Michael Jackson ve “Off The Wall”

0 Posted by - 27 February 2016 - KÖŞE YAZISI

mtez1979 tarihli “Off The Wall” albümünü yeniden tanıtma fırsatı verdiği için bu albümü yeniden yayımlayanlara teşekkür etmek lazım. Çünkü belleksiz insanlarız (ve çoğunluktayız), böyle albümleri unutuyoruz.

Belleği henüz oluşmakta olan genç nesiller de zaten bilmez etmez. Büyük ihtimalle Michael Jackson’ı da herhalde çok eskiden adından söz ettirmiş eksantrik bir tür medya fenomeni ya da pop star jürisi sanırlar. Onları suçlamam. Çünkü dünya starı diye ünlü tekstilci ve iş adamı Kanye West’i gören nesil her şeyi düşünebilir. Normaldir.

“Off The Wall” Michael Jackson’ın belki de en özel albümü. Evet “Thriller” ve “Bad” ile büyük oldu ama “Off The Wall” ile The Jacksons’tan bağımsızlığını ilan etti. Çocuk star döneminin bitimini belgelendirdi. Üstelik kariyerinin en şahane şarkılarını yaptı bu albümde. Benim gözümde Michael Jackson severler bile “Off The Wall”cular ve diğerleri olarak ikiye ayrılır. Çünkü bu albüm kuru kuruya bir pop star albümü de değildir. Burada katıksız müzik bulursunuz.

Off-The-Wall-coverProdüktör Quincy Jones, Frank Sinatra, Dizzie Gillespie gibi isimlerle çalışmış büyük bir aranjör ve müzik adamıdır. Jackson’ın yeteneğini funk, soul, caz ve disco geleneğiyle -en üst düzeyde harmanlamıştır. Popun da gelecek 30 yılının yol kitabını yazmıştır.
Michael Jackson hiçbir yönüyle sıradan değildi ve müziğinin de başka hiçbir pop müziğine benzemediğini ilan etti bu albümde.

Bana kalırsa bugün dinlediğimiz neo-soul, hip hop, pop da dahil bütün 90’lar ve 2000’ler onun izinden gitmiştir, ondan etkilenmiştir. Neredeyse bütün vokalleri temel gırtlak ve dans hareketleri ondan gelmektedir. Bugün Justin Timberlake diye biri varsa, Pharrell varsa, The Weeknd, Frank Ocean dinleniyorsa hepsinin temelinde Michael Jackson var. Elbette daha geçmiş 20 yıla yayılan onlarca isim daha sayarım ama bu kadarına girmeyeceğim.

Sony Legacy Recordings, “Off The Wall”un reissue paketine Spike Lee imzalı “Michael Jackson’s Journey from Motown to Off the Wall” belgeselini de koymuş. Sundabce’te ilk gözterimi yapılan film, Jackson’ın Motown yıllarından “Off The Wall” albümüne geçişi ele alınıyor belgeselde. Bir anlamda The Jacksons’da şarkı söyleyen sevimli güzel sesli çocuk kimliğinden yetişkin bir dünya starı olmaya yolculuğu anlatılıyor. Jackson’ın çok fazla bilinmeyen dönemidir. Bu yıllarda kardeşlerinin ve babasının etkisinden kurtulmak için çok çırpınmıştı. “Off The Wall” bunu başarmaya en yakın olduğu albümdü.

mj-offthewallera

İzleyen dönemlerde büyük bir serveti ve şöhreti yakaladı ama hiçbir zaman ailesinin maddi manevi ağırlığından ve babasının onun üzerindeki kontrolünden kurtulamadı.
Bu hafta fırsat buldukça “Off The Wall” dinleyeceğim. Size de tavsiye ederim.

Bir-iki bilgi…

* “Off The Wall” 1979 Kasım’ında yayımlandı ve toplamda 30 milyon adet sattı.

* Quincy Jones’un prodüktörü olduğu albümde klaveyeler George Duke’a emanetti. Toto’dan Steve Porcaro synthesizer’ları üstlendi. Louis Johnson basları çaldı. (Johnson, bugün basçıların takdirini toplamış MusicMan Stingray modeli bas gitarın esin kaynağıdır.)

mj-offthewallera2

* Quincy Jones albümde iki şarkıda İngiliz besteci Rod Temperton ile çalıştı. Temperton albüme adını veren “Off The Wall” yanında “Rock With You” ve “Burn This Disco Out”un da bestecisidir. İngiliz besteci bundan sonraki “Thriller” albümünde de “Thriller”ı bestelemişti Jackson için.

* Albümün gizli güzelliklerinden “I Can’t Help It” bir Stevie Wonder bestesidir.

* Açılıştaki, aynı zamanda albümün ilk single’ı “Don’t Stop Till You Get Enough”, Michael Jackson’ın yazıp bestelediği ilk şarkıdır.

Yoko Ono’dan remiksler, tabutlar, zeytinler

yoko onoYoko Ono’nun 2007’de yayımladığı remiks albümün devamı geçenlerde piyasaya çıktı, dijital ortamlara düştü (“Yes I’m A Witch” – Yoko Ono). Kimi ararsan var. 2007 tarihli “Open Your Eyes”’da Basement Jaxx, Felix Da Housecat, Pet Shop Boys, Danny Tenaglia gibi isimler Yoko Onu şarkılarını kendilerinde yorumluyordu. Bu albüm de Tenaglia ila açılıyor, Death Cab For Cutie, Peter Björn and John, Sean Lennon, Cibo Matto gibi aileden üyelerle devam ediyor, tUnE-yArDs, Miike Snow, Moby ile devam ediyor. Doğrusunu isterseniz çok farklı zihinler, düşünceler ve denemeler bir arada. Rock, dub, indie pop, house içiçe geçmiş durumda. Daha doğrusu içiçe geçmeden şarkıları paylaşmış durumda. Ono çok yönlü bir sanatçı, müziğe dair fikirleri de müzisyenden ziyade “bir bienal sanatçısı” gibi.

Ono’dan söz etmişken İstanbul Modern’de yer alan “Yok Olmadan” sergisindeki eserinden de söz edelim. Tabutlara ektiği zeytin ağaçlardan bir kompozisyon yapmış Ono. Ağaçlar daha sonra ekilecekmiş. Yoko Ono zeytin ormanımız olacak…

Doğa ve sürdürülebilirlik temasına odaklanan sergiyi gezersiniz bir ara.

Mehmet Tez – Milliyet

No comments

Leave a reply