HAFİF MÜZİK HAFTA SONU LİSTESİ KAAN SEZYUM’DAN

0 Posted by - 09 January 2015 - LİSTE

Hafif Müzik hafta sonu listesini bu kez Kaan Sezyum hazırladı.

**
Gece provadan geldim, Cumartesi akşamı Borusan Müzik Evi’nde konserimiz var (KöK), karda davul çalmaktan kafa pilav gibi olmuş, Metrobüs’ün gece 0:30 gibi bir seferini yakalıyorum. Kulağıma cimrilikten 80 Cigabaytından 40’ını anca doldurabildiğim Aypod’dan Shuffle’ı açıyorum (normalde albüm albüm giderim, şekilciyim ama manita sağ olsun beni yıllar sonra Shuffle’la tanıştırdı) Veriyorum play tuşunu, bak neler çaldı?

Barış Manço – “Nick The Chopper”
Yıllardır dinlerdim, gece o saatte Metrobüs’ün içinde ayrı bir güzel ve manidar geldi sözleri. Balına bir de Türkçesini buldum buyurun. Ayrıca geçen hafta da doğum günüydü, Modalı komşumuz Barış Manço’nun.
Bonus: Ahmet Güvenç komutanımızın çılgın basları.

Ormanın aşağısında,bir köyün yakınlarında
“Nick The Chopper” adında bir adam yaşardı.
Ağaçları kesmek onun oyunuydu,
Ve bundan para kazanmak da…
Ağaçları hiç umursamadan,
O, körü körüne balta sallıyordu…
O hiç evlenmedi,
O asla yıkanmaz,
O hiç okula gitmedi,”Nick The Chopper”.
Ağaçları kesmek onun oyunuydu,
Ve bundan para kazanmak da…
Şimdi yaşamı ya da bir arkadaşını bile umursamıyor.
O kirli ve yaşlı bir adamdır,”Nick The Chopper”.
Bu çok yaşlı adam,artık karar vermişti…
Çok zengin olmaya,”Nick The Chopper”.
Ağaçları(koruyu) kesmek onun oyunuydu…
Ve o,bu oyunu oynamaktan vaz geçemedi.
O, bütün ormanı kesip yerle bir etmek istiyor…
Ağaçlar ondan nefret ettiler,
Ve onlar söz verdiler,
Ona bir ders vermeye…”Nick The Chopper”…
Ağaçları(koruyu) kesmek onun oyunuydu,
Ve o, bu oyunu oynamaktan vazgeçemedi.
Fakat hikaye devam ederken,
O kendi oyununda yenilir.
O kirli ve yaşlı bir adamdır,”Nick The Chopper”.
“Seni öldüreceğiz, Nick The Chopper!”…
“Seni dallarla boğarak,Nick The Chopper!”

The Clash – “Jimmy Jazz”
Metrobüste o saatte birden kar altında Çin kerhanesi gibi aydınlatılmış köprü bu parçayla nefis oldu. “Daha önce neden radyo programımızda –Sevginin Gücü- çalmadık?” diye düşündüm. Eğlenceli ve Clash’in ‘Punk’lığını en kibar şekilde gösterdiği parçalardan biri. Bas gitarlara yine dikkat. Sözler ise her zamanki gibi cana yakın.

Jimmy Smith – “Slow Down Sagg”
Hammond’ın Baronu Jimmy Smith’i (1925-2005) iyi ki de Aypod’a atmışım! 
“Root Down” albümünün zaten hastasıyım. 
Mükemmel uçan bir ekip. 
Üzerinde “Live” yazmasa ya da bazen gelen çılız alkış seslerini duymasanız canlı olduğunu anlamayacağınız bir ortam. Sonlara doğru çağlayan davul solosu ve mükemmel gitarlarıyla fantastik bir funk parçası. Ders gibi, dinle çalış. Eksik ya da fazla vuruş yok ama çok şey var.

Heijan – “Gene Mi Amcalar?”
Hoppala ve de cuppala! 
Geçtiğimiz günlerde keşfettiğim ve her gün dinlemeden duramadığım mükemmel bir parça. Tarz olarak “Gansta-rap” denen türün tam bir yerli ve daha gerçekçi versiyonu. Yurt dışındaki örneklerini Heijan’ın parçasındaki gerçeklik yanında efendi kalıyor. Sözler muhteşem. 
Üreticilik her yerde yeşeren bir çiçek gibi. Betonların arasından, Bağcılar’dan çıkan harika bir ses. Umarım altyapılarını biraz daha toplarlar. Samimi ve sert. Diğer parçalarına da mutlaka bakın.

Bohren & Der Club Of Gore – “Piano Nights”
Kapanış biraz ağır oldu ama benim için bu haftanın ganimeti bu albüm oldu. Aslında yazacak çok fazla şey yok, müzik kendini size, sizi de kendinize anlatıyor. Ambient caz gibi, biraz atmosferik, sakin, akıcı, huzur verici tam bir çalışma ve kar izleme müziği. Belki evin içinde dolaşıp balkona kuşlar için kahvaltıdan kırıntıları verirsiniz. Belki de benim gibi bu müziği şu video üzerine açıp izlersiniz (http://www.youtube.com/watch?v=Rql16_BtdIk) 


*Eğer bu kafalar hoşunuza gidiyorsa başka bir felsefeyle aynı sularda dolaşan The Caretaker’ı da öneririm.

Oscar Peterson – “Night Train”
5 parça için girişmiştim ama araya albüm de alınca bir parça daha eklemek istedim. Maksat 5’i bulsun. Bu haftalarda çok sık dinlediğim bir albüm piyanonun doktoru Oscar Peterson’un “Night Train” albümü. Kibar, sevimli, keyifli ve neşe dolu. 1962 yılından beri ölümsüz bir eser. 
Bu aşkın katillerinin adını veriyorum: 
Oscar Reyiz – piyano ve tuşlu duygular, 
Ray Brown – kontrabas lordluğu, 
Ed Thigpen – duygusal ve ride’ı yüksek davullar. 
Öp de başına koy. Müzik böyle de bir şey.

* Konserimiz: KöK – 10 Ocak Borusan Müzik Evi 22:30 -Gelmeyen eceliyle ölsün!

No comments

Leave a reply