Metallica: Ne kadar kaba o kadar iyi

1 Posted by - 26 November 2016 - KÖŞE YAZISI

mtezMetallica, 2016’da bir ilk albüm yayınlamış gibi. Bu kadar zaman, stüdyo, konser, şarkı, gitar solosu, riff’in ardından hala orijinal ve heyecan verici olmak belli gruplara özgü bir deha olsa gerek.

Bugünün müziğinin en önemli sorunu fazla şık, fazla cafcaflı, fazla cicili bicili, fazla üzerinde düşünülmüş, tasarlanmış, uygulanmış, projelendirilmiş olması. Fazla evcil ve ve fazla kulak dostu olmaya çalışması. Üstelik pırıl pırıl, gıcır gıcır olması. Benim gibi satın aldığı ayakkabıyı sırf fazla yeni diye bir yıl giymeyip dolapta bekleten, herkes unutunca piyasaya çıkaran rahatsızlar için anlaması kolay, geri kalanlar için (yani herkes) anlamsız bir saptama bu. Biliyorum.

Ama işte mesela şu an kulaklığımda cayır cayır ortalığı yıkan Metallica’nın yeni albümü “Hardwired…To Self-Destruct”ı dinleyince bunu düşünmeden edemiyorum.
metallica-album
Bu yeni bir “eski” albüm (lütfen ayakkabı anekdotuyla birlikte değerlendirin). Dinlemek, anlamak, alışmak için eskimesini zaman geçmesini beklemeye gerek yok. Bu albümü anlamlı kılmak için birlikte vakit geçirip ortak anılarla döşenmenize de gerek yok. Hemen dalabilirsiniz. Çünkü bu albüm hiç naz etmeden haldır huldur girişiyor işine.

Bu albüm tasarlanmaktan çok uzak bir noktada. Kabalığı, 80’lere -hatta kökleri 70’lere- uzanan işlenmemişliği, hesapsızlığı, ölçüsüzlüğüyle büyüleyici. Tıpkı Metallica’nın ilk zamanlarındaki gibi her şey.

Burada bir sound oluşturma gayreti yok. Daha önce yaptıklarımızı yapmayalım, yeni bir şeyler deneyelim yok. Sınırları gemişletelim daraltalım, gündeme bağlanalım mesaj verelim de yok. Burada gitarlar, bas, davul ve amfiler var. “Dünyanın canı cehenneme, çalalım” var.

metallica-1

İki CD’den oluşan albümde 12 şarkı var. İlk CD, ilk single “Hardwired” ile açılıyor. Takip eden “Atlas, Rise!” ile birlikte (üçüncü single) bu iki şarkı “Master of Puppets” dönemini andırdı. “Now That We’re Dead” büyüleyici bölümleri ve gitar sololarıyla muhteşem. İkinci single olarak yayımlanan “Moth into Flame”in ardından gelen “Dream No More” çok parçalı, inişleri çıkışlarıyla şahane bir dramatik yapı yakalayan özlediğimiz Metallica şarkılarından.
Sekiz dakikalık “Halo On Fire”, unison gitar riff’leriyle Iron Maiden tadı bıraktı.

Metallica’nın bu gitar sound’unu 1984 tarihli “Ride The Lightning”de yer alan “For Whom The Bell Tolls”da ve “Fade To Black”te kullandığını dikkatli kulaklar hatırlayacak.

İkinci CD’nin açılış şarkısı “Confusion”, izleyen “ManUNkind” ve “Here Comes Revenge” üçleme izlenimi bıraktı. “Am I Savage”, güçlü riff’leriyle bu CD’nin en klas şarkısı. “Murder One”’da Metallica’nın 90’larına, “Spit Out The Bone”da muhteşem 80’lere yolculuk yapıyoruz. Özellikle bu sonuncu hakikaten muhteşem bir enerjiye sahip.

Lars Ulrich, “Death Magnetic”ten sekiz yıl sonra yayımlanan albümün, müzikal açıdan öncekinin devamı niteliğinde olduğunu söylemişti. Albümü dinleyince bu düşünceye katılmak mümkün değil. Metallica herhangi bir albümün devamını kaydetmiş gibi değil, hesapsız kitapsız stüdyoya girip coşmuş gibi duruyor.

metallica-3

James Hetfield’in vokalini, Ulrich’in davul performansını, Hammett’ın halen buluşlarla dolu sololarını (Jim Dunlop’ın Kirk Hammett imzalı wah efekt pedalı serisini muhabbetle hatırlayalım) Trujillo’nun kemik gibi baslarını halen en üstü düzeyde duymak mutluluk verici. 50’lerine gelen bu adamların enerjilerinden, hayata bakışlarından bir şey kaybetmediklerini görmek ayrıca heyecan verici.

Deluxe edisyonda, ki CD formatında satın alacaksanız bu versiyonu satın almanızı tavsiye ederim, üçüncü bir CD var. Burada Dio, Deep Purple (When A Blind Man Cries”), Iron Maiden cover’ları da yer alıyor.

Bence bu albümün ruhunu en iyi açıklayan cümleyi Lars Ulrich geçen hafta The New York Times’a söyledi: “Geçmiş dönemlerde grup olarak ileri gitmek, bir sonraki adımı düşünmek, belli algılardan uzak durmak, aslında hiç de mecbur olmadığımız bir şeyleri yakalamak konusunda çok aceleciydik.”

Sanırım, önceki albümlerde onları neredeyse dağılma noktasına getiren estetik ve sanatsal kaygıları, kişisel ajandaları, turneleri, yeni albüm ve müzikler üretme konusunda hayranlar tarafındaki beklentinin yarattığı baskıyı anlatmaya çalışmış.

Bu defa belli ki Metallica kendi için çalıp söylemiş. Belki de kariyerlerinin son 25 yılının en iyi ve etkileyici albümüne imza atmalarının sırrı burada gizlidir.

Mehmet Tez – Milliyet

No comments

Leave a reply