Caz, siyaset ve bir konser

4 Posted by - 04 July 2016 - KÖŞE YAZISI

mtezCaz müzisyeni, besteci ve saksafoncu Kamasi Washington’ı 14 Temmuz’da İstanbul’da izleyecek olmak büyük şans.

Anne ve babası o küçükken boşanmıştı. Çocukluğu iki ev arasında geçti. 80’lerde Los Angeles suç oranının giderek arttığı bir yerdi. Özellikle de siyahların yaşadığı mahallelerde şiddet her gün karşılaşılan bir olguydu. Böyle bir ortamda büyüdü. Çete savaşları insanları hayatından bezdiriyordu. Silah sesleri, çatışmalar sıradan hale gelmişti. Sokaklarda kafasından vurulup atılmış cesetler bulmak normaldi. Bir gün kendisi de evlerinin arka bahçesinde böyle bir ceset bulduğunu anlatıyor.

Leimart Park mahallesi, bütün bu olumsuzlukların yanında kültürel anlamda da kaynayan bir yerdi. Çetelerin cirit attığı bu ortamda elbette rap müzik canlıydı. Ama klasikten caza her alandan müzisyenler de bu mahallede yaşıyordu. Uyuşturucu, silahlar ve çete şiddeti yanında şairler, müzisyenler, sanatçılar… Bu ortamda kulağı her kültüre açık bir şekilde yetişti.

Beyazların gözünde herkesin çete mensubu olarak görüldüğü o ortamda siyasi bilinci hafiften gelişmeye başladı. Malcolm X’ten ve hayatından etkilendi.

Kendini ve kültürünü bütün kusurlarıyla kabul etmeyi öğrendi. Siyah kültürüne sahip çıkma fikri her yanını kuşattı. Sadece çetecilik değildi, siyah kültür, sanatı ve tarihiyle kölelik edebiyatından da fazlasıydı.

Kaliforniya Üniversitesi’ne yazıldı, müzik eğitimine başladı. Hint, Endonezya ve Gana müziklerini araştırdı. Müziği akademik bilgiler, müzikal araştırmalar ve sokak kültürünün bir karışımı. “Sadece kulüplerde ve sokakta öğrenemeyeceğim şeyleri okulda öğrendim” diye anlatıyor, “ikisi de gerekli.”

West Coast Get Down adıyla kendi gibi müzisyen çocuklarla bir grup kurdu. “The Epic” albümünün temelleri burada atıldı.

O ve ekibi pop piyasasında da çalışan müzisyenler aynı zamanda. Zamanla Snoop Dogg, Ryan Adams gibi isimlerle çalıştı. Kendrick Lamar’ın politik ve eleştirel albümü “To Pimp a Buterfly”da saksafon çaldı, bazı düzenlemeleri gerçekleştirdi. Bu albümün dinleyiciyi değiştirdiğini, “Basit müzik satar” anlayışını yerle bir ettiğini söylüyor.

Caz müziğinin ve genel anlamda siyah müziğin, beyaz kibrine ve tepeden bakışına tepki olarak kendini geliştirdiğini ve “basit” beyaz müziğine karşı karmaşık, sofistike bir hal aldığını düşünüyor. 50’lerde bebop’a dönüşü böyle açıklıyor. Siyahların ırkçılıkla, müziklerinde ve enstrümanlarında gelişerek, ustalaşarak mücadele ettiğine inanıyor.

Müziğini evrensel olarak niteliyor. Herkesin bağ kurabileceği bir müzik. Babası da bir caz müzisyeni ve yetişmesinde önemli bir etki sahibi. O dönem müzisyenlerinin, çok azı dışında dünyaya açılma şansı bulamadığını düşünüyor. “Benim kuşağım bu imkana sahip” diyor, “Ben bunu gerçekleştirmek istiyorum.”

35 yaşındaki caz müzisyeni, bestecisi ve saksafoncu Kamasi Washington, 14 Temmuz’da İstanbul Caz Festivali kapsamında Beykoz Kundura Fabrikası’nda bir konser verecek. Yeni kuşak caz müziğine meraklı olanlar için güncel bir deneyim.

Öte yandan siyaset, toplumsal dinamikler ve müzik alanında kafa yoranların da ilgisini çeken bir yanı var Kamasi Washington ve müziğinin.

Mehmet Tez – Milliyet

No comments

Leave a reply