Kişiler de borç yapılandırabilsin!

3 Posted by - 10 April 2018 - KÖŞE YAZISI

Gün geçmiyor ki bir büyük şirketimiz bankalara olan borçlarını yapılandırma talebiyle haber bültenlerine düşmesin. Bu olduğunda ne mi oluyor? Hemen birileri felaket senaryoları yazmaya başlıyor. “İşte denizin bittiği yere geldik” diyorlar. “Kriz çok yakın beyler” mesajları Whatsapp’ı patlatacak düzeye geliyor. “Bak, herkes parasını yurt dışına kaçırıyor”cular afiyetle yeni malzemenin tadını çıkarıyor. “İhale gene sadece vatandaşa kaldı”lar ortalıkta cirit atıyor.

“Döviz fırlayacak”çıların sesi daha bir gür çıkmaya başlıyor. Ben bunu yazarken yan masada “Montenegro 5000 euro’ya vatandaşlık veriyormuş abi”ciler konuşuyor. “Yılın 230 günü güneşliymiş abi”.

Yani sağdan soldan aldığı duyumlar dışında hiçbir şeyden haberi olmayan vatandaş başlıyor teoriler üretmeye, senaryolar yazmaya, olmadık planlar yapmaya. Dünyanın en iyi ekonomisinin bizde olduğunu unutuyorlar.

Sayın yetkililer, şirketler ne güzel borç yapılandırıyor. Gelin şahıslara da aynı hakkı verin. Konu kapansın. 2017 rakamlarına göre kredi kartı borcunu ödeyemeyenlerin sayısı 32 milyonmuş. Az buz değil, en büyük partiyi ikiye katlıyor.

Taksi meselesi

İstanbul’un taksi sorunu yok, taksici sorunu var. Bunu hâlâ anlamayan, anlamak istemeyen kişiler taksi meselesini yeni idari yapılar kurarak çözmekten bahsediyor.

Ama şunu bir türlü kabul edemiyorlar. Taksiciler eğitimsiz, kaba, saygısız, işini ciddiye almayan sevmeyen insanlar. Üstlerine başlarına dikkat etmiyorlar. Müşterileri tersliyor, bağırıp çağırıyorlar. Hijyen nedir bilmiyorlar. Kural tanımıyorlar. Çoğu bu mesleği meslek olarak da görmüyor zaten. Şoförleri eğitmeden taksi meselesi çözülemez. Hemen bir yasa çıkarın. Taksicilere özel bir eğitim programı getirin. Bu programdan mezuniyet belgesine sahip olmayanları trafikten men edin. Nokta.

Ey Facebook!

Facebook’la ilgili iddiaların hepsine inanırım. Bizi yönlendiriyorlar, dinliyorlar şu bu tamam da, “68 beğenme/like” ile bizi çözdükleri, hangi partiye oy verip hangi ürünleri satın alacağımızı ortaya çıkardıklarına, işte buna inanmam.

Dünyadaki diğer milletleri bu şekilde anlayabilirler ama Türk insanını hayır. Biz sevdiğimiz şeyleri like’lamayız. Tam tersine, beğenirsek hiç sesimizi çıkarmayız. Bizim like mantığımız “Aman bu tanıdık, şimdi like’lamazsak ayıp olur” şeklinde çalışır. Yani “beğeni”nin beğenmekle ilgisi yoktur. O yüzden bizi ezip geçebilirsin, ama bizi like’larımızla anlayamazsın ey Facebook.

Şunu yapmak bu kadar zor mu?

Taksim Meydanı’nın yeni hali, beton üzeri az lale olmuş. Dayanamıyorum, sadece soruyorum. Şunu yapmak bu kadar zor mu? (Yukarıdaki fotoğraf: Eski Taksim Meydanı görseli 1960’lardan. Kaynak sosyal medya.)

Mehmet Tez – Milliyet

No comments

Leave a reply