Uzelli’nin “psychedelic” Anadolu’su

1 Posted by - 20 March 2017 - KÖŞE YAZISI

mtezDünya literatürüne altın harflerle kazıdığımız “Turkish Psychedelic”, ucu bucağı belirsiz engin bir derya. Uzelli’nin tozlu arşivlerinden neler çıkmış neler…

Yıllar önce bir haber için görüş almak üzere Metin Uzelli’yi Unkapanı’nda ziyaret etmiştim. Görüşmemiz sırasında bir ara orijinal master teyplerin olduğu bir odaya götürmüştü beni ve dolapların kapağını açmasıyla bilinmeyen bir dünyanın da kapıları aralanmıştı. Belki de hiç bilip duymadığımız yüzlerce ismin bazıları bu raflarda gün yüzüne çıkmayı bekliyordu. “Bir gün bunları değerlendireceğiz” dediğini hatırlıyorum.

“Uzelli Psychedelic Anadolu” albümünün çıkış haberi bu anımı canlandırdı. Şimdi sanırım o dolaplar eşelenmiş, kayıtlar gün yüzüne çıkarılmış ve ilginç, incelemeye dinlemeye değer bir derlemeye imza atılmış.

Tanınmış isimler bir yana, Anadolu’dan gelen müzisyenlerle o kadar çok kayıt yapılmış ki zamanında bugün hâlâ “Psychedelic Turkish” dediğimizde bilinmeyen bir kıtadan söz ediyoruz aslında.

Bugüne kadar ağırlıklı olarak tanınmış, daha az sayıda sonradan tanınan isimlerin albümleri ve kayıtları üzerinden kendini gösteren bu tarzda aslında zamanında ilgi görmemiş daha çok sayıda kayıt mevcut.

Özellikle 70’ler nasıl bir dönemmiş, o dönemin insanları ne güzel insanlarmış ki türlü siyasi ve ekonomik kriz devam ederken “Yav şimdi müzik mi yapılır, sırası mı bu kadar dert varken?” demeden kendilerini müzikle ifade etmişler. Bu albümler, single’lar bu kadar fazla basılmış ve yayılmış. Halkımız da dinlemiş, kendini bulmuş.

Bugün 70’lerdeki kadar çeşitli ve zengin bir müzikal kültür ve ifade yelpazemiz var mı emin değilim. Dijital dağıtım çağında bu kadar fazla ve çeşitli üretim olsa haberimiz olurdu herhalde diye düşünmemek elde değil.

O dönem neredeyse her kentten ve yöreden, önce geleneksel Anadolu müzikleriyle yoğrulup daha sonra bu temeli evrensel tarza aktarma arzusunda çok fazla grup ve sanatçı kayıt yapmış. Bugün böyle bir sentezden ya da kitlesellikten söz edebilir miyiz emin değilim.

Albüme gelecek olursak 10 şarkılık bu derleme, Uzelli arşivlerindeki 1975-1984 yılları arası döneme odaklanıyor. Elektrik bağlama, moog ve muhtelif synthesizer’ların kullanıldığı bu şarkılar gerek vokalleri gerek ritim özellikleriyle hem çok Anadolu kokuyor hem de çok funk. Her şeyden önce analog kayıt tadı alınıyor. Düzenlemeler de dönemi yansıtan işler.

Albüm için “Psychedelic” tanımını kullanmayı tercih etmiş. Doğrudur, Batı’da bu tanım geçerli, Anadolu pop ya da Anadolu rock bu isimle tanınıyor (plak olarak basılan albümü Kudos Records dağıtıyor). Müzikler ise çok daha değişik kafalarda.

Göbek havaları, funk türküler, rock ne ararsanız var. Mesela Erkin Koray’ın “Öksürük”ünün buradaki kaydı şahane. Kerem Güney, Zor Beyler, Âşık Emrah, Elvan Selim, Akbaba ikilisi, Ünal Büyükgönenç, Neşe Alkan, Ali Ayhan her biri farklı açılımlarla albümün yelpazesini genişletiyor.

40 yıl önce yapılan kayıtlar arasında hâlâ yepyeni ve heyecan verici müzikler bulabilmek büyük bir zenginliğin göstergesi. Bu çeşitlilik bizi ayakta tutan, birbirimize bağlayan en önemli zenginliğimiz. Tek tipleşmek bunu ortadan kaldıran bir şey. Bunu bir kere daha anlıyor insan.

Uzelli’yi bu girişiminden dolayı tebrik etmek lazım. Albümün plağını derhal internetten ısmarlamanızı tavsiye ederim.

Mehmet Tez – Milliyet

FacebookShare/Bookmark

No comments

Leave a reply