KRİZE HAZIR MIYIZ?

0 Posted by - 22 March 2015 - KÖŞE YAZISI

mtezKiminle konuşsam “Kriz kapıda hazır mısın, aman dikkat!” falan diyor. Hakikaten önümüzdeki aylarda ekonomide bir şeyler ters gidebilir mi? Gidebilir. Ama bizim kuşak artık buna bağışıklık kazandı. Yanıtım şu: Benim göbek adım kriz…

Devlet Bakanı Kemal Derviş ve iktidardaki Mesut Yılmaz, Devlet Bahçeli ve Bülent Ecevit 2001 krizi günlerinde.

Tarih 2000’lerin başıydı. “Say My Name” yeni çıkmıştı, Macy Grey’in “I Try” isimli şarkısı pek ilgi görüyordu. Britney Spears henüz çıldırıp şemsiyeyle paparazzi kovalamamış, Aaliyah uçak kazasında hayatını kaybetmemişti.

The Strokes “Is This It”i henüz yayımlamamıştı, Eminem ve Dido’nun “Stan”i bunaltacak kadar çok çalınıyordu. Sisqo “Thong Song” ile (bu şarkıyı hatırlattığım için özür diliyorum) her yerdeydi. Acun henüz sahillerde turist kızları bunaltıyor, kırmızı pumalı “clubber”lar geceleri şenlendiriyor, Teoman “Paramparça”yla kariyerinin tepe noktasını yaşıyor. Televizyonda İxir reklamları dönüyordu.

Bir gün o meşhur anayasa kitabı havada uçtu. Derken bir sabah kalktık ki konu kapanmış. Doların çökmesinden bir gece önce Asaf Savaş Akat, Mahfi Eğilmez ve Deniz Gökçe NTV’deki “cool” ekonomi programlarında her şey normal şeklinde muhabbettelerdi, bunu da belirtmeden geçemiyorum. Daha sonra böyle bir şey olmamış gibi kariyerlerine devam ettiler.

2001 krizi bizim kuşak için en fenasıydı. 20’lerimizin sonunda, 30’larımızın başındaydık ve işsizdik. Bekar evleri boşaldı, ikili-üçlü ev tutmalara geçildi, iyi semtlerde kirada oturanlar kıyı köşe mahalleleri şenlendirmeye başladı. Küçük çapta ilk “gentrification” o dönem başlamış olabilir, ihtiyaçtan.

Bir diğer kısım güneye yerleşme kararı aldı. Kaç araba hazırladık, bavulları doldurduk ve yolladık
o insanları. Bir kısmı güneyde kaldı, çoluk çocuğa karıştı, el işleri, kitap yazmak, balıkçılık, garsonluk, özel ders vermek, rehberlik, kafecilik gibi işler yaparak geçindi gitti. Bir kısım eskisinden beter döndü. Burada kalanlar (ki onlardanım) iki eski dost sayesinde hayatta kaldık: Simit ve çay. Bir de gerçek dostlarımız sayesinde, birbirimize destek olarak atlattık. Yaralarımızı sardık, yolumuza devam ettik. Kariyerlerimizde bir 7-8 yıl geri gittik ama mutluyduk bile.

İkinci kriz 2009’da geldi. Güç bela Rolling Stone dergisini çıkarıyoruz. Adamları razı etmişiz, ekibimizi kurmuşuz, şevkle çalışıyoruz. Hem “kapağa kadın koyun” diyen patronlarla boğuşuyoruz hem okurlara iyi bir dergi hazırlamaya çalışıyoruz. Küt diye kapandı dergi ikinci yılın sonunda. Hani teğet geçen kriz var ya. İşte bu o. Bize pek teğet geçmedi. Ne zaman kriz olsa zaten “eğlence” sektörü kurban edilir. Gene öyle oldu.

Sine-i millete döndük, krizi evimizde idrak ettik. İnternet kesilmediği ve kira bir şekilde ödendiği sürece krize sonsuza kadar dayanabileceğimi ben orada anladım. Hafifmuzik.org da o zamanın ürünüdür. Evde boş oturmak yerine blog açalım dedik.

Şimdi altı yıl sonra dolar aldı başını gidiyor. Son iki yılda dolar yüzde 50’den fazla arttı. Hepimiz yarı yarıya fakirleştik. Devamı da gelecek diyenler çoğunlukta.

2001 krizinden bir gece önce NTV’de şen şakrak espriler yapan ekonomistleri gördüğümden şimdiki öngörülere de çok kulak asmıyorum aslında ama bir sıkıntı bekliyor bizi gibi geliyor. Hazır mıyız? Valla bizim kuşak tecrübeli. Dedelerimiz savaşla terbiye olmuştu, babalarımız darbeyle, biz krizlerle…

Dedim ya internet kesilmediği, kira ödendiği sürece geçinip gideriz gül gibi. 2001 ve 2009 krizlerinde bebek patlaması olmuştu. 2015 bebeklerine de vesile olur belki bu kriz. Bilimsel olmayan kriz öngörülerim böyle.

Not: (“Kriz Çincede fırsat demekmiş” demeden bu yazıyı bitirdiğim için mutluyum.)

Mehmet Tez – Milliyet

No comments

Leave a reply