ALPER BAHÇEKAPILI YAZDI: “BÜYÜK MESELE…”

0 Posted by - 08 September 2014 - KÖŞE YAZISI

alper bahçekapılıİngiltere’ye, özellikle Londra’ya yolu düşenler, The Big Issue isimli dergiye bir ihtimal rastlamışlardır. Haftada 75-125 bin satan dergi uzun yıllardır piyasada. Ne zaman bu dergiyi sokakta satan birisini görsem, “Biz neden aynısını yapmıyoruz ki?” diye düşünmüşümdür. Haberdar olmayanlar için ne olduğunu anlatayım. 1991 yılında, İngiltere’de kurulmuş bir vakıf The Big Issue. Evsizlere, evini kaybetmek üzere olan işsizlere ve finansal açıdan hayatını sürdüremeyecek derecede zorda olanlara yardımcı oluyorlar. Önemli ve dikkat çekici olan kısmı bunu nasıl yaptıkları. Bağış toplayıp, “zor” durumda olanlara dağıtmıyorlar. Aksine, onlara iş verip, kendi gelirlerini elde etmelerini sağlıyorlar. Nasıl mı? Müziğe, sinemaya, popüler kültüre fazlasıyla yer veren, şık bir dergileri var; The Big Issue. Oasis, Coldplay, Lou Reed gibi hayli ünlü ve değerli müzisyenlerin, grupların röportaj verdiği, kapağa taşındığı, içerik olarak çoğunlukla müzikten beslenen bir dergi bu. Dergiyi zor koşullarda yaşayan insanlar (özellikle evsizler) sokakta satıyorlar. Bunu yapmadan önce bir eğitimden geçiriliyorlar. Her biri farklı bölgede çalışıyor. Özel kıyafetleriyle, The Big Issue’nun sokaktaki yüzü haline geliyorlar. The Big Issue’nun sokaktaki dağıtıcısı olanlara, satacakları ilk dergiler ücretsiz olarak veriliyor. Sonrasında ise belirli masrafları (matbaa, vs.) sağlamak için çok cüzi bir rakam dergi başına onlardan alınıyor. Dolasıyla dergi ve vakıf herhangi bir dış kaynağa ihtiyaç duymadan, kendi kendine bir iş alanı oluşturmuş oluyor. Derginin kemik kurucuları dışında, içeriği de gönüllüler hazırlıyor.

Üniversitenin gazetecilik bölümde mi okuyorsunuz? Ya da yeni mi mezun oldunuz? Haftada birkaç gününüzü The Big Issue’ya ayırıyorsunuz ve bir şeyler öğrenirken, zor durumda olan birilerine de fayda sağlıyorsunuz. Peki ne büyüklükte bir faydadan bahsediyoruz? Türkiye’deki ortalama bir dergide 5-6 kişi çalışır. Ailelerini de katsanız, 10-15 kişiye ekmek çıkar oradan. Bu kadar. Peki ya The Big Issue? Sadece İngiltere’de 2500 kişi, ki bunların büyük bir çoğunluğu evsiz, gelirini The Big Issue satarak sağlıyor. Bunların ailelerini de hesaba katarsınız rakam daha da büyüyor. İngiltere için, kişi başı aylık 500 sterline (1800 TL) ulaşabilen bir gelirden bahsediyoruz. Üstelik derginin Japonya, Güney Afrika, Avustralya, Kenya gibi yerlerde de şubeleri var. İşin tek güzel tarafı düzenli bir gelire sahip olmak değil. Finansal ve sosyal statüleri yüzünden toplumdan dışlanan insanlar, sahip oldukları bu tip bir iş sayesinde özgüvenlerini yeniden kazanıyorlar. Sağlık başta olmak üzere, birçok farklı sisteme entegre oluyorlar. En önemlisi dilenmiyorlar, çalışıyorlar. Bunu da güler yüzle yapıyorlar. Dergiye para ödeyenler de aslında bağış yapmanın da ötesinde, son derece sağlam içeriğe sahip olan, kendileri için kültürel açıdan da değer ifade eden bir şey satın alıyorlar.

Türkiye’de evsizlerle ilgili yapılmış sağlıklı bir araştırma maalesef yok. Veriler güncel olmasa da, Şefkat Der’in bu konuda yaptığı, son derece iyi niyetli çalışmalar var. Onları aradığımda bana hemen dönüş yaptılar. Yaptıkları araştırmalara göre sadece İstanbul’da 10 binin üzerinde evsiz olduğunu düşünüyorlar. Türkiye genelinde ise -maalesef- 70 bin ila 100 bin evsiz olduğunu söylüyorlar. Geçen yıl, kış mevsiminde İstanbul’daki 3 bin evsiz spor salonlarında gecelemiş. Sadece bu rakam bile durumun vahametini ortaya koyuyor. Devletin evsizlere dair düzenli bir çalışması da yok. Beyoğlu Kaymakamlığı’nın evsizler evi 2013 yılında tamamen kapatılmış. Bu bölgede bir tek Şefkat Der’in evsizler evi kalmış. Sorunlar, üzücü mevcut durum anlatmakla bitmez. Ben tekrardan kendi alanıma döneyim; dergiciliğe ve müziğe.

Peki bizler bir araya gelip, The Big Issue’nun yaptığı aynı sistemi İstanbul’daki evsizler için kursak? 100 kişinin, 500 kişinin, belki binlercesinin hayatını değiştirsek? Beyoğlu’nda, Kadıköy’de, Beşiktaş’ta, Eminönü’nde, türlü türlü farklı bölgede satış yapsalar… Psikolojik ve finansal açıdan daha güçlü bir hale gelseler… Öyle bir dergi yapılsa ki, insanlar bu dergiye evsizlere acıdığı için değil, içeriği beğendiği için para verse… İmkânsız mı? Adı ne olurdu acaba? Onca insanı hayata döndüreceği için, “Hayat” yakışır mı? Ben fikri ortaya attım, bir köşesinden tutmak isteyen varsa ses etsin…

BirGün Gazetesinde yayımlanmıştır.

No comments

Leave a reply