Yeniden 60’lar

0 Posted by - 11 February 2017 - KÖŞE YAZISI

mtezFrançoise Hardy, Brigitte Bardot gibi sembol vokallerin ve dönemin avangart müziğinin etkilerini taşıyan The Shacks, 60’ları yeniden üretirken ilham aldığı orijinalleri yüceltiyor.

Shannon Wise’ın, Françoise Hardy’den etkilenmiş olduğu açıkça belli olan vokali, tek başına bile bizi 60’lara ışınlamaya yeterli. Ama The Shacks bununla yetinmiyor, 60’lara ışınlanmayı ve orada kalabilmeyi garanti etmek için davul, gitar tonları, klavyeler, ritim ve melodilerle de o yılları yeniden inşa ediyor.

shacks albumBu yeniden inşa mühim mesele. Taklit, orijinalinden daha gerçek olabiliyor bazen. “Mad Men”de Megan’ın Don Draper’a evin salonunda şarkı söylediği sahnenin, 1968 yapımı “The Party”de Claudine Longet’nin şarkı söylediği sahneden daha az orijinal olduğunu söyleyebilir miyiz? Bence ayırt etmek zor. Taklit zaman zaman orijinali aşabiliyor ama her zaman orijinali yüceltiyor. Baudrillard’ın fikri sularına, “simulacra” kavramının derinliklerine ve Eco’nun denemelerinde bahsettiği Amerikan aşırı geçekçiliğine girmeyi başka bir yazıya bırakarak, müziğe geri dönelim.

Max Shrager ve Shannon Wise’ın müzikal beraberliği, “The Party”de söylenen şarkıdan 46, “Mad Men”de söylenen şarkıdan 6 yıl kadar sonra 2014’te New York’ta Queens’de başlıyor. Big Crown Records çatısı altında gerçekleşen bu tanışma başlarda Elvis usulü rock yaparız diye başlıyor. Shannon Wise’ın Hardy, Bardot ve dönemin avangart Fransız hallerini yansıtan tarzıyla başka yerlere savruluyor belli ki.

Max Shrager bu müzikal yapının arkasındaki mühendis. Mesleğe Daptone Records’a evde kaydettiği demolar yollayarak başlamış. Prodüktör/müzisyen olarak daha işin başında. Wise’ın hikayesi şarkıcı annesi ve prodüktör babası dolayısıyla müzikle büyüyen bir kızın hikayesi. Vokali kadar besteciliği de ilginç. Bu 20’lerindeki iki genç insan onlar doğmadan çok önce filizlenen müziklerden ilham alıyor, dönemlerinde olan biten akımlarla, modalarla pek ilgilenmiyorlar.
“İnsanların yeniden gerçek müzik dinlemekten heyecan duymalarını istiyoruz” diye konuşuyorlar. “Dürüst hikayeler anlatmaya çalışıyoruz. Sıradan şeyler. Sürreel, inanılmaz şeyler değil. Hepimizin başındna geçen şeyler…”

Bu tepkilerini anlayabiliyor insan. Günümüz müzik dünyası hayli yapay, tüketime hazır malzemeler sunuyor. Geçmişten gelen, yaşatılan, hatırlanan gerçek bir ses hala insanları heyecanlandırabiliyor.

“Revival”ların, belli dönemlerin kültürel unsurlarını yeniden üretmenin de elbette suni bir yanı var diye düşünebilir insan. Ama hikaye anlatıyorsanız, yeri ve zamanı seçmek, değiştirmek elinizde. The Shacks evrensel hikayelerini, sıradan insanlara dair duyguları ve meseleleri bu şekilde daha iyi anlattığını düşünüyor olmalı. Ben sevdim.

Mehmet Tez – Milliyet

No comments

Leave a reply