Hayko Cepkin’i büyüten şarkılar

0 Posted by - 30 January 2016 - KÖŞE YAZISI

mtezHayko Cepkin’in İbrahim Tatlıses, Zeki Müren, Bülent Ersoy, Cem Karaca, Sabahat Akkiraz gibi sanatçıların şarkılarını yorumladığı cover albümü “Beni Büyüten Şarkılar Vol.1” bugün dijital ortamlarda piyasaya çıkıyor. Devamı da gelecek bu cover şarkıların ilginç hikayeleri var

Hayko Cepkin, Radyo Kanyon’da bu hafta başladığım “Masaüstünden Notlar” adlı radyo programımın ilk konuğu oldu. Hem sohbet ettik, hem yeni cover albümünü dinledik. Röportajımızı programda yapmış olduk, benim için de ilginç bir deneyim oldu.

* Hayko diyor ki “Albümün ikincisi kesinlikle gelecek, çünkü aslında 30-35 şarkı üzerine çalıştık. Ama aralarından bir seçki yapmamız gerekti. Ben farklı dönemleri temsil eden şarkılardan bir albüm yapmak istedim ve bu dokuz şarkıyı bir araya getirdim.”

* Hayko Cepkin’i büyüten şarkıları dinlerken elbette nasıl bir evde büyüğünü somadan olmazdı. Bakın neler anlattı Hayko:

“Kalabalık bir ev. Dede, babanne, büyük hala, ablam, ebeveynler toplam yedi kişi. Şimdi o günleri düşündüğümde daha iyi anlıyorum asında o zamanlar evde neler olduğunu. Dedem İstanbul beyefendisi şeklinde takım elbisesi paltosu öyle dolaşırdı. Akordiyonuyla çigan ve vals çalardı. Türk sanat müziğiyle de ilgilenirdi. Anne tarafım Yozgat’lı. Onlar daha çok türkü dinler, halk müziği sever. Büyük halam ut çalar. Bunlar hep kulağımda kalan aşina olduğum sesler. Sen kendin bir müzik tarzını beğeniyorsun onunla yoğrulmaya başlıyorsun ama yaş ilerledikçe çocukluğunda duyduğun, aldığın şeyler geri dönmeye başlıyor.
Bu sebeple albüm, bu anlamda bir geri dönüş albümü benim için. Geriye, o yıllara dönüş.
Dedem ölene kadar da çaldı akordiyonu. 120 baş sedef kaplamalı bir akordiyon çok değerli ve çok ağır. Ben onu kurcalamaya başlayınca da zaten bana ork aldılar.”

* Hayko albüme aldığı şarkıların bir kısmını ilk kez dayısının sayesinde duyduğunu şöyle anlatıyor: “Fransa’da yaşayan dayımı ilk kez sekiz yaşındayken İstanbul’a geldiğinde tanıdım. Belli bir yaşta sonra yurtdışına göçmüş birinin memleket hasreti bitmez. Bu yüzden kaset alınır paketlenir postayla yollanır. Biz de böyle yapardık. Zeki Mürenler, İbrahim Tatlısesler, Orhan Gencebaylar paketlenir Fransa’ya postalanır. Dayım Fransa’dan geldiğinde onun arabasında dinlerdik.

* Hayko bu şarkıları söylediği için tepki çekmekten korkmuyor. “İstanbul’un yarısı göçmen herkesin annesi babası, anneannesi dedesi bir yerden gelmiş. Tutup bu şarkılara burun kıvırmak kendini inkar gibi bir şey. Bu müzikler Türkiye’nin DNA’sı. Hangi türde müzik yapsanız, neyi sevseniz de bu müzikler, şarkılar DNA’nızda var.

* Hayko’nun vokali, hele bu albümde, hele de Cem Karaca’nın “Nem Kaldı”sını yorumlarken aynı Cem Karaca. O bununla gurur duyuyor. Çok değerli yorumcuların sesinden meşhur olan şarkıları yorumlamanın risklerini ve zorluğunu da kabul ediyor.

“Bu albüm bir şan albümü. Yorumcular çok çetin. İbrahim Tatlıses, Cem Karaca, Sabahat Akkiraz, Bülent Ersoy, Zeki Müren… Aranjeleri, çeşitli kaynakları, arşivleri araştırdım. Bu şarkıların farklı yorumlarını karşılaştırdım, farklı dönemlerin aranje kültürlerini inceledim. Her türlü yorum yapılmış aslında. Düşündüğünüzde her şey her şeyin tekrarı zaten. ‘Yepyeni bir şey yaptım’ demek çok iddialı ve zor.”

* Cover yapmak ve cover şarkılar hakkında da konuştuk: “11 senedir hiç cover yapmadım, konserlerimde cover kullanmadım. Cover yapınca herkes ‘bu da işte tutsun diye yaptı’ fikri var. Başta olsa belki bunu bana da söyleyebilirdiniz. Ama benim bu ilk cover albümüm. Ünlü olmak için yapmıyorum. Ben, dinlediğim, hatırladığım şarkıları revize edip, yeni kuşağa tanıtmak aksettirmek istedim.

Özellikle tanınmış isimlere pek çok tribute albüm yapıldı, çok yetersiz yorumlar ortaya çıktı. Büyük isimleri anma albümlerinde darma duman ettiler şarkıları. Müzik zekamın yettiği kadarıyla elimden gelenin en iyisini yaptığımı düşünüyorum.”

hayko cepkin 2

Şarkılar hakkında kısa kısa

* Albümün ilk klibi “Aldırma Gönül”e çekildi. Neden bu şarkıyı seçtiğini sordum. “Aldırma Gönül’, babamın beni uyuturken söylediği parçaydı. Beşiktaş marşı olarak da kullandık. Benim için çok özel bir yeri var” diye anlattı. Bir de “Bitlis’de Beş Minare”yi söylermiş babası Hayko Cepkin’i uyutmak için.

* “Neydi Günahım” sound olarak çok endüstriyel bir şarkıya dönüştü. Ama türkü formu içinde kaldı. “Ben İnsan Değil Miyim”in trafiğini biraz değiştirdim.

* “Yuh Yuh” çok sevdiğmiz, konserlerde son dönem çalmaya başladığımız metal halayı çektiren çok sevdiğim bir şarkı. Ama orijinal halindeki o ritim yok mu, o hani omuzları şöyle Kemal Sunal’ın yaptığı gibi sağa sola oynatan ritim. Onun aynısını yapmak mümkün değil.”

* Zeki Müren’i ben yıllarca metalci bakış açısıyla dinledim. “O Çeşme”yi, de hep o şekilde kafamda canlandırdım ve öyle yormladım. Benim bu şarkıda majör vokalleri yaptığım yere koroyu koy, tenör bariton soprano altoları yerleştir, gitarı ver, al sana gotik, doom… Ben bunu valla Finlandiya’ya çakarım.

Mehmet Tez – Milliyet

No comments

Leave a reply