Selda Bağcan remiksleri

0 Posted by - 23 September 2017 - KÖŞE YAZISI

Selda Bağcan’ın müziği, hem kendisinin, hem de kendisini eskiden beri dinleyip sevenlerin tahminlerini aşarak şaşkınlık verici şekilde yeni kuşaklara ulaştı. Üstelik önce Batı ellerindeki yeni kuşaklara ulaştı, oradan bize geldi.

Önce İngiliz, Amerikalı, Avrupalı müzikseverler, plak koleksiyoncuları keşfetti Selda Bağcan’ı ve bir tür “revival”ın ardından bize de Selda Bağcan, Anadolu’dan değil Londra’dan New York’tan geldi. Zaten Selda Bağcan da Türkiye’deki açıkhava festivallerine davet edilmeden evvel Primavera Sound’a davet aldı ve orada çaldı, bakmayın siz bu yıl her yerde konserler verdiğine. Remiks albüm, bu perspektiften bakınca, yerli müzik aleminin Bağcan’a ilgisinin değişik bir göstergesi. Herkesin kendi Selda Bağcan’ı var. Kimi toplumsal meselelere yaklaşımını, kimi karakterini, kimi şarkılarındaki buram buram Anadolu kokusunu, kimileri melodilerinin Batı kökenli sound’larda yarattığı orijinal etkiyi seviyor.

Remiksler de Bağcan’ın dans pistlerine ve indie partilere dahil olduğu yakın geçmişin, son bir iki yılın izlerini taşıyor. Yani Selda Bağcan’ın remiks albümü sipariş remiskleri içermiyor. Onu seven beğenen sanatçıların, DJ’lerin ve prodüktörlerin kendiliğinden yaptıkları remiksleri sanıyorum Bağcan’ın da onayı ve seçkisiyle bir araya getiriyor.

“Gesi Bağları” İpek İpekçioğlu remiksi problemsiz. Bu şarkıyı aslına da uygun düşecek şekilde dub ritimlerine oturtmak güzel fikir. Hey Douglas’ın, Bağcan’ın en bilindik şarkısı “İnce İnce”ye yaptığı bol sample’lı loop’lu hip hop remikse de lafımız yok. Kozmonotosman’ın “Yaz Gazeteci” remiksi ustaca işlerden.

“Nem Kaldı”, “Dam Üstüne Çul Serer” remiksleri adı geçen şarkılara bir bakış açısı ve yenilik katabilmiş işler olarak not edildi. Öte yandan Doğukan Manço’nun “Ziller ve İpler”inde orijinal bir yan görmek zor. “Katip Arzuhalim”, “Yine Haber Gelmiş”, “Ben Yana Yana” belli beat’lere oturtulmuş sıradan işler gibi duruyor. Burada problem belki de şarkıların remikse uygun olup olmamasıyla ilgili. Veya bu remiksi yapan isimlerin çaldıkları ortamlarla ve kalabalıklarla ilgili. O yüzden aslında bu değerlendirmeyi ben albümü evinde dinleyen biri olarak yapıyorum. Canlı performans ortamlarında doğru yerde çok başka etki yapabilirler. Bunu da kabul ediyorum.

Selda Bağcan’a gösterilen ilgi Türkiye’de 70’lerdeki müzikal zenginliği gündeme getirmesi bakımından önemli. Bugünün müzisyenleri prodüktörleri, müzik insanları için sayısız beste, fikir, sound, melodi gizli o yılların arşivlerinde. Hâlâ mı bitmedi diyeceksiniz o yılların malzemesi, evet hâlâ bitmedi, bitmez.

Bu dönemin potansiyeline çoğunlukla müzik sahnesinin alternatif isimleri tarafından bakılması da ayrıca ele alınması gereken bir konu. Bugün “pop” denen müziklerin popülerliğini yitirip “alternatif” olarak adlandırılan müziklerin popülaritesini artırdığı garip zamanlardayız. Popçular ezberlerini bozmadan popun düze çıkması da mümkün değil.

Bağcan, pop/alternatif meselesini yeniden düşünmemize yol açan en güncel isimlerden.

Mehmet Tez – Milliyet

No comments

Leave a reply