Her şeyi çalan kadın

0 Posted by - 08 September 2018 - KÖŞE YAZISI

Avustralyalı genç müzisyen ve şarkıcı Tash Sultana, tüm enstrümanları kendisinin çaldığı ilk uzunçalar albümü “Flow State”i yayınladı. Yetenekli olduğu kesin ama her şeyi kendi başına yapmanın bedeli var.

Tash Sultana üç yaşındayken dedesi ona bir gitar hediye etmiş. Her şey böyle başlamış. Gitar, piyano derken, 1995 doğumlu Tash Sultana onbeşten fazla enstrümanı çok iyi seviyede çalabiliyor. Ayrıca şahane bir de blues vokaline sahip. Sokak müzisyenliğinden başlıyor, Youtube’a koyduğu videolarla dikkat çekmeye başlıyor. Single’lar yayınlamaya başlamasının ardından sonunda ilk uzunçalar albümü “Flow State”i geçen hafta yayınladı. Melbourne’ün çok kültürlü ortamında yetişen Sultana’nın müziği de birden fazla stili bir araya getiriyor. 13 şarkılık albümde rock, blues, folk, soul etkileri hemen hissediliyor. Ancak müzikal üslup, bu tarzlar arasında keskin dönüşlere sahip.

Tash Sultana’nın “mucize çocuk” muamelesi görmesi boşuna değil. Çok yetenekli ve gitarı virtüöz derecesinde iyi çalıyor. Bu bakımdan ilgi çekici olduğu kesin. Ancak her şeyi kendi çaldığı gibi prodüktörlüğü de kendi yapmasında ufak tefek sorunlar ve aksamalar var. Kendin yap ekolü her ne kadar çağın ruhuysa da bana kalırsa bir bilene sormak, yardım almak, güvenilen insnaların fikirlerine yer vermek önemli. Albümde bunlar biraz eksik.

Tash Sultana bugüne kadar evde, sokakta ya da muhtelif kulüplerde çaldığı şarkıları bir araya koymuş gibi. Biriktirmiş biriktirmiş elinde ne varsa bunlardan bir albüm yapmış hissinin ana nedeni çok bölümlü şarkılar ve parçalar arası ton, sound ve stil farklılıkları. Yani bu, bir albümden ziyade “birikmişler” kataloğu.

Bazı şarkılar standart bir grup sond’una sahip. Bazıları akustik. Bazen enstrümental. Bazen 9 dakikayı aşan emrpovizasyonlar, sololar. Bazen single formatında radyo dostu bir şarkı. Bunların hangisi gerçekten bu sanatçıyı yansıtıyor bilemiyoruz.

Tash Sultana “Murder To The Mind”, “Mystik” gibi saha önce yayınlanan güçlü ve tazelik hissi veren single’ların üzerine gitmek yerine elde ne varsa dökmeye karar vermiş. Mesela 10 dakikaya yakın “Blackbird”de bu çok net ama sonuç biraz “ben bunları yapabiliyorum” gösterisine dönüşmüş. “Pink Moon” güçlü bir balad. “Mellow Marmelade”de dub altyapılar çok akıllıca ve minimal kullanılınca şık olmuş. “Big Smoke” ve “Cigarettes” (en azından ilk bölümü) şık birer R&B şarkısı.

Bunu devamında bir albüm gelecekse işte Tash Sultana’nın kariyerini o albüm belirleyecek. Burada yetenekli, enstrümanlara meraklı, onlarla farklı ortamlar yaratmayı bilen, çünkü onlara çok hakim bir genç müzisyen var. Sokaktan gelip yükselmiş. Bu onu daha da özel yapıyor ama artık yeni çıktığı sahnede oyunun kuralları değişiyor. İyi prodüktörler de işte bu noktada devreye giriyor.

Mehmet Tez – Milliyet

No comments

Leave a reply