Mehmet Tez yazdı: Erol Evgin’in düetleri

0 Posted by - 13 June 2016 - KÖŞE YAZISI

mtezİsim yapmış solistleri bir araya toplamak her zaman çok zor bir iş. Herkesle ayrı ayrı ilgilenmek lazım. Biri bir şeyi beğenir, diğeri başka bir şeyi…

Türkiye’de bir albümün ticari açıdan başarılı olması, bazı “olmazsa olmaz”lara bağlıdır. Mesela “retro” sound satar (arabesk, rock, sanat müziği olması fark etmez). 70’lerin, 80’lerin Türk popundan esinlenen işler satar. Nostalji satar. Ünlülerin düeti satar. İçinde bunların olduğu bir albüm yaparsanız garantili sularda yüzersiniz.

Erol Evgin’in “Altın Düetler” isimli çalışması yapımcı açısından böyle garantili bir yatırım albümü olmuş. Prodüktörler bence yatırdıklarını alırlar. Dinleyici olarak biz ne alıyoruz ona bakalım.

erol-evgin-altin-duetler-album-Front-1Sezen Aksu, Emel Sayın, Candan Erçetin, Nükhet Duru, Zuhal Olcay, Sıla, Hande Yener, Şevval Sam, Göksel ile Erol Evgin’in birlikte söylediği Erol Evgin şarkıları var bu albümde. Evgin kadınlarla şarkı söylemeyi sevdiğini anlatıyor. Bu albümde de kadın-erkek düetlerinin büyüsüne inanmış. O yüzden hiç erkek erkeğe düet yok.

Bu hepimizin bildiği Melih Kibar besteleri (sözler Çiğdem Talu), hem alaturka armoniler barındırır hem de Batılı bir sound içerir. Cumhuriyet dönemi popüler müzik besteciliği adına iyi örnektir bu müzik.

Neticede “Hababam Sınıfı” filminin müziğini bestelemiş bir müzik insanından söz ediyoruz. Türkiye’nin sosyal yapısını çok net yansıtan filmlerdi bunlar. O yüzden bu kadar sevildiler, benimsendiler. Bu filmlere eşlik eden melodi de unutulmazdır.

Rıfat Ilgaz’ın 1957 tarihli romanı, bu ülkenin şimdi artık pek hatırlanmayan manevi değerlerini (dinden bahsetmiyorum) insanlığını, duygusallığını, fakir ama onurlu duruşunu, paraya tamah etmeyen sağlam karakterini, ezilenin yanında saf tutuşunu yansıtan bu filmler aracılığıyla kitlesel oldu.

Bu tema artık filmlerde, dizilerde bile yok dikkat ederseniz. Çünkü nesli tükendi böyle insanların. Ne “değer” kaldı ne insan ne de o “değer”i insanlara yansıtacak besteci.

Dinleyici olarak ne alıyoruz diye sorduk, buralara geldik. Albüme dönelim.

Erol Evgin kadın solistlerle düet yapıyor diyorduk. İsim yapmış solistleri bir araya getirmek zor bir iş. Herkesle ayrı ayrı ilgilenmek lazım. Biri bir şeyi beğenir, diğeri başka bir şeyi… Bir türlü istediğinizi tam olarak hayata geçiremezsiniz. Bazen ikna edersiniz, bazen edemezsiniz.

Prodüktör koltuğunda en yetenekli müzik insanlarımızdan İskender Paydaş oturuyor. Bu zor işi cesurca o üstlenmiş. Benim şarkılara dair müzikal açıdan iyidir, kötüdür gibi bir eleştirim olamaz. Müziğin ehil ellerde olduğu belli.

Sadece müzikal tarz anlamında albümü biraz savruk bulduğumu söyleyebilirim. Albümün çatısı olacak bir müzikal fikrin eksikliği hissediliyor. Bazen dans sound’u, bazen balad, bazen modernize edilmiş sanat müziği formunda şarkılar var.

Aklıma Tony Bennett’in düet albümleri geldi. Kulaklığı takıp bir daha dinledim. Bu albümlerde bir müzikal harita ve çerçeve var. Klasik Amerikan pop sound’u dediğimiz müzikal janr içinde caz düzenlemeleri bunlar -ki Bennett’in klasik tarzı da budur zaten. Solistler de bu çerçeveye kendi sanatlarını ve yorumlarını uyarlayınca ortaya hoş bir şey çıkıyor. Lady Gaga, Amy Winehouse, Willie Nelson, Queen Latifah gibi farklı tarzlara sahip isimler aynı albümde bir bütünlük içinde yer alabiliyor. Bu albümde de benzer fikirleri aradı kulağımız doğrusu.

Netice: Erol Evgin 47 yıllık kariyerini bu albümle özet geçmek istemiş ve bunu da günümüzün en büyük kadın vokalleriyle birlikte başarmış. Bizimkisi böyle uzun ve başarılı bir kariyerin yanında olsa olsa detaylara takılmaktır. Kendisine nice mutlu, huzurlu sanat yılları diliyoruz.

D&R’daki arkadaşlara sordum, şu anda en çok bu albüm satılıyormuş. Bilginize.

Mehmet Tez – Milliyet

(Kapak görseli: Melih Kibar, Erol Evgin, Çiğdem Talu)

No comments

Leave a reply