ALKAN AVCIOĞLU YAZDI: ‘KARIŞIK KASET’İN İLHAM KAYNAKLARI

0 Posted by - 22 November 2014 - KÖŞE YAZISI, LİSTE

Bu hafta Türkiye’de ticari sinema adına nadir iyi örneklerden biri olan ‘Karışık Kaset’ vizyona giriyor. Biz de gelecekte ismini daha sık duyacağımıza inandığımız genç yönetmen Tunç Şahin’le filmin ilham kaynaklarını ve kendisini en çok etkileyen filmleri konuştuk.

Uygar Şirin’in aynı adlı romanından uyarlanan ve başrollerinde Sarp Apak ve Özge Özpirinçci’nin bulunduğu ‘Karışık Kaset’ bugün vizyona giriyor. Sezonun merakla beklenen romantik komedilerinden biri olan ‘Karışık Kaset’in yakın dönem Türk sinemasındaki benzer pek çok tür filminden en büyük farkı, kamera arkasında bir yönetmenin varlığını hissettirmesi. Açılış sahnesinden itibaren kameranın varlığı, yönetmenin tercihleri her detayda kendini olumlu anlamda belli ediyor. Sanat yönetiminden, görüntü yönetmenliğine kadar teknik kısımlardaki yetkinliğiyle de dikkat çeken film, ticari bir tür filmini sinemaya aşık insanlar yaparsa ne olur sorusunun adeta bir cevabı gibi. Daha önce iki kısa metrajı bulunan ve ilk kez bir uzun metraj için yönetmenlik koltuğuna oturan Tunç Şahin’le onu bir yönetmen olarak etkileyen ve ‘Karışık Kaset’in çekim sürecinde her daim aklının bir köşesinde olan filmleri konuştuk.

karışık kaset(1)

Büyük Umutlar (Great Expectations), 1998
Yön: Alfonso Cuarón

‘Karışık Kaset’i benim yönetme fikrim ilk olarak ortaya çıktığında kitabın yazarı Uygar Şirin’le referans filmleri konuşmuştuk. Uygar’ın aklında daha çok Before (Sunset, Sunshine, Midnight) serisi gibi bir yapı vardı. Ben referans film olarak Alfonso Cuaron’un Büyük Umutlar’ını göstermiştim. ‘Büyük Umutlar’ da ‘Karışık Kaset’ gibi on yıllara yayılan ve üç farklı zaman diliminde geçen bir öyküyü konu alıyor. Cuaron, defalarca kez filme aktarılmış bir roman üzerinde çalışmasına karşın, büyüleyici bir görsel dünya kurmuş. Filmdeki her bir kamera hareketi, tüm görsel öğeler büyük bir incelikle seçilmişti. 

büyük umutlar(1)

Buz Fırtınası (The Ice Storm), 1997
Yön: Ang Lee

‘Karışık Kaset’in ilk kısmı 1990’da, karakterlerin 13 yaşındaki hallerini konu alıyor. Seyircinin filme girebilmesi için genç oyuncuların gerçekten çok iyi bir performans göstermesi gerekiyordu. Sinemada çocuk oyuncuların büyüklerle eş değer performanslar gösterdiği filmlere bayılıyorum. Ang Lee’nin ‘Buz Fırtınası’ çocuk oyuncukların performansı açısından beni çok etkilemişti. Filmdeki genç oyuncuların eksiksiz hepsinin çok başarılı olması, Ang Lee’nin oyuncu yönetimi konusunda ustalığının bir kanıtı bence.

ice storm

Üç Renk Üçlemesi (Trilogie des Trois Couleurs) 1993-1994
Yön: Krzysztof Kieślowski
En sevdiğim filmler sorulduğunda aklıma ilk olarak hep Üç Renk Üçlemesi gelir. Üçlemede her şey o kadar büyük bir incelik ve yoğunlukla tasarlanmıştır ki insan her izleyişte ayrı bir zevk alır. Mizansenlerden, ışık tasarımına kadar filmdeki her öğenin seçimi birbiri ile muazzam bir uyum içinde. Filmleri her seyredişimde yeni bir ayrıntı keşfedip, hikayenin yepyeni bir katmanı olduğunu fark ediyorum. Kieslowski yönetmen olmaya karar verdiğimden bu yana muhtemelen beni en çok etkilemiş, özel bir sinemacı.

trois-couleurs-bleu-de-krzysztof-kielowski-10878761nfhzb_1713

Aşk Engel Tanımaz (Notting Hill), 1999
Yön: Roger Michell

‘Karışık Kaset’i yazarken hemen her dönem ve ülkeden pek çok romantik komedi seyrettik. Klasik romantik komediler kadar, son yıllarda romantik komedi kalıplarını alt üst eden örnekleri de inceledik. İçlerinde en sevdiklerimden biri ‘Aşk Engel Tanımaz’. Film hem senaryo, hem de yönetmenlik anlamında benzerlerinin birkaç gömlek üstünde. ‘Aşk Engel Tanımaz’ı sevmemin asıl sebeplerinden birisi de oyunculukları.

notting hill

Hayallerin Peşinde (Revolutionary Road), 2008
Yön: Sam Mendes

İki karakterin birbiri ile karşı karşıya geldiği ve içlerindeki her şeyi döktükleri, tansiyonu yüksek sahnelere bayılıyorum. Senaryoyu yazarken de bu tartışma sahneleri bizi hem en çok yoran, hem de yazmakta en keyif aldığımız sahneler oldu. Filmin bu kısımlarında müzik kullanımı ve kamera hareketlerini minimuma indirerek oyuncuların performansını ön planda tutmayı tercih ettim. Sam Mendes’in ‘Hayallerin Peşinde’de April ve Frank’in kavgalarını çektiği sahneler, bizim tartışma sahnelerimiz için de büyük ilham kaynağı oldu.

revolutionary road

Oyuncular (The Player), 1992, Yön: Robert Altman / Manolya (Magnolia), 1999, Yön: Paul Thomas Anderson
Robert Altman ‘Oyuncular’ın açılışında bir film stüdyosunu uzun bir tek planla bize gezdirir. Benzer şekilde Paul Thomas Anderson da ‘Manolya’da bu kez bir televizyon kanalını aynı şekilde filme alır. ‘Karışık Kaset’in sonundaki set sahnesinde, Ulaş’ın bir film setinde kaybolması gerekiyordu. Finale yaklaştığımız için ritmin de hızlanmasını istiyordum. Setin karmaşasını ve içerde yürüyen hummalı çalışmayı göstermek için biz de benzer bir teknik kullanmaya karar verdik. Plan, Ulaş’ın sete girmesiyle başlıyor, kamera Ulaş’ı kaybediyor. Kamera gittikçe hızlanarak Ulaş’ı ararken, Ulaş da sette İrem’i buluyor.

tom-cruise-magnolia

*Alkan Avcıoğlu’nun bu yazısı 21 Kasım 2014 tarihli BirGün Gazetesi’nde yayınlanmıştır.

No comments

Leave a reply