Koşarken dinlemek için 10 şarkı

0 Posted by - 13 September 2015 - KÖŞE YAZISI, LİSTE

mtezKime baksam, kiminle tanışsam, kiminle muhabbet etsem koşuyor. Madem memleket koşmaya bu kadar meraklı, o halde buyurun koşarken dinleyebileceğiniz 10 şarkılık listeme… Beğenen paylaşsın!

Koşmayı seven o kadar çok tanıdık oldu ki çevremde yavaş yavaş anlıyorum şu koşu âlemi ayrı bir âlem. Nereye baksam koşudan bahseden insanlar var. Diyeceksiniz ki “Kardeşim sen İsveç’te mi yaşıyorsun?” Yo, Kadıköy’de yaşıyorum. Ayrıca her semtten arkadaşım var koşan. Biraz kafanızı kaldırıp bakın; trafikte, şehir merkezinde, otoban kenarında bir sürü koşan insan göreceksiniz.

Bazen bisikletle dolaşmaya çıkıyorum, onlarca insandan oluşan koşu grupları yanımdan geçip gidiyor. İnsanlar artık sosyalleşmelerini koşuyla yapıyor. Koşmak görünmez bir kulübe üye olmak gibi bir şey. Ama oturmuyorsun, koşuyorsun. Sosyalleşmenin, “networking”in koşar adım hali.

Yıllardır tanıdığım “halı sahacı” bir arkadaşım maçları bırakıp sabahları düzenli koşmaya başladı. Önceleri antrenman yapıyor, ne güzel falan diyorduk. Baktık ki sadece antrenman değil olay, adam basbayağı yaşam tarzı yaptı koşmayı. Almış eline Haruki Murakami’nin “Koşmasaydım Yazamazdım” isimli kitabını, bize pasajlar okuyor. “Ayda 200 kilometre koşarsam maratona katılacak düzeye gelirim” dedi geçen gün. 150 kilometreleri geçmiş şimdiden.

Bir başka tanıdık yurt dışındaki maratonları gözüne kestirmiş. Onlara hazırlık yapıyor. Biri sabah akşam Belgrad Ormanı’nda dağ tepe koşuyor. Instagram’ı ağaç ve mantar fotoğrafından geçilmiyor.

İtiraf ediyorum ben bu koşu hadisesine çok geç uyandım. Yani koşu benim kişisel arkadaş sınırlarıma geldi dayandı da ancak öyle uyandım.

Koşmayı da denedim, denemedim değil. Ama aşırı sıkıldım. Bana basket topunu ver, oynayayım dilim çıkana kadar. Tenis desen teknik zayıf ama saatlerce topun peşinden koşarım, sıkılmam. Ancak koşuda bir monotonluk çöküyor. Bana uymadı.

Peki ne yaptım? Şarkı listesi yaptım. Başta güzel gitti ama sonra koşu maceramdan geriye sadece “koşarken dinlenecek şarkılar” listesi kaldı yadigar.

Bu arada koşarken dinlenecek şarkılar adı altında bir sürü cıf cıflı, vıcı vıcılı, dıptıslı liste yapılmış sağda solda, esefle karşıladım. Koşucu zevksiz olmak zorunda değil ki kardeşim. Bu da benim koşuculara listem. Güncelleyip 10 tane şarkıya indirdim. Beğenen paylaşsın, paylaşınca güzel.

“Gonna Fly Now” – Bill Conti: Bu şarkıda Rocky Balboa gri pamuklu eşofmanı ve siyah Convers’leriyle mahallede, sokaklarda, bahçelerde, meydanlarda koşmaktadır. Böyle koşu görülmemiştir arkadaş. Klibi kült klip, bir daha izleyin bence. Hele o son sahne efsane…

“Chariots of Fire” – Vangelis: Evet, o klasik film. O sahilde koşma sahnesinin daha ötesi var mı arkadaş? Koşu listesinde bu şarkı nasıl olmaz? Ayrıca şu müzik kulaktayken bırakın koşmayı yürümek dahi çok acayip bir his, onu da ifade edeyim.

“Where The Streets Have No Name” – U2: Klasiktir ama koşarken iyi gidiyor. Böyle bir gaza gelmeler, adeta Mo Farah’mış gibi havalara girmeler…

“The Best Thing” – Electric Youth: Zamane electro pop’unun en şahane şarkılarından biri. Ritimle uydurdunuz mu şahane, tadına doyulmaz.

“Tour De France Etape 1-2” – Kraftwerk: Uzun koşmayı sevenler bu iki bölümlük şarkıyı yanlarından eksik etmesin. Fransa Bisiklet Turu için bestelenmiştir ama ne gam. 11 dakikalık mutluluk, adrenalin, endorfin. Bütün albümü baştan sona dinleyin aslında.

Enerjiniz düşünce dinleyin ve gaza gelin

“Nocturne No. 8 In D Flat Major, Op. 84” – Gabriel Faure: Klasik müzik de olsun diyenlere bir öneri yapmak istedim. Faure’nin noktürnleri böyle sabahın ayazında alacakaranlıkta çıkılan koşularda öyle bir ortam yaratıyor ki sormayın. Aslında Faure’nin “The Complete Nocturnes” albümünü komple tavsiye ederim haftada bir.

“Never Say Never” – Basement Jaxx: Son zamanlarda duyduğum en şahane, en gaz şarkılardan biri. Koşmadığınızda da dinleyin bunu, günde üç kere falan.

“OH” – Plaid: Gerçekten doğada, şehirden uzak bir yerlerde falansanız, yalnız başınıza dünyadan soyutlanmak istiyorsanız işe yarayacak bir şarkıdır. Sesi açın ama.

“RevolutIon 909” – Daft Punk: “Daft Punk kimdi, Pharrell’in arkasında çalan grup mu?” diye soruların sorulmadığı, Daft Punk’ın ilk albüm günlerinden şahane bir bomba. Hırslanıyor insan bununla koşarken. Aman dikkat.

“Sinnerman” – Nina Simone: Enerji düşünce dinleyip gaza gelmelik. Bu şarkının farklı versiyonları var, siz orijinalden şaşmayın.

Mehmet Tez – Milliyet

FacebookShare/Bookmark

No comments

Leave a reply