13 BAHAR ALAMETİ

0 Posted by - 21 April 2014 - LİSTE

Bahar İstanbul’a sadece böyle erguvanlı falan geliyor sanıyorsanız yanılıyorsunuz.
Not aldığım diğer alametler şöyle

Erken şortlu: Bir bahar klasiği. Her yıl mart başında güneş hafif yüzünü gösterince ara sokaklarda, sahil şeritlerinde, özellikle erken saatlerde görülmeye başlayan erken şortlular, artık her yerde. Şort şehirlinin bahar sevincidir.

Kadınlarda Birkenstock’ların belirmesi: İlk Birkenstock’lular leyleklerle aynı anda ortaya çıkıyor.

Espadril: Kadınlarımızda Birkenstock’la kendini gösteren bahar, erkeklerimizde daha çok espadril ile ortaya çıkıyor.

Sinek: Muhtelif boyutta ve büyüklükte… Geçenlerde evde serçe büyüklüğünde bir tanesiyle mücadele ettim, açık camdan dualar eşliğinde saldım gitti. Yaşasın bahar!

Sokak ısıtıcılarının kapanması: Her zaman ortamda “bir yerden esiyor, belime esiyor, üşüdüm, burası çok sıcak, klima kafama üflüyor, ayaklarım üşüdü, boynum tutuldu diyerek size hayatı zehir eden ısıya duyarlı birileri vardır ve olacak. Ama bahar demek şehrin kafelerinde restoranlarında daha az ısıtıcı, daha az şikayet demek.

İhtiyaç fazlası lale: İBB her yıl “o kadar çok lale yetiştirtiyoruz ki ne yapacağımızı bilemiyoruz bulduğumuz her deliğe yüzer yüzer dikiyoruz” temalı festivaliyle yılın o zamanının geldiğini ilan ediyor. Lale ve vergi çarçur festivali.

1 Mayıs’ta meydana çıkılacak mı çıkılmayacak mı döngüsü: Bu kısır döngü her yıl bu zamanlar kış boyu uyuduğu yerden çıkıyor hayatımıza giriyor. Kim nerede kutlayacak, kim nasıl engelleyecek. Derbi mübarek. (Meydanlar halkındır, 1 Mayıs Taksim’de kutlanmalıdır.)

Doğalgaz faturasının “gelir” normalleri düzeyine inmesi: Bütün büyük şehirlerde baharın müjdecisi. Sanki maaşa zam olmuş gibi sevin…

Yılın moda meyvesinin ve bitkisinin ilanı: Avokado olur, brokoli olur, papatya usaresi olur, ballıbaba sütü olur, menekşe kökü olur, zıkkım suyu olur. Say say bitmez.

Diyetçilerin artması: Bikini diyeti, tatil diyeti, güneşlenme diyeti, Bodrum diyeti, beach club diyeti vs öneren sağlıklı yaşam gurularının ortalığa dökülmesi, 10 ila 15 gün sürecek “Yok bu sefer kesin kararlıyım” girişimleri, bütün kış evde yatmayı açlıkla telafi çabası ve ilk deniz macerasının ardından eskiye dönüş.

Giyim kuşamda sersemlik: Gömlek mi, ceket mi, süeter mi, yağmurluk mu, mont mu, pardösü mü. Netice: Koltukaltında bohça gibi kazaklar montlarla kan ter içinde dolaşmak.

Bu yaz festivale konsere nasıl gireriz muhabbeti: Eskiden bu yaz kimler gelecek acaba heyacanı vardı. Şimdi hepsi önceden belli oluyor. Bu geleneğimizin yerini “giriş var mı abi, davetiye var mı, kesin sana geliyordur” heyecanı aldı. Bir millet davetiye arıyor, geri kalanı artı bir olma peşinde.

Köşe yazarlarının yıllık izinlerinin bir bölümünü kullanmaya başlaması: Sezonda çok kalabalık olur erkenden gidelim kafasıyla yıllık izninin bir bölümünü kullanan yazar, analizci ve yorumcu sayısında artış. Rakı-balık muhabbeti, filanca ananın yerinde kaymak yedim harikaydı, bu Gümüşlük de çok bozuldu tadında analizlerle kendini belli eder.

No comments

Leave a reply