Kendim için müzik

1 Posted by - 03 April 2017 - KÖŞE YAZISI

mtezÜç usta müzisyen Sarp Maden, Alp Ersönmez ve Volkan Öktem, “MOE” adı altında kaydettikleri albümde, kendilerine bir ziyafet sofrası kurmaya karar veren şefler gibiler.

Bir albümün kapağını açtığınızda içinde sizi karşılayan bilgiler, o albüm hakkında bir ipucu verir mi, vermez mi? Verir. Bakın bu albümün kapak içinde şunlar yazıyor:

“Recorded at Volkan Öktem’s studio. Additional recordings at Sarp Maden’s and Alp Ersönmez’s home studios.”

Çok net, çok temiz. Herkes kendi stüdyosunda çalışmış, uçmuş, takılmış, kendi müzikal alemine dalmış, kendinden geçmiş. Üç müzisyen, üç enstrüman, üç kişisel stüdyo.

moe album kapakRoger Waters’ın aktardığı bir hikaye vardır. “Wish You Were Here” kayıtları sırasında ileride grubu dağılmaya götürecek yabancılaşma ve farklılaşma çoktan başlamıştır. Her bir üyenin albüme dair o kadar farklı fikirleri ve yaklaşımları vardır ki ve Waters hepsine o kadar fazla muhalefet etmektedir ki artık aralarındaki iletişim kopmuştur. Konuşmak yerine herkes enstrümanına sarılır.

Waters kayıtlar sırasında dört üyenin enstrümanlarını ve teknik kurulumlarını birbirilerine sırtlarını döndükleri bir çember oluşturacak şekilde konumlandırdıklarını anlatır. Böylece aynı odada ama birbirlerine sırtlarını dönmüş bir şekilde birbirlerini görmeden kendi başlarına çalmaktadırlar. Albümü bilenler baştan sona “yabancılaşma” temalı bu çalışmayı bir de bu gözle dinlese çok farklı tatlar alır.

oktemSarp Maden, Alp Ersönmez ve Volkan Öktem de böyle yaptılar demiyorum elbette, insan ilişkileri konusunda Pink Floyd’dan iyi olduklarını biliyoruz. Dostlar bir kere.

Ama kulaklarım beni yanıltmıyorsa bu albümde de, bahsettiğim ölçülerde olmasa da, bireysellik işin temelinde. Üyelerin her biri için açılmış bir müzikal “personal space / kişisel alan”dan söz edebiliriz. Her bir müzisyenin kendi başına kaldığı, kendini sınırlar olmadan ifade ettiği bölümler var.

ersonmezAslında albümde yer alan enstrümantal yedi parçanın (beşi Maden, biri Öktem, biri Ersönmez bestesi) tamamı bu anlayışa sahip. Uzun uzun ve çeşitli tonlarda deneysel gitar soloları. Bas soloları, yürüyüşler, davul atakları, iç içe geçmiş bölümler, her biri farklı yerlere çıkan kapılar, geçitler. Albüm bir defa estetik açıdan çok tatmin edici. Kaliteli müzik ve işçilik bu.

Bu isimler Türkiye’de duyduğunuz pek çok iyi müziğin arka planında yer alan eşlikçi isimler aynı zamanda. Ve sanırım bu defa, şeflerin restoranı müşteriye kapatıp sadece kendilerine bir ziyafet çekmeye karar vermesi gibi, bir şölen masası oluşturmuş, sanatlarını konuşturup birlikte kadeh kaldırmışlar.

madenAlbümün müzikal çizgisi rock ve caz arasında progresif anlayışta bir yerlerde gidip geliyor. Bu üç enstrümanı çeşitli efektler ve ince işçiliklerle dinlemenin yanında Sarp Maden’in yarattığı efektler ve elektronik sesler dünyasına da davet ediliyoruz.

Kapak & Lin tarafından yayınlanan albüm gerçekten müzik seven, iyi enstrüman dinlemekten hoşlanan kulaklara hitap ediyor. Bu albümü “Sanat için sanat, halk için sanat” tartışmasına gönderme yaparak tanımlamam gerekirse burada müzik, ne müzik için ne halk için. Burada müzik “kendim” için.

Mehmet Tez – Milliyet

No comments

Leave a reply