Bu yalnızlar adam olmaz

3 Posted by - 17 September 2014 - KÖŞE YAZISI

mtezAnadolu’da her şehrin ense köküne hakaret gibi kondurulan TOKİ sitelerinde hep yalnızlar oturuyor değil mi? Sadece yalnızlar satın alıyor o daireleri?
Yazlık sitelerdeki daireler sadece yalnızların.
Koca koca büfeleri, camlı dolapları, 48 kişilik yemek takımlarını, hani taşımacıların “abi yalnız bunun için ekstra para alırım” dediği o dev bazalı yatakları hep yalnızlar satın aldığı için üretiyorlar.
Araba kadar koltukları, kanepeleri, yatak odası takımlarını yalnızlar satın alıyor hep.
O türlü türlü yanar döner perdeleri, tülleri hep yalnızlar alıp evlerine asıyor.
Bulaşık deterjanlarını, çamaşır deterjanlarını alanlar yalnızlar. Reklamlarda kocasının gömleği beyaz değil diye depresyona giren kadın da yalnız.
Çocuğunuz bu marka şampuanla yıkanmazsa zehirlenir, yerleri şu marka suyla silmezseniz mikrop kapar çocuklarınız diye hep yalnızları korkutuyorlar değil mi?
Üniversite reklamları, kolej reklamları, ana okulu, kreş reklamları da hep yalnızlara yapılıyor.
Her ay servis paralarını yalnızlar ödüyor takır takır.
Aynı anda beş yüz kişinin yemek yediği dev kebap tesisleri hep yalnızlar gelsin diye.
Bütün mekanlar “üst katta yalnızlar salonumuz vardır” diye tabela asıyor. Yalnızları kaçırmak istemiyorlar.
Güneydeki tam pansiyon otellere her yaz milyonlarca litre benzin harcayarak koloniler halinde sadece yalnızlar gidiyor. Açık büfe kuyruğunda hep yalnızlar bekliyor.
Pahalı arabalarını her yıl yenileyenler hep yalnızlar.
Dev gibi cipleri sadece yalnızlar alıyor.
Çocuğa ayrı, hanıma ayrı araba alanlar da yalnızlar.
Köprüyü hep yalnızlar tıkıyor.
Boğaz’ın sırtlarındaki malikaneleri hep yalnızlar alıp içlerinde tek başına oturuyorlar.
Kredi kartları patlayanlar hep yalnızlar.
Uçak bile 5 kişilik aileyi taşırken beş yalnızı taşıdığından daha az yakıt harcıyor.
7 kişilik ailenin çamaşırı da zaten yedi yalnızdan daha az su harcıyor.
Köfteciye gittiğinde mesela öğlen, iki yalnız, bir karı kocadan daha fazla köfte ve piyaz tüketiyor.

***

Tecavüzcüye “erkek tarafı” diyen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, kadına şiddeti bu şekilde hallettikten sonra son olarak yalnızlara kafayı takmış. Çok tüketiyormuş yalnızlar, hep zarar ziyanmış.
Bu yalnızlar adam olmaz sevgili aile bakanlığı. Boşver, sen kaç kendini kurtar…

iPod satışa çıktığında

*Başbakan Bülent Ecevit, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’di.
*Tayyip Erdoğan AKP Genel Başkanı’ydı.
*Herkesin dilinde olan şarkı Göksel’in “Depresyon”uydu.
*Çok satanlar listesinin başında Tarkan’ın “Kuzu Kuzu”su vardı.
*İnsanlar dadı rolündeki Gülben Ergen’e gülüyorlardı. En meşhur dizi “Yeditepe İstanbul”du, “Asmalı Konak” diye bir şey daha ortada yoktu. “Bizimkiler” hala gösterimdeydi.
*Paradan altı sıfır atılmamıştı. Bir dolar 1603 liraydı.
*İnternet pek yoktu. Facebook daha kurulmamıştı. Twitter diye bir şeyi anlatsan zaten kimse anlamazdı.
İlk iPod 23 Ekim 2001’de satışa sunuldu. Son iPod muhtemelen 2015’te üretilecek ve tarihe karışacak. Şaka maka bayağı görmüş geçirmiş bir cihazımızmış bu iPod.

Turiste not: Oslo’da yapılabilecek 5 şey

1) Sabah erken limana gitmek, 10:30’daki fiyord turuna katılmak, iki saatliğine rengarenk evlere, ağaçlara ve yelkenlilere bakmak. Tamam kalabalık ama olsun. Turistiz.
2) Her fırsatta somon yemek. Taze somonun lezzeti başka.
3) Yürümek, yürümek. Şehrin mimarisi şahane. Eylülde hava mükemmel, hem güneşli hem serin.
4) Vulkan mahallesi civarında bar ve restoran turu yapmak. BLA isimli mekanda canlı çalan indie ekipleri izlemek.
5) Eylülde Ultima Festival zamanı şehirde olmak ve avangart sanat etkinliklerine takılmak. Buna dair ayrıntıları hafta sonu yazacağım. Sanat çok ilginç…

No comments

Leave a reply