Parlak beyinler gidiyor da diğerleri kalmak mı istiyor?

7 Posted by - 26 September 2017 - KÖŞE YAZISI

Bir süredir parlak beyinlerin Batı’ya göçünden bahsediliyor. Batı şehirlerinde mal mülk alarak, yatırım yaparak vatandaşlık peşinde koşanlar, ülkemde gönlümce konuşup istediğim gibi yaşayamıyorum diyenler, eğitimden umudu kesip küçük çocuklarını Batı’daki hem bedava, hem de kaliteli eğitim veren okullara yazdırmak isteyenler. Eğitimlerine Batı’daki üniversitelerde devam etmek isteyen gençler. Global şirketlerde çalışıp yurtdışındaki pozisyonları rolleri hararetle kovalayanlar. İşlerinde iyi olup Türkiye’de nepotizm yüzünden iş bulamayanlar. Ankara anlaşması çerçevesinde İngiltere’ye göçenler. Expat olarak çalışarak dünyanın herhangi bir yerinde olmanın, burada olmaktan iyi olduğuna inananlar. Çoktan AB’ye girmiş ve medeni eğitim kurumlarına ve medeni yaşam şartlarına, sosyal devlet imkanlarına kavuşmuş Balkan ülkelerine geri dönmeye uğraşan, vatandaşlık peşinde koşan göçmen çocukları. Herkes ama herkes kendini bir şekilde garantiye alma peşinde. Eğer böyle bir şey mümkünse.

Parlak beyinler kaçıyor diye sunulan durum, sanki diğerleri yani parlak olmayan (!) beyinler hayatından çok memnun gibi algılanıyorsa eğer, bu doğru değil. Görüşleri ve fikirleri iktidarda olduğu varsayılan kesimlerde de aynı içgüdüsel Batı’ya gitme eğilimi var. Muhafazakar kesimde de insanlar çocuklarını Batı’ya gönderiyor. Neticede fakir fukara veya zengin insanlar ne pahasına olursa olsun iş için aş için, daha iyi şartlar için Batı’yı hayal ediyor. Vatan millet edebiyatı yapan bir sürü insanı AB’ye vize kalktığı gün göremezsiniz.

Gurbetçiler ise ayrı bir konu. Adam dev gibi BMW’yi çakmış, arkasına da “ya sev ya terk et” yazmış. O kadar seviyorsan dön gel. Ayağınızdan kolunuzdan Almanlar mı zincirlendi? Bu kadar dayanılmazsa vatan hasretin, cennet vatanına dön de biraz da burada yaşa. Çocuğunu da Alman okullarına değil Milli Eğitimin Türk halkına layık gördüğü okullara yazdır. Biz burada öyle yapıyoruz. Gelsene!

Fransa’da bomba patladığında oh olsun diye sevinenler “AB’ye vizeyi kaldırtıyoruz” denildiğinde gene en önde şakşaklayanlardı. Peki bu kadar nefret ettiğin Batı’ya neden koşa koşa gitmek istiyorsun?

Kucak açtığımız Suriyeliler, canını kaybetme pahasına kendini denize atarak Yunanistan’a kaçıyor. Yunanistan olmazsa Karadeniz’den Romanya’yı deniyor. Totaliter rejim altında ezilmiş fakir bir ülkeyken Romanya şimdi Türkiye’den kaçanların gitmek istediği bir yer oldu. Bundan 15-20 yıl önce de Türkiye’nin problemleri vardı ama kimse buradan kaçıp Romanya’ya gitmezdi. Burada herkesin oturup düşünmesi gereken ciddi bir durum var. Hadise “parlak beyinler gidiyor”dan büyük.

İstediğimiz kadar yol, havaalanı, köprü yapalım, insan vatanında “ne güzel viyadüklerimiz var” diye yaşamak istemez. Türkiye göç veren değil, göç alan, insanların daha iyi bir yaşam için gelmeye can attığı bir yer olduğu zaman, işte o zaman “bizi kıskanıyorlar” diyebiliriz göğsümüzü gere gere.

Mehmet Tez, Milliyet

Resim: Atatürk Havalimanı dış hatlar terminali pasaport gişeleri.

No comments

Leave a reply