Ormana bakan pencere

2 Posted by - 10 December 2017 - KÖŞE YAZISI

İngiliz prodüktör ve elektronik müzik sanatçısı Kieran Hebden bir süredir hayli yoğun biçimde kayıtlar yapıyor ve bunları çoğu zaman bir albüm çatısı altına toplamadan paylaşıyor. Onun işlerini takip edenler ne kadar ince eleyip sık dokuduğunu, ne kadar detaycı olduğunu bilir. Müziğine bunların hepsini bir heykeltıraş gibi ince ince yansıtır. Bunun yanında karanlık bir yanı vardır Four Tet müziğinin. Son derece bireysel, duygusal, sezgisel alanlarda dolaşır. Somut, dünyevi, maddiyata dayalı bir şeylerden bahsetmez sanki. Yine de kendinizi bir ayinde ya da metafizik bir yerlerde hissetmezsiniz. Gayet dünyalıdır. Müziğiyle dans edebilirsiniz. Sallanabilirsiniz. Oturup kara kara düşünebilir ya da uzun bir yolda gözlerinizi ufka dikip güneşin batışını izleyerken hayatınızı gözden geçirebilirsiniz.

İçiçe geçen ritimleri, melodi döngülerini, sample’ladığı doğal sesleri kullanmayı sever. Bu bazen bir kaykayın sağa sola kayıp dururken çıkardığı tekerlek sesleri olabilir, bazen bir kuşun kur türküsü bazen bir sivrisinek bazen bir daktilo. Çoğu zaman farklı müzik enstrümanları; trompetler, davullar, çoklukla vurmalılar… Son derece fütüristik de olabilir Four Tet, fakat hayli nostaljik bir yanı da vardır. Sizi transa geçirebilir ya da ayıltabilir. Kendinizi dünyadan kopmuş hissedersiniz ama aslında sizi kolunuzdan tutup hayatın ortasına olmanız gereken yere bırakır gider.

Four Tet’in “New Energy” isimli son albümü 27 Eylül’de dijital platformlarda yayınlandı. Her zaman olduğu gibi plak olarak da basıldı. Hebden, Twitter hesabında bir fotoğraf paylaşmıştı ekimde. Bir küçük masa. Ormana bakan bir pencerenin önünde duruyor. Üzerinde üç parça elektronik cihaz, bir bilgisayar ve iki hoparlör var. Duvarda iki yaşındaki kızıyla birlikte görüldüğü bir fotoğraf ve benim, bu ufaklık tarafından yapıldığını tahmin ettiğim suluboya bir resim asılı. “Bütün albümü şu aletlerle burada kaydettim” demiş altına. Çalışma masası ve odası bu kadar mütevazı ve sade. Bu fotoğrafı görmemle birlikte burada kaydedilmiş bir albümü dinlemenin heyecanı da bünyeyi sardı. Şu anda kesintisiz kulaklığımda Four Tet var. Hatta albümü dinledikçe dönüp dönüp “Everything Ecstatic”i, “Pause”u, “Rounds”u, “There is Love in You”yu dinliyorum. Ona da doyamıyorum, lisede Adem İlhan ve Sam Jeffers ile kurdukları Fridge’i dinliyorum.

Albüm Four Tet’in ilk albümlerindeki keyfi veriyor.

Çok deneysel, öğrenmekten korkmayan, her şeyi kurcalayan bir çocuğun ellerinden çıkmış gibi. Ama elbette bugün Four Tet o zamana göre daha usta, daha tecrübeli. Dolayısıyla son dönem çalışmalarında yer alan daha hareketli house/club beat’leri de yer alıyor albümde (mesela “SW9 9SL” veya “Planet”). “Daughter” vokal sample’ları olan ender parçalardan. “Lush”, “Pause” dönemini andıran bir parça. “Scientists”in sofistike ritim anlayışı şarkıyı giderek artan bir ilgiyle sonuna kadar dinlememizi sağlıyor. “You Are Loved” altı dakikalık sonik bir yolculuğa çıkarıyor. Four Tet, 90’ların sonunda başlayan müzikal macerasında çok güzel bir durağa geldi. Sadeleşen, yalınlaştıkça açılan ve netleşen bir anlatım edindi. İyi bir kulaklıkla ayaklarınızı yerden kesecek bir albüm.

Bir şekilde böyle bir pencereye hepimizin ihtiyacı olduğunu düşünüyorum bir yandan da.

Mehmet Tez – Milliyet

No comments

Leave a reply