Y kuşağı erkeğinden yayıncılığa müdahale

1 Posted by - 17 October 2015 - KÖŞE YAZISI

mtezGeçen hafta yayıncılık âleminde iki gelişme oldu. Playboy artık çıplak kadın fotoğrafı basmayacağını açıkladı ve bağımsız müzik medya grubu Pitchfork, Conde Nast’a satıldı.

Playboy ile Pitchfork’un kaderi aynı sebepten değişti. Anlatmaya Pitchfork’tan başlayayım.

1995’te “internet yayımcılığı” başlıklı konferanslar düzenlenirken kurulmuş bir online müzik dergisi, geçen salı dünyanın en büyük dergi yayın grubuna satıldı. Bir defa hakkını verelim; bugün indie, alternatif müzik varsa, ana akım dışında bir şeyler değer kazandıysa bunda Pitchfork’un payı küçümsenemez. Müzik zevklerini tartışsam da bunu tartışamam.

Pitchfork yıllar içinde online müzik yayıncılığı yanında Pitchfork Review adında bir basılı dergi çıkaran, pek çok festival ve konser düzenleyen, dünya çapında bir platform haline geldi bugün.

pitchforkPeki Conde Nast ne düşündü de satın aldı diye sorabilirsiniz: “Adamlar Vogue’u, Vanity Fair’i, GQ’yu, The New Yorker’ı, Details’i çıkarıyor, Pithcfork’la ne alakları var?”

Conde Nast’ın dijital yayınlardan sorumlu yöneticisi Fred Santarpia “Pitchfork’u satın almakla okuyucu kitlemize millennial erkeğini de katmış bulunuyoruz” diye konuşmuş New York Times’a. Y kuşağından bahsediyor, Y kuşağı erkeğinden.

Pitchfork kurucusu Ryan Schrieber “Conde Nast imkanları ve kaynaklarıyla işimizi daha iyi yapacağız, dünyanın her yerindeki müzik dinleyicisine ulaşıyoruz” demeye devam etsin, Conde Nast’ın gözünde Pitchfork yeni nesil bir erkek dergisidir.

Pitchfork’un bir erkek yayını olduğu ve erkek gözüyle zaman zaman da hayli seksist olabildiği, muhtelif haberlerle izah edilmeye çalışılıyor.
(“Kadın mastürbasyonu hakkında 13 şarkı” başlıklı haber son örneklerden biri.)

Ancak bu gerçek, Pitchfork’un 2012’de kendi okurları arasında yaptığı bir araştırmada daha net ortaya çıkıyor. Pitchfork okurlarının yüzde 82’si erkek. Yaşları ise 18-34 arasında. Yani yeni nesil genç erkek. Conde Nast’ın ilgilendiği konu da işte bu.

Nielsen’in 2014’te yaptığı bir araştırma Y kuşağı erkeğinin tüketim açısından anlaşılmaz, güvenilmez olduğunu ortaya koymuş. Herhangi bir ürüne, tarza, değere bağlılık yok. Çok fazla televizyon da seyretmiyorlar. Yani reklamcılar tarafından klasik yollarla ulaşılamıyorlar.

Fakat o ne? Aynı araştırma şunu söylüyor: “Y kuşağı erkeği çok ciddi müzik dinleyicisi.” Amerika’da bu segmentte yer alan erkekler sevgilileriyle günde ortalama 10 saat 46 dakika geçiriyor. Ama günde 11 saat 46 dakikalarını müzik dinlemeye ayırıyorlar. Dijital radyolar ve stream platformları favori mecraları. Onları televizyon başında göremezsiniz, Spotify ya da Pandora veya her neye ulaşabiliyorlarsa oradalar. Bu kesime müzik üzerinden ulaşmak dışında bir şansınız var mı?

Ve bu kesim pop dinlemiyor. Sofistike bir zevki var. Onlara ulaşmak için onların zevkini anlamalısınız. Pitchfork o yüzden değerli. Halen Conde Nast grubunun tek müzik yayını.

hugh4
Y kuşağı erkeği Pitchfork’u Conde Nast’a satmakla kalmıyor, kırmızı saten bornozu içinde yılların hedonisti Hugh Hefner’e de havlu attırıyor. 70’lerden bu yana 5.6 milyondan 800 binlere düşen tirajıyla zaten krizde olan Playboy “İnternet çıplaklığı, erotik ve pornografik dergiciliği kârlı olmaktan çıkardı” açıklamasıyla artık çıplak kadın fotoğrafı basmama kararını aldığını açıkladı. Madem dergi alan kitle çıplaklık için almıyor sonucuna varıyorsunuz, o halde derginizi kültürel açıdan güçlendirip bir moda, müzik, yaşam kültürü yayını haline getirmeye çalışmak dışında bir çareniz de yok.

Y kuşağı erkeği yayıncılığa geçen hafta işte böyle müdahale etti.

Mehmet Tez – Milliyet

(Açılış fotoğrafı: Pitchfork kurucusu Ryan Schrieber)

No comments

Leave a reply