2018’in en iyi albümleri – 4

0 Posted by - 23 December 2018 - KÖŞE YAZISI, LİSTE

Yılın öne çıkan albümlerini gözden geçirip sıraladığım 20 albümlük kişisel “yılın müzikal özeti” listesinde final bölümü. *2018’İN EN İYİ ALBÜMLERİ 1, *2018’İN EN İYİ ALBÜMLERİ 2, *2018’İN EN İYİ ALBÜMLERİ 3

“The Pool” – Jazzanova

Alman DJ ekibi Jazzanova uzunçalar albümleriyle değil, daha çok stüdyo session’ları, remix’ler, EP albümlerle tanınıyor. ‘90’lardan bu yana aktif olan ve dünyanın dört bir köşesinden müziklere radarı açık ekip son yıllarda pek çok iş çıkardı ama uzun zamandır ilk kez bir uzunçalar formatında bu yıl karşımıza geldi. İçinde Jamie Cullum, David Lemaitre’in de bulunduğu bir kısmıyla önceden de işler yaptıkları 12 isimle çalışılmış. Her parçada ayrı bir solist, ayrı bir tarz ve etki. Oldukça pop ama caz, house, downbeat etkileriyle hayli stil sahibi ve şık bir albüm.

“Wanderer” – Cat Power

Yılın en dikkat çekici indie folk albümlerinden biri Cat Power’dan geldi. Indie alemin en büyük idollerinden Chan Marshall’ın bu müzik endüstrisinde hayli uzun bir ara sayılabilecek altı yıl gibi bir sürenin ardından yaptığı yeni müzikler. Anne olduktan sonra hayatında yeni bir döneme giren ve bu dönemin kazandırdığı yeni bakış açısı, sorumluluklar, korkular, endişeler ve elbette tatminleri anlatan birinin hikayeleri bunlar. 46 yaşında alkolizm ve madde bağımlılığını geride bırakarak artık hayata ve oğluna sarılmış bir kadının yaşadığı dinginlik, huzur ve buna eşlik eden kırılganlıkla ilgili bu albümdeki her şey. Gitar/vokal ağırlıklı şarkıların çok fazla müzikal numaralara ihtiyacı da yok zaten. Bazen bir keyboard, bazen sıradan bir zil yetip artıyor.

“Hive Mind” – The Internet

R&B, funk, soul, bossa nova, rap, The Internet çok fazla türden beslenen bir ekip. Müzikleri insanı usulca fetheden romantik vokaller üzerine kurulu. ‘90’ların “chilly” şarkılarını hatırlatan, onlarcası art arda yayınlanan lounge derlemelerinden fırlamış gibi duran parçalar, bugünün müzikal anlayışı ve The Internet’in tezgahından geçince hayli başarılı olmuş. Kulağımızın çok iyi bildiği referanslar üzerinde sörf yapan bir albüm.

“Bottle It In” – Kurt Vile

Amerikan söz yazarı besteci şarkıcı geleneğini bugün hakkıyla devam ettiren isimlerden Kurt Vile. Albüm iki yıl kadar süren son turne esnasında farklı şehirlerde, çoğunlukla yolda yazılan şarkılardan oluşuyor. Kurt Vile gibi küçük büyük demeden her yerde çalan gezginler için bu çok normal. Indie müzik aleminin en bilge söz yazarlarından biri. Hayat, insanlar, ilişkiler hakkında uzun uzun hikayeler anlatıyor. Her zaman olduğu gibi gitarını boynuna asıp zamane Dylan’ı ya da Springsteen’i gibi dinledikçe büyülemeye devam ediyor. Kimi 10 dakika süren şarkılarından işte bu yüzden hiç sıkılmıyor insan.

“Con Todo El Mundo”- Khruangbin

Texas çıkışlı saykodelik rock ekibi her yanıyla Anadolu rock rüzgarları estiriyor. Gerek elektro gitar tonları, gerek melodilerdeki Doğu tadı, sanki türkülerimizden esinlenmiş gibi duran riff’leri ve akkor yapılarıyla kulağa hiç de yabancı gelmeyen bir müzik yapıyor. Enstrümantal ikinci albümleri ‘60’lar tipi funk, Latin ve saykodelik rock klasiklerinin izinden giden, referansları sağlam, icrası kuvvetli bir çalışma. Melodilerin solo gitara yüklenmiş olması, uzun gitar soloları açıkçası kulakların pasını siliyor. Alternatif cephede Batı’dan memlekete doğru gelen en orijinal işlerden. Tam bir janr albümü.

Mehmet Tez – Milliyet

*Kapak görseli: Kurt Vile

No comments

Leave a reply