Mehmet Tez yazdı: Hani kadınlar sokağa çıkacaktı?

2 Posted by - 07 June 2016 - KÖŞE YAZISI

mtez90’larda siyasal islamın yükselişine paralel, bu gelişmeyi takip eden Türk entelektüel camiasının bir bölümünde şöyle bir gözlem ve saptama öne çıkıyordu:
“Memleketimizde bir tür kendine has İslam modernleşmesi yaşanmakta. Türban da bu muhafazakar modernliğin bir parçasıdır. Muhafazakar kesimin kadınları başlarını örterek sokağa çıkabilecekler ve sosyal yaşama katılabilecekler.”

Nilüfer Göle “Modern Mahrem”inde bu bakışı şöyle dile getiriyor:
“Başörtüsü geleneklerin sınırları içinde kalmış, kuşaktan kuşağa aktarılmış ve kadınlar tarafından edilgence benimsenmişken türban, yaşamın geleneksel alanlarından modern alanlarına geçişi ve siyasi bir direnişi içeren, kadınlarca gerçekleştirilmiş etkin bir sahiplenmedir.”

Bir diğer yerde şu ifade kullanılmış:
“Zihinlere yerleşmiş, kaderine boyun eğen, pasif, yumuşak başlı, itaatkar ve geleneksel Müslüman kadın imgesi, evinin kapalı kişisel dünyasından çıkarak kollektif kitlesel hareketlere karışan, aktif, talepkar hatta militan olan İslamcı kadınlar tarafından kırılmaktadır.”

Bugün, “Modern Mahrem”in 1991’deki ilk basımından 25 yıl sonra, türban toplumsal yaşama ve iş hayatına katılmak isteyen kadın için bir engel değil. Her yerde her şekilde serbest. İlkokula kadar indi.

Peki kadınlarımız evden sokağa çıktılar mı? Evin kapalı kişisel dünyasından çıkarak kollektif kitlesel hareketlere katıldılar mı?

Yakınlarda TÜİK tarafında açıklanan istatistikler durumun böyle olmadığını gösteriyor.

20-24 yaş aralığındaki kadınların işsizlik oranı 2000 yılında % 13.1’den, bugün % 23.9’a gelmiş.

24-29 yaş aralığındaki kadınların işsizlik oranı bugün 2000 yılında 7.5’ten bugün % 13.1’e yükselmiş.

Kadınlar evden çıkmamışlar, aksine son 14 yılda daha fazla eve kapanmışlar. Çalışmak yerine ev işleri ve çocuklarıyla uğraşmışlar.

TUİK verileri erkeklerin kadınları evde istediklerini gösteriyor. Sistem de böyle bina ediliyor. Bir defa kadınlar aynı işi yapan bir erkeğe göre daha az ücret alıyor. Neden?

Her 10 kadından dördünün aile içinde şiddet gördüğü ayrı bir istatistik. Kadınların neredeyse yarısına yakını demektir bu. Korkunç bir rakam.

Ama son dönemde gündeme gelen TBMM Boşanmaları Araştırma Komisyonu raporunda kadınların evli olmak ve evde kalmak için her türlü fedakarlığı yapması bekleniyor.

“İstismarcının ya da tecavüzcünün 5 yıl boyunca istismar ya da tecavüz ettiği çocukla ‘sorunsuz’ ve ‘başarılı’ evlilik sürdürmesi halinde denetimli serbestlikten yararlanması” dahil.

Mevcut duruma bakarak Göle’nin belirttiği gibi türban sayesinde evinin kapalı dünyasından çıkıp kolektif hayata katılan muhafazakar kadınlarımızı ben göremiyorum. Göle’nin belirttiği gibi militanca haklarını savunan muhafazakar kadınları da göremiyorum. (Kadınlar siyasette temsil oranı yüzde 14.7 belki ondandır, gelişmiş ükelerde bu oran neredeyse yarı yarıya geldi).

Burada bir çelişki var mı yok mu? Hayaller neydi, gerçekler ne oldu?

Yorum sizindir.

Mehmet Tez – Milliyet

No comments

Leave a reply