Şu aralar dinlemeniz gereken 5 albüm

0 Posted by - 11 October 2015 - KÖŞE YAZISI

mtezSonbahar yeni albümlerin piyasaya çıktığı mevsimdir. Bu aralar yayımlanan ve dikkatimizi çeken albümlerden bazıları şöyle…

“In Dream” – Editors: Editors’ın yeni yayımlanan beşinci albümünde dram var mı? Tabii ki var. Dramsız Editors olmaz. Peki hit şarkı var mı? Var. “Life is a Fear”, “Forgiveness”, “All The Kings”… After hours klasiği olacak şarkı var mı? O da var, “Our Love”. Bunlar bir Editors albümü için sürpriz değil ama açıkçası adı geçen son şarkıdaki Bronski Beat havaları şaşırtıcı. Editors vokali Tom Smith her grupta bulunan bir yetenek değil. Editors onun sesini kullanmayı iyi biliyor. Albüm harika derecede karanlık, tipik bir İngiliz albümü. Bu yönleriyle de kışa harika bir giriş niteliğinde.

“The Light In You” – Mercury Rev: M83’den bir 10 yıl kadar önce Mercury Rev vardı. Saykodelik rock denen engin deryanın kendi keşfettiği kıyılarında dolanıp duruyordu. Son albümlerinden sekiz yıl sonra ekibin müziği kulağa hâlâ çağdaş geliyor. Synth’lere fazla başvurmadan gitar varyasyonlarıyla oluşturabildikleri uzay sound’larını ve Jonathan Donahue’nun hayal âlemi vokallerini ben seviyorum. Evet, kendileri gibi müzik yapan ve aynı döneme ait bir Flaming Lips hiç olmadılar ama belki böylesi daha iyi. Mercury Rev hep aynı türde eser veren, yıllarla ve değişen akımlarla ara ara “moda” olan bir grup. Şu dönem “moda” zamanları olabilir.

“Naklen” – Mavi Sakal: Mavi Sakal dağılmaların ve yeniden bir araya gelmelerin grubu. Şimdi yıllar sonra Kaan Altan, Genç Osman Yavaş, Murat Tümer bir araya geldi ve ekibe ilk kez katılan Sinan Tansal ile Mavi Sakal’ı canlandırdı. Ancak bu sefer de “Neden Tibet Ağırtan yok?” diyen bir kitleye dert anlatmak zorundalar. Bunları geçip müziğe gelirsek hayırlı bir iş oldu bu birleşme. İyi rock müziğe ihtiyacımız var. Şimdilik “Naklen” isimli bir EP söz konusu. Dört parça var. Biri albüme adını veren “Naklen”in ikinci bölümü. “Sen Geldin” ve “Nena” gitar sound’unu sevenleri mutlu eden şarkılar. Mavi Sakal günümüzün Anadolu motifli rock müziği furyasından ayrı, modalardan ve trendlerden uzak kendi kulvarında yoluna devam ediyor.

“Every Open Eye” – Chvrches: İskoç indie pop üçlüsü kendi memleketinden ve Avrupa’dan önce Amerika’da büyük olma başarısını gösterdi. Böylece ilk albümleri “The Bones
of What You Believe” hiç de küçümsenmeyecek bir satış rakamına ulaştı. Bunun ardından ikinci albüm elbette merak konusuydu. Sonuç başarılı. İlk albümdeki minimal popun bir adım sonrasındayız. Daha sofistike düzenlemeler müziğin ruhunu değiştirmiyor. Sanırım yılın en iyi pop albümlerinden biriyle karşı karşıyayız. Albüm potansiyel hit şarkı dolu. Anti-Amerikan değilim ama Ada’dan çıkan her şeyin daha klas olduğu gerçeğine inanırım. Türünün kaliteli örneği.

“Music Complete” – New Order: Her ne kadar artık Peter Hook’un bas riff’lerinden mahrum olsa da New Order, “Music Complete”te sanatsal çizgisinden ve bütünlüğünden uzaklaşmış değil. Prodüktörlerden Stuart Price, Madonna’dan yakın zamanda beğendiğimiz Everything Everything’e tarzlar değişse de elektronik dokunuşlarıyla sanatçılarına hayat veren bir isim. Chemical Brothers’dan Tom Rowlands diğer prodüktör. Albüm iki elektronik üstadı ve New Order’ın müzikal mirasıyla oluşan, dans ağırlıklı üst düzey bir iş. “Singularity”, “Tutti Frutti”, “Restless”ı albümün üç farklı ucunu gösteren örnekler olarak dinleyebilirsiniz. New Order son yıllarda (önceki iki albümü de katarak söylüyorum) bu kadar tatmin edici bir albüm yapmamıştı.

Mehmet Tez – Milliyet

No comments

Leave a reply