VAPURUMUZU GERİ İSTİYORUZ

0 Posted by - 07 June 2015 - KÖŞE YAZISI

mtezİstanbullulara sormadan, İstanbul’un tarihi ve estetik değerleri dikkate alınmadan inşa ettirilen ve hizmete sokulan yeni vapurlar İstanbullunun maneviyatına, anılarına, toplumsal belleğine darbedir.

Vapur bizim İstanbul’daki ender mutluluk anlarımızdan biri. Metrobüse binince mutlu olmazsın, metroya binince içinde bir sevinç dalgası yükselmez. Otobüste kendini her şeye rağmen mutlu hissetmezsin. Vapurda hissedersin.
Bir estetik değer, güzellik

Vapur dünyanın en şahane toplu taşımacılık şekli. Bütün vapurları demiyorum. Bizim vapurları diyorum. Bizim vapurlarımız dünyanın en güzel toplu taşıması. Toplu taşıma gibi sıkıcı bir şeyi, “vakit kaybı”nı günün en güzel anı haline getirebilen bir büyüsü var vapurun. Haliyle, edasıyla, dumanıyla, rengiyle, düdüğüyle klasik İstanbul vapurundan bahsediyorum. Neredeyse patenti alınması gereken, dünya mirasları arasına girmesi şart olan bir değer vapurumuz. Tablolara, şiirlere, romanlara girmiş. Dünyanın dört bir yanından insanlar da İstanbul’a tarihi yerleri görmek kadar bu vapurlara binmeye de geliyor.

vapur-ibbŞimdi vapurları “düzeltmeye” çalışıyorlar. 150 yıllık vapuru düzeltecekler. Tarihi sarayları, yalıları, İstanbul surlarını, antik kentleri, AKM’yi restore edip düzelttikleri gibi düzeltecekler. Sanki bu belediyeden önce İstanbul’da Boğaz yoktu, kimse nasıl vapur yapılacağını bilmiyordu. Vapur diye yaptıkları ve bizi içine tıktıkları her yanı kapalı bu yüzen klimayı kim merak eder, kim buna bakıp mutlu olur, kim buna bakıp şiir yazar, kim bunun içinde kendini İstanbul’da hisseder? Martılara simit atamayacağın, güvertesinde püfür püfür çay içemediğin vapur mu olur?

Vapur her tarafı giderek çirkinliğe, yağmaya, orantısız betona maruz kalan İstanbul’un Tarihi Yarımada silüeti gibi bir klasik görüntü, bir dünya markası, bir kültürel varlık, bir estetik değer, bir güzellik. Berlin’de Doğu Almanya döneminden kalan sarı tramvayı Berlin belediyesi neden değiştirmiyor, paraları mı yok? İngilizler neden klasikleşmiş taksilerini, kırmızı iki katlı otobüslerini muhafaza ediyor? Copacabana sahilinde yapımı 1970’te tamamlanan Roberto Burle Marx tasarımı kaldırım neden her yıl yenilenmiyor? Neden Parisliler Eyfel Kulesi’ni yıkıp yerine AVM yapmayı tartışmıyor? Gezmeyi pek seviyorsunuz; bu şehirlere gittiniz ne öğrendiniz, hiç mi bir şey anlamadınız gördüklerinizden, kent kimliği meselesinden?

Bakın bu belediye bir önceki vapurların modelini halka sordu. Halkın tercih ettiği modeli hayata geçirdi. Bundan bir önceki “yeni” vapurlara bu kadar itiraz oldu mu? Bu vapurları halka seçtirirken halkın iradesi iyiydi, peki sonra ne oldu da halkın görüşü bir anda gereksiz bir şey haline geldi söyler misiniz?

Gezi zamanında bir otobüs durağının yerini bile halka sormaya söz veren Başkan Kadir Topbaş beye soruyorum, ne oldu da artık bizim vapurumuzu bize sormaktan vazgeçtiniz? Halka sorularak yaptırılan önceki “yeni” vapurun nesini beğenmediniz, milletin tercihinin neresi ters geldi de bunda karar kıldınız? Halkın istediği vapur kanlı canlı ortadayken bu ucube nereden çıktı?

Niye başka konularda inovasyon olduğunda bu kadar itiraz olmuyor? Çünkü vapurun manevi değeri var. Maneviyat sadece sizin önem verdiğiniz kitaplarda yazanlar değildir. Maneviyat din de değildir illa. Maneviyat duygulardır. Sevgidir. İnsanın çevresiyle bütünleşmesinden aldığı huzurdur. Denizdir, topraktır, ağaçtır. Ortak hafızadır. Bazı şeylere dikkat edeceksiniz. Toplumsal kodlarla, bellekle, anılarla, değerlerle bu kadar oynamaya, her şeyi bu kadar kurcalamaya, önemli kararlar alırken bu kadar hoyrat davranmaya kimsenin hakkı yok. Bizi bize rağmen düzeltmeyin. Mesele iyi olması değil. Yeni olması değil. Modern olması değil. Anlamıyor musunuz?

Ben eski vapurumu seviyorum. Evet metrobüse biniyorum, metroyla yolculuk ediyorum, Marmaray’ı kullanıyorum, modern ulaşımdan faydalanıyorum. “Eski otobüsler ne güzeldi, nerede o troleybüsler?” demiyorum. Ama vapur başka. Bir belediye şehrine, şehrinin insanına bu kadar yabancı olmamalı. Bu vapura insanları tıkmak İstanbul’dan ve sakinlerinden resmen nefret etmektir.

Vapurdan vazgeçmek kendinden vazgeçmektir ey İstanbullular. Bu yeni vapur hepimizin ortak belleğine saldırıdır, darbedir. Bu vapur İstanbulluya “Biz sizi adam yerine koymuyoruz” demektir. Otoban duvarlarına ektiğiniz, her ay solan ve baştan dikilen zarar ziyan çiçekleriniz, şehrin her yanındaki saksı ağaçlarınız, denizi doldurup üzerine ektiğiniz o bereketsiz yapay çimler, refüjlere yaptığınız kilim desenleriniz sizin olsun.

Biz vapurumuzu geri istiyoruz.

Mehmet Tez – Milliyet

FacebookShare/Bookmark

No comments

Leave a reply