Müzikte 2016 öngörüleri

0 Posted by - 27 December 2015 - KÖŞE YAZISI

mtezEndüstri 2016’da nelere gebe, trendler hangi yönde seyredecek, hangi tarzlar ve türler yükselecek, müzik paylaşımında ve dağıtımda neler değişecek?

Öngörmek çağımızda imkansız. Beş dakika sonra dünyanın herhangi bir metropolünde bir bomba patlayıp patlamayacağını bilmiyoruz. Her an bir banka, dev bir firma arkasında ekonomik bir enkaz bırakarak batabilir. Her an petrol yüzünden yeni bir dalavere dünyayı değiştirebilir. Küresel ısınma yeni bir felakete yol açabilir. Mars’ta akıllı yaşam formu bulunabilir. Ama biz gene de her şeyi öngördüğümüzü düşünebiliriz. Yeryüzündeki binlerce kanaldaki onbinlerce yorumcunun işi de bu zaten. Her beklenmedik şeyi rasyonelleştirip normalleştirip kitlelere satmak.

Yine de müzik alemindeki bazı “görünen köy kılavuz istemez”leri ve “neden olmasın”ları sıralamaya niyletiyim bu hafta.

Holograma hazır olun

Yıllar önce bir elektronik devinin yetkilisiyle o zaman yeni çıkan 3D televizyonlar üzerine konuşuyorduk. Bana “Bu bir ara dönem ürünü, geleceği yok, asıl hologram geliyor” demişti. Sanırım geldi. 2016’da her evde bir hologram olacak demiyorum ama hayatını kaybetmiş sanatçıların üç boyutlu olarak canlandırıldığı konserler izleyeceğiz diyebilirim.
Hologram USA adlı firma ölmüş sanatçıları hologramla canlandırma konusunda hizmet veriyor. Whitney Houston, Buddy Holly ve Patsy Kline için anlaşılmış.
Telif haklarıyla ilgili yasal düzenleme ve yaygın teknik yatırımlar tamamlanır yapılmaz bu bir gelir kapısı olur. Sonra gelsin Jimi Hendrix, John Lennon, Kurt Cobain, Amy Winehouse turneleri. Michael Jackson bu tip bir konser verdi bile. (Ölmeden holograma girenler için bakınız Türk siyasi lideri, baş harfi T.)

Afrika müziği yükselişe geçecek

Müzik endüstrisi ve elbette pop müzik dinleyicisinin kulağı zamanla değişti, evrildi. 60’lardan bu yana endüstri sıradanlıktan kurtulmak için yaratcılık adına Hint müziğine, Arap makamlarına başvurdu. Yapımcılar Uzakdoğu’ya, Kuzey Afrika’ya, Karayiplere, Brezilya’ya kulak kesildi. Bugün yeniden köklere dönüş trendi var. Ama dönecek kök kalmadı. O yüzden henüz tüketilmemiş Afrika müziğine ilginin yükseleceği öngörülüyor. İkinci trend adayı Türkiye kökenli müzikler ve Anadolu ezgileri. Ki halen belli kesimlerde büyük ilgi var 70’lerin Anadolu rock’ına. Bu zaten bilinen bir gerçek.

EDM büyümeye devam edecek

Müzik endüstrisinin en büyükleri bugün EDM (Electronic Dance Music) DJ’leri. Bu süperstar DJ’ler, bizim “star” olarak bildiğimiz pek çok sanatçıdan, gruptan daha büyük bir ekonomiye sahipler. Kendileri çok zengin olduğu gibi firmalarını, promoterlarını, dokundukları bütün müzisyenleri de zengin ediyorlar.
EDM dünyada yükselişini sürdürüyor ve müzik endüstrisini sırtlamaya devam ediyor.
Ayrıca ana akım pop ile elektronik dans müziği arasındaki sınırlar iyice flulaşıyor. Dev isimlerin söylediği, süperstar DJ’lerin gazladığı mixlediği hit şarkılarının listelerde daha fazla yer alacağı bir ortam bekliyor bizi.
EDM’in giderek büyümesinin elbette toplumsal gerçeklerle, insan davranışı ve günümüz yaşam tarzıyla çok ilgisi var. Bu analizi başka bir yazıya bırakıyorum.

Headliner’sız festivaller!

Yeni nesil festivaller sadece müzik vadetmiyor. Deneyim yaşatmayı amaçlıyor. Bu temel üzerine çeşitlenen festivallerin arttığını göreceğiz. Durum böyle olunca headliner da gereksiz. Butik festivale butik gruplar yeterli. Amaç star görmek değil fondan gelen hoş bir müzik. Varolan festivaller bu yönde değiştirecekler kendilerini. Deniz, orman gibi doğa temalı olanlar yanında muhtelif başka temalara odaklanan festivaller yolda. Özellikle yeme içme teması ön planda. Kahve, rakı, viski, şarap festivalleri zaten vardı bunların çeşitlenmesi söz konusu. Bugün dünyada bütün ilgi artık kaliteli ve sağlıklı yeme içmede (yani rock’n roll falan yok).
Sanat, moda, tasarım, spor temalı butik festivaller de artacak. Müzik dinleyip bira içeyim bitti. Artık bilet alan kişi 360 derece katılım istiyor, her şey olsun istiyor. Talep bu yönde.

Kasetten hala umutluyum!

Karışık kaset hadisesi moda olacak. Bakın yaygın olacak demiyorum ama moda olacak. Plak da moda ama dünya stream ediyor. Bunun gibi düşünün. Karışık kaset ve kasetçaların moda olacağını sanıyorum. Evdeki kasetleri atmayın. Kasetçalarların tozunu alın piyasaya çıkarın. Çok cool şeyler bunlar.

Stream stream stream…

Stream, müzik endüstrisinin geleceğinde anahtar kelime. Savaş kızışacak. Tidal, Apple Music, Spotify arasında ciddi bir rekabet yaşanacak. Apple Music’in 2016’da 20 milyon kullanıcı hedefi var. Şu anda sekiz milyonlarda. Tidal süperstarlarlarıyla ayakta durmaya çalışacak, elbette Spotify’ın da yanıtları olacak. Bu da dinleyiciye yarayacak. Daha kaliteli stream, daha ucuza elde edilecek. Bakın The Beatles hem Spotify hem Tidal ile anlaştı.
Yatırımlar özel canlı performans ve konser yayınlarında olacak. Sanırım bütün servisler bir yerlerde kendilerine özel konserler düzenleyip bunları üyeleriyle paylaşma peşinde olacak.

Festivallerden canlı stream yükselişte

Coachella, Bonnaroo, Glastonbury gibi pek çok büyük festival bunu yapıyor zaten. Özellikle Tomorrowland, Ultra büyük elektronik müzik festivallerinde çok profesyonel çekim ve rejilerle yayınlar geliyor. Amaç tek bir yerde değil aynı anda her yerde festival yaşatmak. Evde, ya da kulaklık taktığın her yerde eş zamanlı festival deneyimi diyebiliriz.

Şubeli gezici festivaller

Bilet satışı hala endüstrinin bir numaralı can damarı. Evet medya gelirleri, telifler, sponsorluklar var ama bilet satışı olmasa yani konserler olmasa sektör çöker. Sanatçılar ve firmalar ve bu işte olan herkes yaşamak için konser vermek turneye çıkmak, festivallere katılmak durumunda.

Butik festivaller çoğalacak dedik ama bilet satma ihtiyacı büyük festivalleri daha da büyümeye zorluyor. Tanınmış büyük festivallerin şehir şehir gezeceği, eş zamanlı pek çok şehirde yapılacağı dönem geldi. Rock in Rio, Sonisphere gibi buna başlayanlar vardı. Eş zamanlı iki şehirde yapılan festivalleri de biliyoruz ancak gelecekte bu işe iyice “her yere Starbucks açıldı abi aynı caddede beş tan var”a kadar gider diyor uzmanlar. Kısaca müzik sektörü “her ölümlü festivali tadacaktır” demekte.

(Not: 2016’nın trendi öngürüsü bitmez. Bu konuda bir yazı daha yolda.)

Mehmet Tez – Milliyet

FacebookShare/Bookmark

No comments

Leave a reply