KALBEN İLE TANIŞIN

0 Posted by - 12 January 2015 - KÖŞE YAZISI

mtez“Kalabalıkta çok müzik var. Süslenip püslenip önümüzde salınmadığından belki bazen duyamıyoruz ama orada olduğunu fark etmek mümkün”. Kalben müziğini böyle anlatıyor…

Kendisine sekiz yaşındayken beş oktavlık bir Casio org almışlar. Müziğe öyle başlamış. Şu anda gitar çalıyor, şarkılarını söylüyor. Gitar tarzını anlatmak için “14 yaşında gitar almışlardı, o günkü gibi çalıyorum” diyor. Güzel bir tarz.

Kalben Sağdıç ilk konserini İzmir Çiğli’de bir süpermarketin otoparkında lise grubuyla vermiş. “Ellerinde torbalar ve araba anahtarları olan 500 kadar kişiye şarkılar çalıp söyledik” diye anlatıyor. (Bu konseptte bir kulüp hiç fena olmaz aslında.)

Tom Waits’in hikayelerini, David Bowie’nin cesaretini seviyor. Müziğini şöyle
tanımlıyor: “Sade, ham, açık. Biraz terbiyesizlik var… Sokaktan, dükkanlardan, kalabalık hanelerin kaosundan uzak kalmak haddime değil.” “Cebimdeydi onca zamandır çakmak, kendime sorup durdum nasıl olur yakmak, yıllardır biriktirdiğim her şeyi” diye doğrudan konuya girmelerini (“Çakmak”) sevdim.

“Ben seni eleştirmek için sevmedim ki, ben seni yerleştirmek için sevmedimki, ben seni evcilleştirmek için sevmedim ki”şeklinde başlayan “Pişmaniye”yi dinlerken Bülent Ortaçgil’in Çekirdek Sanatevi dönemini hatırladım.

“Sadri Bana Alışık”ta 70’lerin klasik Amerikan folk şarkıcılarının izlerini sürdüm.

Özetle Kalben’in söz yazarlığını, yalın gitarını,

her şeyden öte olaylara bakış açısını sevdim. Her şarkısında bir köşesini resmettiği o genel manzaraya da gayet ısındım.

Şu anda albümü yok. Ama artık albüme gerek de yok zaten. Soundcloud’da arayın,
ne bulursanız dinleyin.

Kalben bu kışın fon müziği olarak kulağınızın bir köşesinde dursun.

(Berk Sayan’ın hafifmuzik.org için yaptığı röportajdan faydalandım.)

Mehmet Tez – Milliyet

No comments

Leave a reply