Mehmet Tez’in yazısı: Bharara’nın dizisindeki o sahne

0 Posted by - 21 June 2016 - KÖŞE YAZISI

mtezAmerika’nın en büyük eğlence kanallarından Showtime’da yayımlanan “Billions” adında bir dizi var. Hiç denk geldiniz mi bilmiyorum, izlemediyseniz bir ilgilenin.

Bu dizi Rıza Sarraf’ı yargılayan Preet Bharara’nın hikayesinden hareketle hazırlanmış bir dizi. Bu yıl ilk sezonunun tamamladı ve büyük ilgi gördü.

Dizinin yayımlanmaya başladığı ocak ayında Wall Street Journal’da yayımlanan bir makale “Billions”ı “Manhattan savcısı Preet Bharara’nın ofisine Hollywood dokunuşu” başlığıyla tanıtmıştı.

Bharara, Rıza Sarraf’ı tutulayıp hapse atarak Türkiye’nin gündemine girdi ancak öncesinde de ülkesi Amerika’nın gündemindeydi. Özellikle finans dünyasında işlenen suçlara odaklanan dosyaları ve bu suçları işleyen kişi ve şirketlere tavizsiz yaklaşımıyla ünlü. Üst düzey yozlaşma, usülsüzlük, rüşvet, finansal manipülasyonlar ve benzeri davalara odaklanıyor ve affetmiyor. Özelliği bu.

Geçenlerde izlemeye başladığım ve büyük keyif aldığım bu dizide bir sahnenin etkisinden hala çıkamıyorum.

Dizide Bharara’dan esinlenen karakter, New York Güney Bölgesi savcısı Chuck Rhoades (Paul Giamatti canlandırıyor) her sabah köpeğini dolaştırdığı güzergahta sıkça rastgeldiği bir vatandaşın köpeğinin pisliğini hiç temizlemediğini fark eder.
Aralarında geçen diyalog şöyle:

-Afedersiniz beyefendi. Köpeğinizin pisliğini temizlemediniz.
-Yanıma poşet almamışım.
-Hiç sanmıyorum. Bu yaptığınız yasaya aykırı olduğu kadar bireysel ahlaki değerlere de aykırı. Sizi her sabah şu binadan çıkarken görüyorum. Her seferinde köpeğiniz buraya pisliyor ve siz öylece bırakıp gidiyorsunuz.
-Pardon sen niye işine bakmıyorsun?
-Bu benim işim.
-Haa sen şu adamsın…
-Evet o adamım.
-Fazla torban var mı?
-Yok. Çünkü ben benimkini kullandım.
-Neyse bir dahakine yanıma poşet alırım.
-Hayır bir dahaki sefer değil bu sefer toplaman lazım pisliği.
-Neden eziyet ediyorsun, neden boşvermiyorsun ki?
-Boşvermek mi? Çok basit değil mi? Boşver alt tarafı köpek pisliği değil mi? Ben size boşverirsem bütün New York’un köpek pisliğiyle dolmasını kabul ediyorum demektir. Her yer pislik dolduğunda ve biz pisliklere basa basa evimize girdiğimizde o zaman da “evimiz köpek pisliği oldu ama boşver” dememiz gerekecek.
Peki mesela ufak hırsızlıklara da boşversek nasıl olur? “Şu adam marketten beş dolar çalıp kaçmış, n’olur ki, boşverelim” değil mi?
O zaman bir dahaki sefer televizyonunu sırtlayıp götürdüğünde “boşver alt tarafı televizyon” dersin. Belki bir dahakine evine girer bütün paranı çalıp karına tecavüz eder ama sen boşverirsin çünkü zaten bok içinde yaşıyorsundur.
-Ama, torbam yok. Anlasana.
-Ellerin var.
-Ne?
-Elinle al at.

Adam eliyle köpeğin pisliğini alıp atar. Rhoades başında bekler ve “Şurada biraz kaldı onu da al” der.

Adam söylenerek kalan pisliği de atar.
Rhoades’un son sözü: “Beyefendi, vatandaşlık görevinizi yerine getirdiğiniz için size teşekkür ederim.”

Sarraf’ı yargılayan böyle bir adam. Ve bu basit ankedot bile bizim ülkemizde yaşanan “boşver ya, bir kereden ne olur ki” mantığı sonucu nerelere geldiğimizi anlatıyor aslında.

Kimse kurallara uymak istemiyor, herkes kafasına göre takılmak istiyor, kimse toplumsal yaşamın şartlarını yerine getirmeye hevesli ve niyetli değil.

Herkes anlayış bekliyor. Herkes bir defadan bir şey olmaz kafasında. Ve toplumu felakete götüren bu boşvercilik anlayışı bizde “insaniyet” şeklinde anlaşılıyor.

Yani bu hikayede Rhoades “tamam yarın toplarsın” diyecekti ve bunun adı “insaniyet” ya da “hoşgörü” olacaktı.

Bu olay Türkiye’de olsa belki de bir parti gelip “bundan sonra köpek pisliği toplamak kalkacak yasayı değiştiyoruz” diye oy isteyecek ve alacaktı da…

Bunu adı da hizmet olacaktı elbette.

Nereye adım atsak köpek pisliği farkında mısınız?

Mehmet Tez – Milliyet

No comments

Leave a reply