli dokunuşunu aratıyor. Biz de bu hafta bu nev-i şahsına münhasır yönetmenin en iyilerini hatırlayalım dedik. Hiç tesadüf değil ki, aşağıdaki filmlerin tamamı kariyerinin ilk yarısında peş peşe sıralanıyor.

Beter Böcek (Beetlejuice) – 1988

Yönetmenin banliyölerden fantastik diyarlara açılan bir kapı görevi gören filmlerinin en kaçık ve en abartılısı.

Burton henüz bu ikinci yönetmenlik denemesinde bu absürd ve çılgın mizahın altının boş kalmaması için hikâye evrenini harikulade bir şekilde görselleştiriyor. 1988 tarihli bu popüler klasiğin bitmek tükenmeyen enerjisinde Michael Keaton’ın payı da büyük.

Batman – 1989

Hâlâ en iyi Batman uyarlaması olarak anılması bir tesadüf değil. Burton’ın çizgi romanın evrenini derinden kavrayışı, hikâyeyi olağanüstü bir tasavvur ve yaratıcılıkla uyarlamasına imkân verdi. Alman Dışavurumculuğu ilhamlı sanat tasarımı bugün hâlâ bu alanda sinema tarihinin zirve noktalarından birisi.

Burton, akıllardan çıkmayacak bir Gotham yaratırken karakterlere getirdiği çelişkili boyutla Batman’in ekran macerasını camp olmaktan sonsuza kadar çıkardı.

Makas Eller (Edward Scissorhands) – 1990

Burton, ‘Batman’in ardından bir gişe canavarı daha çekmek yerine, majör stüdyoların çarklarından uzak ‘Makas Eller’i çekmeyi tercih etti. Ve ortaya bir Tim Burton filmi denilince akla gelen ilk örneklerden biri olan, sıradışı ve dokunaklı bu başyapıt çıktı.

Burton’ın evrenine ait her öğenin içinde bulunduğu bu tuhaf ve modern masalda, Johhny Depp ikonik performanslarının belki de en anlamlısına imza attı.

Batman Dönüyor (Batman Returns) – 1992

‘Batman’e kıyasla çok daha kişisel bir uyarlama sayılması gereken ‘Batman Dönüyor’ serinin günümüzdeki örnekleri dahil en karanlık filmlerinden biri.

Belki 1989 tarihli ‘Batman’ kadar iyi değil ama ondan daha fazla Tim Burton’la özdeşleşen ve kimi anlamlarda daha nitelikli bir uyarlama olduğu tartışmasız.

İlk filmin olağanüstü yapım tasarımı ve görsel yaratıcılığından hiç de aşağı kalmayan ‘Batman Dönüyor’un ardından Warner Bros, Tim Burton’ı serinin yönetmenlik koltuğundan aldı.

Ed Wood – 1994

Pek çok Tim Burton hayranının favori filmi olan ‘Ed Wood’ şüphesiz ki yönetmenin gişe başarısı bol filmlerle dolu filmografisinde tozlu çekmecelerde kalan bir film.

Ama Burton’ın tutkusunun perdede en fazla hissedildiği filmi de açık ara ‘Ed Wood’ diyebiliriz.

Sinema tarihinin en kötü yönetmeni olarak nam salmış Ed Wood’un hikâyesini anlatan film, ucuz ve basmakalıp bir mizahi yaklaşımı elinin tersiyle iterek Tim Burton’ın B-tipi filmlere olan aşkını son derece iyi yazılmış bir senaryoyla perdeye taşıyor.

* Alkan Avcıoğlu’nun bu yazısı 6 Mart 2015 tarihli BirGün gazetesinde yayınlanmıştır.

No comments

Leave a reply