Tarantino ve Morricone

1 Posted by - 24 January 2016 - KÖŞE YAZISI

mtez“Getto” gafı kadar ilgi görmeyen gerçek şu ki “Hateful Eight”, Tarantino’nun orijinal müzik bestelenen ilk filmi. Aynı zamanda Ennio Morricone’nin de 40 yıl sonra müzik yaptığı ilk western filmi.

Quentin Tarantino hakkında pek çok şey söyleyebilirsiniz. Onu sevmeyebilirsiniz, avam bulabilirsiniz, kibirli diyebilirsiniz, “son dönem bozdu”, “hiçbir filmini beğenmedim”, “gerçek sinema bu değil” de diyebilirsiniz.

Ama iki şeyi diyemezsiniz: “Irkçı” diyemezsiniz. Bir de “müzikten anlamıyor” diyemezsiniz. Çünkü doğru değil. Filmlerine, favori oyuncularına bakarsanız zaten anlarsınız bu adamın derinizin rengiyle, DNA’nızla, etnik kökeninizle ilgili olmadığını.

Siyaseten doğruculuğu, kendi iktidarını dayatmak için bir tür çağdaş eziyet haline getiren Amerikalı siyaseten doğrucu ekolün bu eziyetinin en belirgin metotlarından biri, kelimeleri ve ifadeleri soyutlaştırıp yabancılaştırarak değerlendirmek. Ve yargısız infaz. Tarantino gibi ırkçılıkla alakası olmayan birine “getto” lafını cümle içinde kullandı diye saygısız ya da dikkatsiz diyebilirsiniz ama küt diye “ırkçı” demek, itibarsızlaştırmak ve lince kalkışmak, bazı çevrelerin savunduğu kavramların içini çoktan boşalttığının kanıtı olsa gerek. Siyaseten doğruculukla hiçkimse South Park’ın son sezonundaki kadar zekice dalga geçemeyeceğinden, ben işin müzik kısmına değineceğim.

hateful 1

Quentin Tarantino, eleştirildiği bu cümleyi 10 Ocak’ta Altın Küre ödül töreninde sarf etti. O sırada son filmi “Hateful Eight”’in “Best Original Score”, yani “En iyi Film Müziği” ödülünü elinde tutuyordu. Bu konuşmada sinema tarihine geçmiş bir yönetmen olarak alçakgönüllülükle kendini övmüyor, Ennio Morricone’yi övüyor, ona ne kadar saygı duyduğunu anlatıyordu.

Morricone bugün 87 yaşında ve gelmiş geçmiş en şahane film müziklerinden bir kısmı onun imzasını taşıyor. Herhangi bir yerden ödül alıp almaması da mühim değil, zaten dillere destan filmlerin dillere destan müzikleri bunlar (Morricone, albümleri 70 milyon albüm satmış bir besteci). 500 kadar film ve televizyon yapımı müziğinde imzası var. Bunlar arasında “İyi, Kötü ve Çirkin” başta olmak üzere Sergo Leone’nin meşhur “Dolar” üçlemesi. “Once Upon a Time In The West”, “Once Upon a Time In America”, “Cinema Paradiso”, “1900”, “The Thing”, “The Untouchables”, “Days Of Heaven” gibi sayısız Hollywood yapımı bulunuyor. Pasolini’nin “Salo”sundan, Dario Argento korkularına, İtalyan komedi filmlerine, dramlara müzik besteledi.
2007’de kendisine Akademi tarafından Onur Ödülü verildi, ancak yaptığı bir film müziğiyle hiç Oscar kazanmadı.

Tarantino’nun Altın Küre ödül törenindeki heyecanı biraz da bundandı. Morricone’nin filmine yaptığı orijinal müzikle ilk kez Oscar almasını istiyor, bunu hak ettiğini düşünüyordu.
Morricone’nin kariyeri neredeyse sinema tarihi kadar eski. Ve Tarantino’nun Morricone hayranlığını analmak zor değil.

Tarantino, ucuz film estetiğini eğip büküp bundan yeni bir sanatsal sinema dili yaratmaya girişmişti. Morricone bu filmlerin atmosferinin ayrılmaz bir parçası çoğunun müzikal arka planın mimarıydı. Elbette o da western’lerin, İtalyan yapımı barok korku klasiklerinin, polisiyelerin, mafya öykülerinin müziklerini bestelerken görüntüyü ve hikayeyi kendi sanatı doğrultusunda yüceltmişti.

Tarantino’nun 87 yaşındaki Morricone’ye dair “geç buldum, bu saatten sonra kaybedemem” ruh halini anlamak lazım. Morricone onun için bir idol. Tarantino’nun “getto” lafıyla anlarmak istediği, ve elbette yüzüne gözüne bulaştırdığı gerçek, Morricone’nin diğer sinema bestecilerinden farklı olduğu gerçeği.

morricone

Bu fark Morricone’nin müziklerinde bulduğumuz 20’nci yüzyıl popüler kültürünün müzikal izdüşümüdür. Debussy, 19’uncu yüzyıl bireyinin duygu dünyasını nasıl anlatmışsa, Morricone’de 20’nci yüzyıl insanının algısına ve ruhuna hitap etmiştir. Bunu klasik müzik, caz, rock, pop, country kullanarak yapmıştır.

Tarantino önceki filmlerinde unutulmuş oyuncuları, modası geçmiş karakterleri ve hikayeleri bulup çıkardığı gibi kimsenin bilmediği dinlemediği şarkıları da filmlerine koyarak onlara değer kattı. Ancak “Hateful Eight” öyle değil. Bu özgün film müziği bestelenen ilk Tarantino filmi. Aynı zamanda Morricone’nin de 40 yıldan bu yana müzik bestelediği ilk western filmi.
Morricone, Tarantino’nun senaryosuna bakarak ikna olduğunu anlatıyor. Aslında tekrar western müziği yapmaya niyeti yokmuş. “Sergio Leone tarzı bir film olsaydı ben yapmasam daha iyi diyecektim” diyor, “bu geçmişin tekrarı olurdu ve muhtemelen çok eleştirilirdik.”

Morricone bu işe yanaşmaya eğilimli değilken Tarantino onu Roma’daki dairesinde ziyaret etmiş ve ikna etmiş. Morricone “Django Unchained” için “çok fazla kan var, ilgimi çekmedi” derken, ne oldu da hayli kanlı olan “Hateful Eight”e ikna oldu, orada Tarantino’nun senaryosu ve ikna yeteneği devreye girmiş olmalı.

“Getto” gafıyla gölgelenen heyecanın perde arkası ve hikayesi böyle…

(Not: Morricone’nin filme doğaüstü bir atmosfer katan müziklerini merak edenler olabilir. Filmin orijinal müziği geçen hafta albüm olarak yayımlandı: “Hateful Eight, Original Motion Picture Soundtrack” – Ennio Morricone.)

Mehmet Tez – Milliyet

No comments

Leave a reply