Konserlerin geleceği

0 Posted by - 22 November 2015 - KÖŞE YAZISI

mtezParis’te 13 Kasım’da yapılan saldırı konser mekanlarının güvenliğini gündeme getirdi. Müzik sektörü tek para kaynağı olan turnelerin ve konserlerin hedef haline gelmesinden endişeli…

Nick Alexander 36 yaşındaydı. Sum 41, Panic! At The Disco, The Black Keys ve Eagles of Death Metal gruplarının resmi ürünlerlerinin satışından sorumluydu. Hani konserlerin girişinde CD, tişört gibi şeyler satarlar ya. Onları satıyordu.

Guillaume B. Decherf. Yaşı 43. Les Inrockuptibles dergisinde müzik gazetecisiydi. Konseri izlemeye gitmişti. Yazısı için…

Thomas Ayad 34 yaşındaydı. Mercury Records Fransa’da uluslararası ürün müdürüydü.

Manu Perez, Universal Music Fransa’da marketing sorumlusuydu.

Marie Mosser 24 yaşında. Mercury Records Fransa’da dijital pazarlama çalışanı.

13 Kasım’da Le Bataclan’da katledilen 80 kişi gibi Eagles of Death Metal konserini izliyorlardı. Herhalde müzik sektöründe çalışan bu insanlar o sırada işlerini yaparken akıllarının ucundan geçmezdi IŞİD’in içeri silahlar, bombalar ve kılıçlarla dalacağı.

Bataclan-e1447619422407

Onların trajik ölümü müzik sektörünün artık İslamcı terörün doğrudan hedefi olduğunun en çarpıcı kanıtı gibi. Ama hadise bununla kalmıyor.

Paris saldırıları müzik sektörünü çok farklı şekillerde vurdu. Hepimiz biliyoruz ki ne zaman bir terör saldırısı olsa, ne zaman şehit haberleri gelse, ne zaman bir ekonomik kriz yaşansa faturayı önce eğlence sektörü öder. Konserler iptal olur, turneler ertelenir, gösteriler durur. Türkiye’de bu konuyla çok fazla yüzleştik maalesef son dönemde. Ve hayli tartıştık. Ancak bu defa durum farklı. İki yönüyle farklı.

Birincisi Avrupa özellikle Amerikalı gruplar için yüksek riskli bir bölge. Türkiye’ye terör, cihatçı faaliyetler, asayiş sorunları nedeniyle gelmek istemeyen isimler şu anda Avrupa’nın en medeni şehirlerine gitmeye tereddüt ediyor.

Terör saldırılarının hemen ardından gelen hafta Foo Fighters, U2, Motörhead, Deftones gibi ekiplerin konserlerini iptal etmeleri anlaşılabilir ancak bu durum hemen iki günde normale dönecek gibi durmuyor.
(Bu arada üç günlük yas bitince konserler de tekrar başladı ve kimse bu yüzden müzisyenleri, organizatörleri, mekanları hedefe koymadı. Fransızlar terörle “hayatlarına devam ederek” mücadele ediyor.)

İkincisi şu: Şu anda promoter’lar, tur menajerleri, mekan sahipleri ve label’lar konserlerdeki güvenlik önlemlerini kaçınılmaz olarak masaya yatırmış durumda. Konserlerin terör örgütlerince hedef haline gelmesiyle artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak gibi.

Pek çok sektör ileri geleni ve benim Türkiye’de ulaştığım müzik sektöründen kaynaklar gelecekte konser deneyiminin değişeceğini söylüyor. Çünkü yakın gelecekte kimse İslami terörün biteceğini düşünmüyor. Kalıcı önlemler lazım.

İlk sorgulanan küçük ve orta çaplı mekanların güvenliği. Le Bataclan 1.500 kişilik bir mekandı ve elbette kimse oraya bu tarz bir saldırı beklemediğinden güvenlik seviyesi düşüktü. Teröristler ateş açarak içeri girebildi. Ancak Stade de France’da güvenlik seviyesi yüksek olduğundan bombacı içeri giremedi ve kendini kapıda patlattı. Çok büyük bir facia önlenmiş oldu.

Music Business Worldwide’da yayımlanan bir yazıda bu tarz terör eylemlerine karşı en güvenli yerlerin giriş çıkışı çok sıkı kontrol edilebilecek büyük mekanlar olabileceği fikri ortaya atılmış. Ancak yüz binlerce müzikseveri bir araya toplayan yaz festivallerinin durumu hakkında bir cümle yok.

Mehmet Tez – Miliyet

No comments

Leave a reply