Dağlarına istikrar gelmiş memleketimin!

0 Posted by - 10 November 2015 - KÖŞE YAZISI

mtezSiyasetten sıkıldık, daraldık, milletçe bunaldık. Ha bire Twitter’dan çemkir dur. Facebook’ta sürekli profil resmi değiştir, kâh bayrak koy, kâh Atatürk portresi. Profili karart simsiyah. Yorulduk. İsimlerin başına TC koyup kaldırmaktan bitkiniz.

Öfkeli sosyal medya fenomenleri bütün enerjimizi emdi. Timeline Marksist flood dolu. Başlarım sınıfsal çatışmanıza arkadaş, kumsalda ayak resmine, tahta masa üzerinde kuruvasan/kahve görseline hasret bu millet.

Memleketin grafitili duvarları öksüz. İnsanlar önlerinde poz verip Instagram’a koymaya korkuyor. Kaldırım taşları, sokak kedileri, yaşlı amcalar, sümüklü çocuklar küskün. Varsa yoksa “Mutlaka izleyin”, “mutlaka okuyun” diye paylaşılan ömür törpüsü yazılar. Varsa yoksa polis dayağı videosu, kasaba bürokratı gafı: “Paylaşalım beyler, yayalım beyler!”
Yaymıyorum arkadaş! Siyaset siyaset diye bir kuşak Twitter’a bakmaktan şaşı oldu. Ne konsantre olup doğru dürüst bir roman okuyabildiler, ne iki tane albüm dinlediler vakit ayırıp. Hayatını siyasete feda eden bu çilekeş kuşak biraz da dinlenmeyi hak ediyor.

Ot gibi her gün aynı haberlere bakıp bakıp bilenmekten hayatları kaydı. Yeter söz milletindir!

Siyasetten istifamı veriyorum. Hepinizi de sessize alıyorum şu an.

Siyaset bugün toplumları tehdit eden, insanın yaşam kalitesini düşüren kanser gibi bir illet ayrıca. Her gün gazete oku, internetteki meme haberlerinin arasından tavırlı köşe yazısı ayıkla, paylaşılan linkleri tıkla. Fav, like, paylaş, RT…

Sabaha kadar tartışma programı nöbeti ne kadar zor bir şey haberiniz var mı sizin?
Siniri de yanına bonus. Koca bir kuşak bilim adamı, sanatçı, doktor, mühendis olacağına, üçüncü sınıf Anadolu Üniversitesi akademisyenine sosyal medyada yanıt vermeye çalışmaktan telef oldu. Kaç sabah işe geç kaldık siyaset yüzünden… Kaç sabah sinir hastası olduk “Abi adamlar çalıyor ama çalışıyor” diye lafa giren taksiciye laf anlatmaktan?

Komple tartışma “hangover”ıyız. Adaletin bu mu dünya? Gelecek böyle mi olacaktı?
Siyasi partiler deseniz, onlar da siyasetten fena halde sıkıldı. Sürekli hiçbir işe yaramayan basın toplantıları düzenle, her şeye “hayır” de. Aynı 50 kelimeyle iktidarı eleştir. “CHP konuyu Meclis’e taşı…” cümlesini duya duya içimiz kurudu.

Koalisyon yapamamaktan yoruldu adamlar. Hadi onu yapamadın, iki tane gensoru mensoru ver, fakir fukara sevinsin. O da yok.

Daha dün Tarhan Erdem yazdı, seçimin olağanüstü hallerde gerçekleşmesi ve seçimin temel ilkelerine uyulmaması durumlarında seçim kanunu siyasi partilerin seçime itiraz hakkını düzenliyor. Partiler seçimin üzerinden ne kadar süre geçerse geçsin itiraz haklarını kullanabilirler. Seçim sürecinde yasalara uyulmadı, adil şartlar oluşmadı, devletin imkânları tek bir siyasi partiye aktı diyebilirler. Bu yasal haklarını kullandı mı partiler? Yoo.

“Aman abi öyle ya da böyle bitti de rahat bir nefes aldık. En az beş yıl rahatız” kafası hem siyasette hem halkımızda yaygın.

Kazanan partiye oy veren mutlu mesut ama sanmayın ki diğer taraf perişan. Muhalif kesim de rahatladı. “Oh neyse şu seçimler geçti, komple yenildik, rahat ettik. Artık herkes işine gücüne dönsün” kafası hakim. “Win win” olayı…

“Aman terör olmasın, aman dolar yükselmesin, biz her şeye razıyız, ne iş olsa yaparız abi” diyenler, yeni imar düzenlemelerini, yeni ihaleleri, yeni duble yol organizasyonlarını ellerini ovuşturarak bekleyenler.

“Dördüncü havalimanı olursa bari onu kaçırmayalım” diye strateji güncelleyenler…

Sizin anlayacağınız.

Dağlarına istikrar geldi memleketimin.

Mehmet Tez – Milliyet

No comments

Leave a reply