BİR BAS GİTAR GURUSU: JAH WOBBLE

4 Posted by - 11 August 2015 - LİSTE

The Sex Pistols efsanesi tam da tasarlandığı gibi infilak etmiş, John Lydon (ya da Johnny Rotten) yeni bir grup arayışına girmişti. Jah Wobble eline hiç yakışmayan elektrik gitarını tıngırdatmaya çalışırken, çürük elma Johnny hızla girdiği virajı almaya gayret ediyordu. Wobble o ince telli gitarı bir kenara fırlattı, bas gitarı eline aldı. Ortak bir arkadaş vesilesiyle tanıştığı tıpkı kendisi gibi reggae ve ‘world music’ sevdalısı Johnny Rotten’ın Sex Pistols sonrası müziğe nasıl devam edeceğine birlikte karar verdiler. Sex Pistols’ın takipçisi proje The Public Image Ltd. (PiL) bas gitarın yön verdiği ve metalik bir tonla yankılanan elektrik gitar riff’leri ile gövdesi tamamlanan bir rutinle müzik yaptı. Gitarda Keith Levene, davulda Jim Walker, bas gitarda Jah Wobble ve sözde Johnny Rotten’lı kadrosuyla PiL, 1978’de kendi adını taşıyan ilk albümünü ve bir sene sonra “Metal Box”ı yayınladı. Bu efsanevi kadroyla 80 başında palazlanan post-punk akımının en parlak işlerini verdiler. Çekirdek ekip ilk iki albümün ardından dağıldı. Rotten PiL macerasına devam ederken, Jah Wobble ise ummadık taşın altından çıkmak üzere yola koyuldu.

Bundan tam 56 yıl önce 11 Ağustos’ta hayata gözlerini açan İngiliz müzisyen Jah Wobble, PiL ile başlayan müzikal yolculuğunda yakın dönem müzik tarihinin en sıkı isimleriyle dirsek temasında bulundu. 1982’de efsanevi Alman krautrock grubu Can’in kurucu üyeleri Holger Czukay ve Jaki Liebezeit ile ortaklaşa bir albüm kaydetti. “Full Circle” isimli bu kayıtla yaklaşık olarak aynı ismi taşıyan “Full Circle R.P.S. No:7” Holger Czukay imzasının belirgin olduğu bir sound’a sahip, hem radyo kayıtlarından iliştirilen sesler, hem yayvan gitar riff’leri Alman müzisyenin Can dönemi işlerini ve solo işlerini hatırlatıyor. Jaki Liebezeit ve Jah Wobble’ın parçanın yatağını oluşturan yürüyüşü ise kulak verenin tutulacağı cinsten.

Solo kariyerine Jah Wobble’s Invaders Of The Heart isimli grubuyla devam eden müzisyen bu proje dahilinde dünyanın farklı bölgelerinden yerel seslerden sıkça beslendi. Dub, reggae ve ambient’ı bu seslerle sarmalayarak kendi stilini yarattı. Jah Wobble’s Invaders Of The Heart adıyla yaptığı kayıtların en ses getireni şüphesiz Sinead O’Connor düeti olan “Visions Of You”.

Jah Wobble’ın John Lydon ile aynı frekansı tutturmasını sağlayan reagge ve yerel müzik sevdası müzisyenin kariyerinin her dönemine türlü şekillerde yansıdı. Kah Orta Doğu ve bölge müziğinden etkilendi kah Japon müziğini dub ile harmanladı. Orta Doğu etkisinin en yoğun hissedildiği kayıtlardan biri 1994 tarihli “Take Me to God”ın “Yalili Ya Aini”si.

İngiliz devleti nazarında resmi ismi John Joseph Wardle olan Wobble, müzik dünyasının devleriyle kurduğu ortaklıklardan birini de Brian Eno ile gerçekleştirdi. Brian Eno, David Bowie’den Coldplay’e anaakım sayılan onlarca isme prodüksiyon yapmış elini değdirdiği her işe büyüsünü bulaştıran farklı bir adam. Wobble ile kaydettikleri albüm 95 tarihli “Spinner”, ambient sularında gezen, şapka uçurmayan ama rüzgarıyla keyiflendiren bir kayıt.

Müzikal eğilimlerinin çok benzeştiği bir başka bas gitar duayeni Bill Laswell ile yaptıkları “Radioaxiom: A Dub Transmission”da Laswell ve Wobble hem bas gitar çalıyorlar hem de prodüksiyon aşamasında tüm albümü birlikte inşa ediyorlar. Dub’ın dehlizlerinde süzülen bu kayıtta ikiliye Senegal, Etiyopya, İngiltere ve Amerika’dan farklı müzikal disiplinlere sahip 10 ayrı müzisyen eşlik ediyor. Bu kültürel çeşitlilik şarkıların farklı katmanlarında hissediliyor.

Jah Wobble, Bill Laswell ile birlikte Radioaxiom’un altından kalktığı yıl bir albüm de Evan Parker ile kaydetti. İngiliz avant-caz sahnesinin usta saksafoncusu Parker ile birlikte yaptıkları bu kayıtta Yunan mitinin müzik dehası, rivayete göre Trakyalı olan, ozan Orpheus’tan aldıkları ilhamla çalmışlar.

2012’de PiL’den takım arkadaşı Keith Levene ile tekrar bir araya geldiler. Ortaklaşa kaydettikleri “Yin Yang” isimli albüm türler arası dolaşan özgün bir iş. Punk estetiği de var bu albümde, funk, reggae ve dub da.

No comments

Leave a reply