Dünyanın müziğimize ihtiyacı var

0 Posted by - 04 December 2018 - KÖŞE YAZISI

Gaye Su Akyol’un büyük başarısından bahsetmiştim pazar günü. Konuya son albümünün Batı’daki başarısını inceleyerek devam ediyorum.

“İstikrarlı Hayal Hakikattir” için Pitchfork’ta “Rock ve Türk folkunu birbiri içinde eritirken özgürlük düşlerinin peşinde koşuyor” denmiş. Notu 10 üzerinden 7.7.

Guardian dört yıldız verirken, Gaye Su Akyol’un etkileyici sahne performansından (Womad Festival) söz ediyor ve şarkılarını etkileyici ve şiirsel folk-rock baladlar olarak nitelendiriyor. Nick Cave ve Kurt Cobain göndermeleri yapılmış. Yazar Robin Denselow “Uluslararası başarıyı hak ediyor” diyerek bitiriyor yazısını.

The Times’taki dört yıldızlık eleştiri, Akyol’un müziğini saykodelik rock, Anadolu pop gibi janralarla tarif ederken, albümün politik sözlerine vurgu yapıyor.

Financial Times, Gaye Su Akyol’un müziğini “Turkish Grunge” olarak tarif etmiş. Akyol’un sahne şovuna dikkat çekiyor yazı.

The Wire son sayısında onunla yapılan bir röportaja yer verdi. Allmusic’ten PopMatters’a onlarca etkili uluslararası müzik blogunda albümün notu hayli yüksek. Eleştiriler olumlu. Türkçe şarkılardan ibaret bir albümün buralarda yer alması bile büyük bir başarı.

Gaye Su Akyol’un ayakları sağlam yerlere basıyor. Bir yandan bizim pop kültürümüzün derinlerine inerken, bir yandan da dünyayı kasıp kavurmuş akım ve sanatçıların referanslarıyla hareket etmeyi başarabiliyor. Bu hareketler Batılı kulaklar tarafından algılanabiliyor. Yani ne yapmaya çalıştığını, derdini anlatabiliyor.

60’ların ve 70’lerin Türk pop müziği, Anadolu melodileri ve ezgileriyle dolu Batılı tarzdaki üretimleri, bugün bütün dünyada özel bir janra olarak ilgi görüyor. Bu müzikleri bilmek, takip etmek, bunlardan keyif almak bir entelektüel ayrıcalık gibi algılanıyor. Dolayısıyla, Gaye Su Akyol bu referansların üzerine kişiliğini yansıtınca insanlar ilgileniyor. Çünkü referansları hazır.

Elbette bugün üç beş büyük şirketin ve prodüktörün kontrolünde olan Batı popüler müziğinin sıradanlaşması, belli kalıplara indirgenmesinin de Akyol gibi sanatçıların dikkat çekmesinde önemli rolü var. Batı’da çoğu zaman hikâyeler o kadar kıt ve tekrara giriyor ki bizim gibi coğrafyalardan gelen malzeme ilgiyle karşılanıyor. Orijinal bulunuyor. Dünyada pop tıkanmış durumda. Alternatif müzik de tıkanıklık içinde, tekrarlarla iş yürütülüyor. Devamlı “revival” dalgaları görüyoruz.

Öyle bir kısırlık var ki mesela K-pop büyük ilgi görüyor, fenomene dönüşüyor. Elbette çok daha farklı arka planı olan bir müzikten söz ediyorum ama İngilizce olmayan şarkıların dünyada kendine alıcı bulması Batı normlarının artık iyice kısırlaştığını gösterir. Yeniye, orijinale ihtiyaç o derece büyük ki Korece şarkılar İngiltere’de Beatles’tan bu yana kırılamayan satış rekorları kırıyor. BBC, K-pop ekibi BTS’nin pop müzikteki etkisi için “21’inci yüzyılın Beatles’ı” yorumunu bile yaptı.

Peki, Gaye Su Akyol’un araladığı bu kapıdan başkaları girer mi? Bu sorunun yanıtı bende olumlu. Bir defa bugün, 15 yıl öncesine göre çok güçlü, çeşitli, müzikal açıdan olgun bir alternatif sahnemiz var. Rap’ten rock’ın türevlerine kadar geniş bir yelpazede sanatçılar kendi köklerine odaklanıyor, Batılı tarzları çok iyi biliyor çok orijinal işler çıkarıyorlar. Anlatacakları çok özgün hikâyeleri var.

Türkiye’nin en büyük kültürel hazinelerinden biri Anadolu pop ya da Anadolu rock denen bir eli Anadolu’da diğeri Batı’da olan müzikal anlayış ve orijinal hikâyeler. Bizde yeni nesil yetenekli, zeki isimler, müzisyenler, şarkıcılar, prodüktörler çok. Devamı da gelecektir diye düşünüyorum. Klişe gibi gelebilir ama dünyanın bizim müziğimize ve hikâyelerimize ihtiyacı var.

Mehmet Tez – Milliyet

No comments

Leave a reply