“Stranger Things” ve 80’ler

2 Posted by - 01 August 2016 - KÖŞE YAZISI

mtezSon dönemin gözde yapımı “Stranger Things”i izledim. İlk sezonu çekilen diziyi benim kuşak “İşte bizim çocukluğumuz” diye izlemiş olmalı.

Seksenlerin gençlik filmleri dönemine göndermeler yapan “Stranger Things”, dizi meraklılarının yeni saplantısı. Ayakkabılar, kıyafetler, arabalar, mobilyalar, saçlar, giysiler, teknolojinin henüz hayatı ele geçiremediği ama varlığını hissettirdiği bir yaşantı; benim gibi 80’lerde çocuk olanların her zaman ilgisini çeken detaylar.

80’ler gençlik filmleri sıradan, hatta sıkıcı ve depresif banliyö yaşamını ütopik ve sihirli bir macera dünyasına çevirmeye ve seyirciyi bu tarafıyla yakalamaya girişir. Ben de en fazla bu yönünü sevmişimdir bu dönem filmlerinin, “E.T.”den “Jaws”a.

stranger-things4

Zira ben de İstanbul’un bir banliyösünde Ataköy’de doğup büyümüş biriyim. Muhabbetler tanıdık geliyor. “Macera uzakta değil, evinde, odanda, bahçende, mahallende” fikri her zaman çok cazip gelmiştir.

“Stranger Things” 2016’da işte bu kulvara oynuyor. Bunu yaparken Steven Spielberg, George Lucas, Wes Craven, Joe Dante ve o döneme damgasını vuran pek çok yönetmenin filmlerine ve sinemasına göndermeler yapıyor.

Heyecan verici olması bundan. Dekor, kostüm şahane, hikaye harika, mekanlar nefis, Amerika’nın sıradan bir kasabasında olağanüstü şeyler oluyor, içinde gizli deneyler yapılan bir enerji tesisi, garip bir yaratığın ortalıkta dolaştığı hissiyatı, kaybolan çocuk ve bir bir çözülmeye girişilen gizemler. Ana karakterin çocuklar olduğu bir dizi.

Buraya kadar her şey iyi ama sorunlar da var. Bu dizinin tanıtımı Winona Ryder’ın başrolünü oynayacağı dizi diye yapıldı. Ancak durum pek böyle değil. Ryder’ın rolü kıyıda köşede kalıyor, üstelik Ryder rolünün üstesinden gelebilmiş gibi de durmuyor. Bugün 44 yaşında ama 20 yaşında biri gibi rol yapmaya çalışması dizide sırıtmış.

stranger-things2

Senaryoda da aksayan yönler var. Çok fazla ana karakter mevcut. Hiçbiri yeteri kadar detaylandırılmamış.

Tür açısından da kafalar karışık. Komedi mi, dram mı, gerilim mi,korku mu belli değil. Hepsi
bir arada da bal gibi olabilir, ancak bu örnekte bu bir çeşitlilik değil kafa karışıklığı olarak karşımıza çıkıyor. Çok fazla gönderme ve referans var acaba bundan mı?

“Poltergiest”tan “E.T.”ye, “Pan’ın Labirenti”nden “İkiz Tepeler”e, “Yaratık”a pek çok göndermeyi kendimce fark ettiğimi düşünüyorum. (“The Goonies”, “Elm Sokağı’nda Kabus”, “Stand By Me”, “Carrie” filmlerindeki sahne ve olaylara göndermeleri de bu diziyle ilgili yazılan çizilenlerden not aldım.)

Ancak bu harika olabilecek bileşimden ortaya efsane olacak bir dizi, mesela kendi kulvarının “Fargo”su çıkamamış (“Fargo” derken sinema filmini ve dizinin ilk sezonunu kastediyorum, onun da son sezonu yavandı). Dizinin yapımcısı ve yönetmeni Duffer Brothers’ın Coen Brothers olmasına daha var. (İkiz kardeşler Matt ve Ross Duffer önceden Wayvard Pines disizine katkıda bulunmuş. Zaten orada da çok aksaklık vardı.)

Bence siz önce diziyi güzel bir izleyin. Sonra burada bahsettiğim filmleri izleyin, izlediyseniz de bir daha izleyin. Hafta sonunu evde geçirenler için güzel bir program olabilir.

80’lerden konuya uygun 4 film

– “Deadly Friend”, 1986: Erken dönem Wes Craven filmi. Robot, komşunun güzel kızı, cinayet, korku, gerilim ne ararsan var.

– “Risky Business”, 1983: Genç Tom Cruise evde eğleneyim derken işleri çığırından çıkarmayı başarıyor.

deadly-friend1

– “Teen Wolf”, 1985: Liseli genç Michael J. Fox kurtadammış meğerse; Kurtergen!

– “Explorers”, 1985: Meraklı, maceraperver (ve kaşif) çocukların uzay macerası. Ethan Hawke, River Phoenix çocuk yıldızlar.

Mehmet Tez – Milliyet

No comments

Leave a reply