Yerli plaklar, plakçılar arasında

1 Posted by - 28 May 2017 - KÖŞE YAZISI

mtezYerli grup ve sanatçıların, çoğu bağımsız firmalardan çıkan albüm ve single’ları artık çoğunlukla plak formatında da basılıyor ve mahalledeki müzik dükkanlarında yerlerini alıyor.

“Bakkal süpermarkete karşı” klişesi bugünlerde müzik dünyamızda yaşanıyor desem çok yanlış olmayacak. 90’ların başından itibaren bir bir kapanmaya başlayan küçük müzik dükkanlarının bir süredir geri döndüğüne tanık oluyoruz. Dünyanın belli başlı büyük şehirlerinde olduğu gibi İstanbul’da da bir ara sayıları iki – üç’e düşen ve kültürel açıdan önemli bir misyonu kahramanca sürdüren dükkanların sayısının artmasını müzik üretiminin çeşitlenmesine ve artmasına bağlayabiliriz. Ve elbette plak meraklısı dinleyiciler kadar, bu işe gönül veren ve bu işi zorlu şartlarda icra eden kahraman dükkan sahiplerine.

Zincir mağazalarda üç beş rafta kendine yer bulabilen müzik, bugün hem buralarda kapladığı alanı artırdı hem de eskiden olduğu gibi mahalledeki dükkanlara dönüş yaptı. Bugün D&R’a girdiğimde eskiden hayal edemeyeceğim kadar plak görüyorum. Ancak burada büyük firmaların ithal ettiği yeniden basımlar ve yeni plakları bulabilirsiniz. Bağımsız, daha nadir plaklar için mahalladeki dükkana uğramak lazım.

zihni-müzik

Geçen gün Kadıköy’de vapurdan modaya doğru bir yürüyüşe çıktığımda Zihni, Atlantis, Hammer, Vintage, Rainbow45, Outro, Orfe Moby Dick, Plakhane derken eve sekiz plakla döndüm. Aynı şeyi Avrupa yakasında da yapabilirdim. Hemen aklıma gelenler, Derform, Plakhane, Kontraplak, Lale Plak, Opus 3a, Analog Kültür, Groove, Rehavet, Jammin’s, Mono Plak, RPM…

Mahallelerde sayıları giderek artan müzik mağazaları/plakçılar, zincir mağazalarda bulamayacağınız albümleri plak ya da CD formatında önünüze koyuyor. Zaten bu şekilde bir kanal açıldığından bağımsız firmalar da buralara giderek daha fazla eseri fiziksel formatlarda koyabiliyorlar.
outro-music-store
Mesela ben Konstrukt’ın (Korhan Futacı, Umut Çağlar, Korhan Argüden, Özün Usta) 2014’te Tarcento Caz Festivali’nde kaydedilmiş ve Holiday Records tarafından 200 adet basılmış plağını Zihni’de önümde görünce dayanamayıp aldım.

Birkaç plak ilerisinde Da Poet’in “Beat Tape”inin devamı “Beat Tape 2” duruyordu, o da torbaya girdi.

Jakuzi’nin plak baskısı, Ponza’nın ilk EP’si, Uluru’nun “Imaginary Sun” albümü, “İstanbul Street Thrash” adlı punk derlemesi, “The New Generation Of Turkish Psychedelic” derlemesi gözüme çarpanlardan bazıları.

Bu plaklar bugün bu dükkanların çoğunda mevcut. Mesela Pentagram’ın “Akustik” albümünün plağını, ya da muhtelif 70’ler pop derlemelerini, yeniden basılan Türk pop klasiklerini (Rainbow45’in bastıkları ve diğerleri) D&R’larda da bulabilirsiniz ama bağımsızları sadece küçük dükkanlar satıyor. Bu da onları özel yapıyor.

Yerli baskılar şu anda plak aleminin hareketli alanı. Ama elbette adı geçen her dükkanın kendi uzmanlaştığı arşivi var. Kimi rock, kimi caz, kimi Türkçe, kimi metal alanında güçlü. Benim tavsiyem, plak sevin sevmeyin, plak toplayın toplamayın fark etmez, müzik dükkanlarını sırf yeni isimleri keşfetmek, biraz sohbet etmek, müzik aleminde neler oluyor koklamak için mutlaka ziyaret edin.

İyi ve hesaplı pikap önerisi

Şu ara plaklarla ve pikaplarla ilgili sorular mesajlar geliyor. “İyi ve hesaplı bir pikap öneriniz var mı?” “Plak almak için internet haricinde nerelere gidilir” gibi sorular. Yukarıdaki yazı belki biraz yardımcı olmuştur. Pikap seçimine gelirsek.

turntable-technics

Bu konuda, şu pikap hesaplı ve iyi demek mümkün değil. Herkes kendi bütçesine göre hareket etmeli. Hi-fi meraklısı değilseniz orta halli bir stereo amfi iki hoparlör yeter. Pikapta sesin kalitesi büyük ölçüde kafa ve iğne ile ilgilidir. Yani paranızı daha çok bu iki kaleme harcarsanız daha iyi sonuç alırsınız. Benim evde zamanında Vintage’dan ikinci el satın aldığım 70’lerden kalma ahşap gövdeli bir deck pikabım var. İğnesi ve kafası yenilendi gayet memnunum. Bir de Stanton’ımız var, çok daha donanımlı ve profesyonel bir alet ama evdeki pikabımın iğnesinden gelen yumuşak sesi tercih ederim. Uzun lafın kısası, evinizde basit bir sistem varsa şeklini tipini beğendiğiniz, mekanizması çalışan her pikap ok’dir. İğne ve kafayı elden geçirmek, gerekirse yenilemek şartıyla. Öte yandan şunu da unutmamak lazım, plak dinlerken ses kalitesinin en büyük belirleyicisi de elbette plağın kendisidir. Stüdyoda analog kayedilmiş bir müziği plakta dinlemek anlamlı. Dijital kayıtlar da plağa basılıyor ama bu o müziği sırf plak üzerinde diye analog yapmaz.

Müzik türünden bağımsız olarak plağa kaydetmek üzere yapılmış analog kayıtları tercih etmek lazım. Eski plakların değerli olması biraz da bundan çünkü dijital teknoloji öncesi böyle bir ayırım yoktu. Bu konu sabaha kadar uzar gider.

Hayatınızdan müziği eksik etmeyin. Bir iki plağınız da olursa tadından yenmez.

Mehmet Tez – Milliyet

*Görseller redbull.com.tr‘den alınmıştır.

No comments

Leave a reply