Biz internetten önce nasıl yas tutuyorduk?

0 Posted by - 19 August 2014 - KÖŞE YAZISI

Foto galeri, muhtelif aforizma, wikipedia’dan derlenmiş hayat öyküsü, youtube’dan video paylaşılmayan bir dünyada ölen ünlülere nasıl yas tutuyorduk hatırlayan var mı?

mtezAllah hepsine rahmet eylesin, bu hafta, yazıyı yazdığım an itibarıyla ölen ünlü sayısı üç. Robin Williams, Lauren Bacall, Süleyman Seba. Murat Göğebakan önceki hafta vefat ettiğinden yası bu haftaya devretmedi, muhtemelen balkon konuşmasıyla taçlandı ve azalarak sönüp gitti. Zaten sosyal medyada yas anlık bir refleks, konsantrasyon eksikliği çeken genç yetişkinin 10 dakikalık sosyalleşme ihtiyacının karşılığı.
Allah gecinden versin her hafta birçok ünlü göçüp gidiyor ve twitter’ın trending topic alanı çeşit çeşit hashtag’le coşuyor.
Foto galeriler, ölen ünlünün ağzından onun söyleyip söylemediği belli olmayan aforizmalar, wikipedia’ya bakarak alelacele hazırlanmış yaşamöyküsünü RT’lemeler, gündeme dokunduran “mesajlı” anma cümleleri, ölen zatı muhteremin başrolde olduğu çocukluk anılarını (!) post etmeler, ünlüler ne dedi tweet’lerinden derlemeler, paylaşmalar, like’lamalar, orantısız methiye denemeleri… Anladım seviyorsun da “Çocukluğumuzda bize gülmeyi öğreten güzel adam” denir mi Robin Williams için? Emin misin? Kemal Sunal’a, Şener Şen’e biraz haksızlık etmiyor musun acaba?
Sosyal medyada yas fazla sosyal, fazla klişe, fazla yüzeysel, fazla uçucu, zoraki ve en önemlisi çok pratik. Neticede syahları giyip cenazeye gidip saf tutmuyorsun.
En fenası da Allah muhafaza aynı anda iki ünlünün vefatı. İkisine birden çocukluk anısı bulmak bazen imkansız, sosyal medya yasçısının da işi zor.
Michael Jackson’la aynı gün ölen Farah Fawcett sırf bu yüzden daha az anılmadı mı?
Yıldönümü bile hatırlanmadı kadıncağızın. Neredeyse “ah nerede o eski yaslar” diyeceğim biri beni durdursun.
Hakikaten biz internetten önce ölen ünlüleri nasıl anıyorduk, nasıl üzülüyorduk, nasıl yas tutuyorduk? Hatırlayan var mı?

No comments

Leave a reply