Suçlu bulundu: Laktozsuz latte

0 Posted by - 01 May 2018 - KÖŞE YAZISI

Algıda seçicilik midir nedir bilmiyorum. Bugünlerde dünyada herkes aynı şeyleri konuşuyor gibi geliyor. Polonya’da çalışan bir tanıdık var. Geçen sohbet ediyoruz. “Her yerde aynı meseleler gündemde” dedi. Orada da iktidarın sağa kayması gündemdeymiş. 2015 seçimlerinin ardından AB’ye şüpheyle bakan muhafazakâr Hukuk ve Adalet Partisi, oyların yüzde 34’ünü alarak tek başına iktidara gelmişti. Değerler, tarihi birikimler, toplumlar ve gelenekler farklı, kıyaslanmaz. Ama meseleler ve endişeler bugün dünyanın pek çok yerinde aynı. Pek çok ülkede bir ikiye bölünme yaşanıyor. Bir taraf totaliter, sağ eğilimli. Diğer taraf liberal ve özgürlükçü. Bir taraf dangır dungur, kimseye sormadan burnunun dikine gidiyor; diğer taraf dur yapma, bir dinle diyor. Ama neticede gücü yetmiyor. Çünkü sandıklarda az farkla yeniliyor. İkiye bölünme denmesi de bundan. Bu ikiye bölünmenin tarafları neredeyse aynı sayıda. Arada küçük sayısal farklar var.

Siyasi görüşün karşıt iki parçası eşit sayıda olunca iktidara gelsen de yönetemiyorsun. Çünkü çoğunluğun rızasını alamadığın için, buna da hiç önem vermediğin için huzuru bulamıyorsun. Ben ne istersem onu yaparım dediğinde, itiş kakış gerginlik de bitmiyor. Yarı yarıya memnuniyetsizler var çünkü karşında.

Neden böyle oluyor peki? Polonyalılardan biri şöyle demiş:

“Sandığa gitmiyorlar. Üçüncü nesil kafelerde laktozsuz latte’lerini beklemekle meşguller çünkü… ”

Bu, bana aktarılan İngilizce cümlenin hayli “hafifletilmiş” hali. Söyleyin, biz de bunu ve buna benzer cümleleri devamlı duymuyor muyuz? Filanca kesim sandığa gitmiyor, şu kesim sandığa gitmiyor, bu kesim oy kullanmadı… Sizi bilmem ama bana bu klişelerden bıkkınlık geldi.

Sandığa gitmediler, siyasete ilgisiz kaldılar deniyor. Sandığa gidince, bu sefer oylarına sahip çıkmadılar deniyor. Oylarına sahip çıkmak için örgütlendiklerinde, bu defa yeteri kadar çalışmadılar deniyor. Oy verdikleri parti ya da partiler iktidara gelemeyince, bu defa da sonuçlara sessiz kaldılar deniyor. İcraatlara tepkisiz kaldılar deniyor. Yasalar geçince, gösteri yapmadılar, seslerini çıkarmadılar deniyor. Ekonomi kötüye gidince gündemle ilgisizler deniyor.

Yahu iyi güzel de her şeyi “laktozsuz latte” kuyruğundakiler yapacaksa siyasi partiler ne yapıyor? Hangi parti bir şeyi protesto etmek, bir olumsuzluğu değiştirmek için, tabanından gelen bir talebi kamuoyuna yansıtmak için konuşmak ya da kınamak dışında bir şey yapıyor? Şurada seçime kalmış 40 günden biraz fazla, daha hâlâ adaylar belli değil. Programlar belli değil. Kapalı kapılar ardında ziyaretler miyaretler… Şu olur ama şu da olabilir dedikodularıyla günlerimiz çarçur oldu gitti. Aday belli değil, aday olmayacaklar kesin belli diye neredeyse zil çalıp oynayacaklar var. “Oh neyse aday olmayacakmış.”

Ama tabii “laktozsuz latte” suçlamak varken neden kendimizi yoralım?

Mehmet Tez – Milliyet

No comments

Leave a reply