“Kara delik” ve bildik gazetecilik refleksleri

2 Posted by - 16 April 2019 - KÖŞE YAZISI

90’ların sonlarında Aktüel’de çalışırken şunu görüp öğrenmiştim: Bir haberi ya da hikayeyi bir kadın görseliyle ilişkilendirip verebiliyorsan ver. Eğer gerçekten başka bir yolu yoksa o zaman farklı görseller kullanabilirsin.

Rahmetli Ercan Arıklı bunu neredeyse bir şart olarak koşardı. Bu o kadar önemliydi ki haber toplantılarında genç muhabirler bu huyunu bildiklerinden haber önerirken “kadın (!)” görselli haber önerirlerdi. Haberlerini böyle savunanlar da vardı.

Daha sonraları şu hikayeyi duymuştum: Dinç Bilgin her akşam Sabah’ın birinci sayfa ve arka kapağı yapılırken bilgisayarın başındaki editörlerin yanına gelir şöyle bir bakar ve eksik görürse “Nerde bunu çikolatası” uyarısını yaparmış. Çikolata, bir adet kadın görseli demek. İlla bir haber bulun bir şey yaratın ve ne yapıp edip buraya bir tane kadın fotoğrafı koyun demek. Yıllar sonra bile Sabah’ın (henüz el değiştirmemişti) arka sayfasını yapan editör arkadaşım bana öğleden sonralarını uygun (!) kadın görseli arayıp altına iki satır haber icat etmeye çalışarak geçirdiğini bunalarak anlatmıştı. Bu basınımızın eski bir geleneğiydi.

İşe yarar mıydı? Evet yarardı. Bugün haber sitelerinde işe yarıyor mu? Evet yarıyor. Maalesef sıradan insan bu şekilde algılamayı ve oltaya getirilmeyi seviyor. Basın ve gazeteciler de –dünyanın neresinde olursa olsun- sıradan insanın korkularını, sıradan arzularını, en ilkel dürtülerini hissediyor ve bunu kullanıyor. Bunu yapan sadece gazeteciler/ editörler de değil elbette. Dünya bunun üzerine dönüyor. Ama bu başka bir yazı konusu.

90’lardan bugüne medya / gazetecilik / dergicilik çok değişti. İnternet devreye girdi, sosyal medya haberciliği yeniden tanımladı. Basılı medya gücünün bir kısmını dijital mecralardaki habercilere ve yayınlara devretti. Dergicilik boyut, şekil ve içerik değiştirdi. Her şey ama her şey çok farklı bugün. Bir akıllı telefonla her türlü görsel ihtiyacı karşılamak veya canlı yayın mümkün. Yayıncılık mümkün. Podcast ya da video röportajlar ya da haberler kaydetip yaymak mümkün.

Oysa daha 90’ların sonuna kadar fotoğrafçılar görsel olarak dia pozitif çekerdi. Bunlar laboratuvarda yıkandıktan sonra ışıklı masanın üzerine konur loop adı verilen büyüteçlerle incelenir ve seçilirdi. Eğer özel bir çalışma yapılmadıysa “opak” kullanılırdı. Opak, arşivde bulunan muhtelif basılı fotoğraf ve görsele denirdi. Yabancı dergi sayfalarından koparılmış görseller bunlar arasında çoğunluktaydı. Mesela bir müzik yazısı yazdınız, konu Björk. Opak taraması yapar, yakın tarihli bir görsel bulup taramaya (scitex’e vermek denirdi) verirdiniz. Eğer şanslıysanız arşiv görevlisi haberi yaptığınız konuyla ilgiliyse o size hemen bulurdu ve saatlerce arşivdeki sürgülü dolaplar arasında oyalanmazdınız. Ve yine şanslıysanız, bir sürü telefon açar araya tanıdık sokar ve scitex’e verilmiş görselinizin bir an önce yüksek taranıp sisteme atılmasını sağlardınız.

Bunları niye anlattım durduk yerde, şundan. 2017 yılı nisan ayında beş gün boyunca dünyanın çeşitli yerlerinden sekiz teleskop uzayda bulunan Event Horizon teleskobuyla birlikte çalıştı. Bu gözlem sonucu kaydedilen bilgiler kullanılarak tarihte ilk kez geçen hafta bir karadeliğin fotoğrafı çekildi. Dünyadan 54 milyon ışık yılı uzaklıktaki Messier 87 galaksisinde yer alan kara deliğin fotoğrafı bilimsel açıdan bir milat olarak nitelendiriliyor. 6.5 milyar güneşe eşit bir kütleye sahip bu kara deliğin görüntülenmesiyle birlikte her türlü medya ve sosyal medyada haber patlaması yaşandı. Bir süre sonra ise bütün haberlerde tek bir isim görmeye başladık. Bilgisayarın başında sevinçten havalara uçan genç, güzel, başarılı bir kadın. Katie Bouman “kara delik” başarsının yüzü oldu. Bütün haberler tek bir kişiye odaklanmaya başladı. İşte başarının ardındaki isim denerek yüzbinlerce milyonlarca post her gün oluk oluk time line’ımızda aktı. Hepsinde Katie Boumann vardı.

Ben internetin başında olayı hayretle izler ve “bu olan biteni bir yerlerden hatırlıyorum” diye düşünürken New York Times’ta okuduğum 11 Nisan tarihli yazı (“How Katie Bouman Accidentally Became the Face of the Black Hole Project”) aydınlatıcı oldu. Türkçeye tercüme edersek “Nasıl oldu da Katie Bouman, bir şekilde Kara Delik projesinin yüzü oldu” diye soruyordu yazı başlıkta. Demek ki bütün projenin tek bir kişiye bağlanması sadece benim dikkatimi çekmemişti.

New York Times, biliminsanı ve projeye katkı sunan ekibin içinde yer alan Bouman’ın iki eli yüzündeki hayret ve mutluluk görselinin sosyal medyada paylaşım rekorları kırmasına şaşırmıyor. O kadar iyi ki paylaşmamak çok zor diye tarif etmiş bu kareyi. Gazetenin ifadesiyle “temsiliyete aç dünyada kolayca bir sembole dönüşen” Bouman’ın durumunu incelemişler. Bouman kadın bir kahraman olarak derhal bilim dünyasında bir rol modeline dönüşüyor, haklı övgüler alıyor bunlar tamam. Ancak projede çalışan emek veren onlarca yüzlerce insandan hiç söz edilmiyor.

New York Times bir süre sonra Bouman’ın rolünün bilim medyası dışındaki medyada giderek abartıldığını büyütüldüğünü belirtmiş. Bir sonraki adım ne? Elbette siyasetin ve eğlence dünyasının ünlüleri hemen bu ismi öğreniyor ve defterlerine kaydediyorlar. Derhal bir tebrik yarışı başlıyor. Ne de olsa popüler olanın yanında görünmek lazım.

Projenin başındaki kişi, Harvard Smithsonian Center for Astrophysics’te astronom olan Shep Doeleman projede 200 kadar biliminsanının çalıştığını, bunlardan yüzde 40’ının kadın olduğunu belirtmiş haberde. Kadın biliminsanlarının projenin her aşamasında yer aldığı özellikle belirtilmiş. Bir kadın biliminsanı (Sarah Issaoun, 24), bilim dünyasında kadın rol modelleri olmasının önemine vurgu yapmış ama “tek kişilik anlatı” formülünün de sakıncalarından bahsediyor. “Burada kutlanması gereken ve başarıya ulaştıran unsurular ekip ruhu, çeşitlilik (diversity) ve işbirliği olmalı” diyor. Güzel konuşuyor genç biliminsanı.

Yazıyı bir notla bitireyim. Katie Bouman, 2016’da yaptığı bir TED konuşmasında da belirttiği üzere kara deliklerin görüntülenmesi için bir algoritma geliştirmiş. Ancak paylaşılan ve basına verilen kara delik fotoğrafı onun geliştirdiği algoritma kullanılarak oluşturulmamış. Kendisi de zaten bu bir ekip çalışması yapmayın etmeyin diyor bir süre sonra, ancak tabii artık çok geç. (Binlerce tebrik mesajıyla başa çıkamadığı için telefonunu bir süreliğine kapatmaya karar vermiş zaten.)

İnsanlar konu ne olursa olsun eskiden beri hep kahramanlar arıyor, başarı hikayelerine ve olan biteni bir kadın üzerinden görmeye bayılıyor. Basın da bunu biliyor. Gerçekleri eğip bükerek de olsa isteneni veriyor. 1990’lar Aktüel dergisi haber toplantısı da işte böyle bir anda güncel oluveriyor.

Görsel: Katie Bouman

Mehmet Tez, Milliyet

No comments

Leave a reply