Anlatamadık dinletemedik

2 Posted by - 25 February 2018 - KÖŞE YAZISI

İşte yıkılıyor. Dişleri çekiliyor tek tek. Tırnakları sökülüyor. Sonunda rahat edeceğiz. AKM’yi yıkınca hayatımız kimbilir ne kadar güzel olacak.

Yıkıp yenisini yapmak değil, asıl marifet ve hizmet eskisini koruyup yeni yerlere yeni merkezler yapmaktı. Yazdık, söyledik, gösterdik, anlattık. Olmadı. İkna edemedik. Bir basit ilkeyi dinletemedik. Kendimden bahsetmiyorum. Benim gibi bir sürü insanın derneğin, kuruluşun yıllardır yaptığı çağrılardan bahsediyorum. Yapmayın etmeyin dedik, dönüp bakan bile olmadı.
Çünkü AKM tartışması hiçbir zaman kültüre ve sanata dair bir tartışma olmadı. AKM tartışması her zaman bir siyaset ve inşaat tartışması oldu. Ve bitti gitti. Geçmiş olsun.

İzin verirseniz değerli okurlar biraz içimi dökeyim. Artık nasılsa binanın yıkımına başlandı. Bunlar son demler. Bir daha başınızı ağrıtmayacağım. Benim gibi insanların bugün Taksim’den geçerken nasıl içinin sızladığını, yüreğinin ciğerinin nasıl parçalandığını, ve her seferinde bu hisleri nasıl umutsuzca bastırmaya çalıştığını, bu kararları alanların, bu inşaatı planlayanların, yeni AKM’nin planlarını yapanların anlamasını beklemiyorum. Onlar bilmezler anlamazlar. Bu mekanı ve ortamı yaşamadılar.

Bizim hafızamız zorla silindi. Yaşadığımız yerlerden, gezdiğimiz, aşık olduğumuz, kavgalar ettiğimiz, üşüyüp birbirimize sarıldığımız, iyi günde kötü günde ayakta durmayı becerdiğimiz, kendimizi özgür hissettiğimiz, müziği, sinemayı tiyatroyu merak edip tutkuyla araştırdığımız bir dönem evimiz gibi gördüğümüz yerlerden kovulduk. Atıldık. Sürüldük. Kimseye derdimizi anlatamadık dinletemedik.

Çok moda olduğu üzere vicdanlara seslenmek falan da bana çok saçma geliyor. Modern bir toplumda, hukuk devletinin olduğu yerde vicdan bir detaydır. Kanunlar, haklar ve özgürlüklerden bahsedilir. Vicdan doğu toplumlarında bunların olmadığı yerlerde devreye sokulan bir keyfiliğin adı. O yüzden ben hiç sevmem vicdanı. Zaten vicdana seslenmek de asla işe yaramaz. İşler vicdana kalmasın. Akıl, bilim, hukuk konuşsun. Ama olmuyor. Başka şeyler konuşuyor.

Bugün AKM’nin ve Taksim’in başına gelenler, yarın da Kadıköy’ün başına öbür gün kimbilir hangi mahallenin güzelliğin başına gelecek. Bugün “ne var yenisi daha güzel işte” diyenler, yarın da aynı cümlelerin ağlayarak Kadıköy için, Moda için, Bahariye için kurulduğunu izleyecekler. Beyoğlu’ndan Kadıköy’e kayan kültürel hareketin yarın başına gelecekleri bugünkü Taksim’e bakarak görebilirsiniz. Dolayısıyla Taksim ve AKM meselesi bir grup insanın duygusallığı ya da özel meselesi değil.

Velhasıl derdi tasası bir bizeymiş değerli okurlar. Kiminle konuşsam en yakın dostlarımdan bile bazıları “Ama yeni AKM çok güzel olacak” diyor. E peki o zaman. Ne yapalım vasatlık tatlı tatlı insanı içine çeker. O halde biz de tekrar edelim: “Ama yeni AKM çok güzel olacak.”

Mışıl mışıl, horul horul, pırıl pırıl. Anısız, hafızasız. Her sabah yeni baştan kurulan ülkemizde huzurla uyuyabiliriz artık.

Mehmet Tez – Milliyet

No comments

Leave a reply