Haftanın konseri!

0 Posted by - 08 November 2015 - KÖŞE YAZISI

mtezGeçen hafta bir rock konserinde yaşanan ihmal kitlesel protestolara ve sonuç olarak hükümetin istifasına yol açtı. Bu ülke Türkiye değildi.

Gece kulübünde sahne şovu için kullanılan alet edevat ateş aldı. Yangın çıktı. 37 kişi hayatını kaybetti. 130 kişi yaralı, içlerinde ağır yaralı olanlar var. Kulüpte tek çıkış vardı. İnsanlar hücum edince feci şekilde can verdiler.

Bina yönetmeliklere uygun değildi. Denetimi yapmakla görevli kurumlar işlerini yapmamıştı. Konsere giden ve hayatını yitiren, yaralanan kitle gençlerdi. Dolayısıyla protestolar gençler arasında başladı. “Bir dakika” dediler. “Burada bir ihmal var. Denetim yapılmamış. Kurallara uyulmuyor. Rüşvet, yolsuzluk, yozlaşma her seviyede. Hükümet bu yolsuzluk kültürünü yayıyor. Başta onlar yolsuzluk yapıyor. Öyle olmasa bu mekanda bu kadar insan ölmezdi. Bu yozlaşmış hükümet istifa etmeli.”

Gösteriler büyüdü, 30 bin kişi yollara döküldü. “Hükümet istifa”, “Başbakan istifa” sloganları yükseldi. Yaşlı-genç el ele, omuz omuza yürüdü.

Cumhurbaşkanı “Bu ayaklanmaların bir nedeni var. Birisi siyasi bedelini ödemeli” diye açıklama yaptı. Yani cumhurbaşkanı halkın yanında yer aldı. “Halkımız haklı” dedi. “Bunlar terörist” demedi. Başbakan “Siz 30 bin kişi toplarsanız ben de 100 bin kişi toplarım” diye meydan okumadı. Gösterileri destekleyen muhalefeti vatan hainliğiyle suçlayan olmadı.

30 bin kişi yürüdü, ne gaz sıkıldı ne plastik mermiler atıldı ne TOMA ne panzer ne de tank vardı.

Devlet halkını incitmedi. 30 bin kişi hükümet istifa diye bağırdı ve kimsenin burnu kanamadı.

Başbakan ve hükümet geçen hafta istifa etti. Bir süredir yolsuzluklarıyla ilgili iddialar ve belgeler ortalıkta dolaşıyordu ve istifaları bekleniyordu zaten. 37 kişi öldü ve hükümet daha fazla koltuğunda oturamadı.

Burası Romanya. Olay Bükreş’teki Colectiv isimli mekanda, Goodbye to Gravity isimli metalcore grubunun konserinde gerçekleşti. Kimse “Ölenler güzel öldü” demedi. “Bunlar zaten satanist” açıklaması da gelmedi.

Çünkü Romanya tecrübelerinden öğreniyor. Çünkü bunları ve benzerlerini 1989’da Çavuşesku söylemişti. Sarayını başına yıktılar. Bir daha kimse diyemez.

1991’den bu yana cumhuriyetle ve demokrasiyle yönetilen Romanya’nın hükümeti olayın siyasi sorumluluğunu üstlendi ve istifa etti.

Romanya 1991’den bu yana reformlarını yaptı, yapısal dönüşümünü tamamladı, Avrupa Birliği’ne girdi. Milli gelirini 21 bin dolara yükseltti. Gelişiyor, büyüyor ve meselelerini demokrasiyle hallediyor.

Türkiye 1923’te cumhuriyet oldu. 1950’de çok partili sisteme geçti. Ama 25 yıllık demokratik Romanya’nın başardıklarını başaramadı. Temel meselelerini halledemedi.

Son beş ayda 400’den fazla canımız gitti. Tarihimizin en büyük terörist saldırısı gerçekleşti. Hemen öncesinde madenlerde yüzlerce insan ihmal yüzünden öldü. İş kazalarında binlerce işçi hayatını kaybetti. Son üç yılda Gezi’den bu yana öldürülen, sakat kalanların, tedavi görenlerin tam sayısını kimse bilmiyor.

Hâlâ AB’de değiliz. Üstelik fena halde Ortadoğu’dayız. 2 milyondan fazla Suriyelimiz var, onları ne yapacağımızı bilmiyoruz, birkaç seneye vatandaş olacaklar. Milli gelir kişi başı 8 bin dolarlarda, daha da düşecek. Terör hortladı, ülkenin bir bölümünde savaş var, sokaklarda tanklar dolaşıyor. Çözüm süreci neden küt diye bitti, kimse bilmiyor.

Geçen hafta seçimlerde siyasetten hesap sorduk. 13 yıldır muhalefette olan partilere faturayı kestik, 13 yıldır hükümette olan partiyi oylarını artırarak yine tek başına iktidar yaptık.

Erkin Koray ile sözlerime son vereyim: Çılgın bir rüzgarla / Geçiyor mevsimler / Aramızda mesafeler / mesafeler… / Mesafeler…

Mehmet Tez – Milliyet

No comments

Leave a reply