Pinhani’nin yeni albümü “Kediköy”

0 Posted by - 23 January 2016 - KÖŞE YAZISI

mtezPinhani’nin yeni albümü “Kediköy”ü dinledim geçen hafta. Bir yandan da grubun solisti Sinan Kaynakçı’nın web’deki günlüğüne göz attım.

Madem bir günlük tutulmuş pinhani.com adresinde… Madem bu günlükte albümün hazırlık sürecine dair ilk ağızdan duygular düşünceler de var… O halde neden bazı bölümleri aktarmayalım?

18 Kasım. “Ben kendi kendine yetebilen biri olduğumu düşündüm hep. Yani kendim şarkı yazıp kendim iyi kötü düzenleyip hatta bir çok şeyi çalabiliyorum, üstüne söylüyorum. Ama bundan sonrası bende zayıf. Yaptıklarımı insanlara duyurmak, kendimi anlatmak, bir anlamda üretimimi satmak konusunda yaşıtlarımın çok gerisindeyim. (…)

Tam müziği hobi olarak yapması gereken adamım ama bir kere bu yola girdik, sonumuz hayır olsun… Bu hafta yoğun geçiyor, konserler başlıyor, klip için koşuşturma devam ediyor. Albümün miksleri de aksamalara rağmen devam ediyor, bazen hiç bitmeyecekmiş gibi geliyor albüm, ama diğerleri bitti, bu da bitecek…”

1 Aralık: “Bir süredir şarkılarla ilgili son işlemleri yapıyorduk. Bugün hepsi bitti, kapak da bitti, yarın DMC’ye göndereceğiz, sonrası artık onlara kalmış. Çarşamba günü ise klibin üzerinde son düzeltmeleri yapacağız, sonra da onu teslim edeceğiz. Üzerimden büyük bir yük kalktı. Albüm kaydetmek her seferinde eziyete dönüşüyor. Yine öyle oldu. Her seferinde böyle olduğuna göre bende de bir kusur var belki.

Bir daha albüm kaydetmek kısmet olur mu bilmiyorum ama her albümde bu duruma düşüyorum, yine öyle oldu. İşin bir çok aşaması var, bir çok kişinin desteği de gerekiyor, ancak bu işin organizasyonu insanı yoruyor. (…)

İnsan tecrübelendikçe hayaller de büyüyor. Mesela bu albümde bazı şarkıları birkaç defa baştan kaydettik, ilk yapılan kayıtlardaki hataları gördükçe öyle bırakmak istemedim, bir daha çaldık. Bazı şarkıları yavaş çalmışız, bazılarında başka sorunlar vardı, tekrar kaydettik. Ama tamamen içime sindiğini söyleyemem. Zaten bu işin kuralı bu. Asla bitmeyen, ama bir yerde bitirmekten vaz geçtiğiniz bir iş, bu albüm kaydetme işi. (…)
Bir müzisyen için albüm bitmez, eski kayıtlarımızı bile yeniden yapma isteği hep canlı. Neyse bu da bitti işte. Ama biz her dinlediğimizde şurası şöyle olsaydı da burası böyle olsaydı diye dinleyeceğiz, asla dinleyicinin aldığı keyifle dinleyemeyeceğiz maalesef… – Sinan”

Pinhani’nin günlüğüne katkı

20 Ocak: Sevgili Pinhani. Albüm şu anda Spotify’da olduğuna göre dertleriniz bitmiş demek ki. Tebrikler. Üç gün önce ilk klibi de yayına vermişsiniz. “Geri Dönemem” doğru bir seçim olmuş. 70’lerde evde radyo dinlerken iki anons arası çalmaya başlayan o eski nesil şarkılardan biri gibi. Başlayınca insanı “bir dakika ben bunu bir yerden hatırlıyorum” dedirtiyor (iyi bir şey söylemeye çalışıyorum bence hit olabilecek bir şarkı).

Albümü dinlerken iyi müzisyenlik yanında, artık sadece 90’ların rock gruplarında rastalanan gitar sololarını, olgun dolgun bir akustik gitar sound’unu da bulmaktan keyif aldım.
Albümdeki 13 farklı nitelik ve mizaçtaki şarkı arasından sanırım ben en çok “Geri Dönemem”i beğendim. Ama “Koluma Yazdım İsmini”nin müzikal naifliğini, “Oyalan”ın gitarlarını, “Beni Sen İnandır”ın özellikle sonlarına doğru ufaktan açılıp coşan kısımları da sevdim.

Klarnetin enstrüman olarak büyük bir hayranı olduğunu söyleyemem ama muzip bir hüznün hakim olduğunu düşündüğüm müziğinize yakıştığını düşünmüşümdür.

Günlüğünüzde yer verdiğiniz albüme dair endişeler inanın herkeste, her işte var.
Marangoz da teslim tarihi olmasa masayı sandalyeleri bitiremez. Kendimden biliyorum yazılar da bitmiyor, baskı tarihi olmasa.

Öte yandan kendinizi tanıtma konusunda fazla alçakgönüllü olmaya da gerek yok.
Gayet de iyi tanıtıyorsunuz kendinizi. Televizyon dizilerine yaptığınız şarkılar hayli beğeniliyor seviliyor bildiğim kadarıyla.

“Üretiminizi satmak” konusunda yaşıtlarınızdan geri değilsiniz.
Vehasıl, benim gördüğüm dinlediğim kadarıyla yeni albümünüz, çektiğinizi ifade ettiğiniz eziyete değmiş. Elinize sağlık.

Mehmet Tez – Milliyet

No comments

Leave a reply