Bir Bruce Dickinson röportajı: “Iron Maiden’ın farklı dİn ve kültürlerden İnsanları bİrleştİren yanını sevİyorum”

0 Posted by - 26 July 2013 - RÖPORTAJ

Ben 15 yaşındayken bu adamların posterleri odamın duvarına asılıydı. Şimdi de 15 yaşında bu adamların posterlerini duvarlarına asan bir genç kitle var. Bazı şeyler hiç değişmiyor diye düşünmemin sebebi sadece bu değil ama. Karşımda oturan Bruce Dickinson gayet “aynı” görünüyor. Saçları biraz daha kısa o zamana göre ama enerji aynı.
Dünyanın en fazla sevilen ve en çok hayranı bulunan rock gruplarından Iron Maiden 26 Temmuz’da (bugün), yıkılmakta olan İnönü Stadı’ndaki son konseri verecek. Ben Moskova’daki konserlerinin kulisinde kendisiyle buluşma fırsatı yakaladım. Hem turneleriyle ham de gündemle ilgili sorular sordum. Konu İstanbul’a gelince Gezi olaylarına değinildi. “Haberiniz var mı olan bitenden” diye sordum kendisine ve yanıtımı aldım: “Her gün haberlerdesiniz, olmaması mümkün mü?” Buyrun sohbet aşağı yukarı şöyle….

Maiden England turnesi ve konsepti hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Aşağı yukarı 1988 yılında çıktığımız “Seventh Son of the Seventh Son” turnesinin aynısı diyebiliriz. Sadece o zamandan bu zamana teknoloji, prodüksiyon imkanları, ışık şovu gibi alanlar çok gelişti. Bunların hepsi şovu tekrar farklı bir gözle ele almamızı sağladı. Bu Iron Maiden açısından bakıldığında tarihsel bir şov diyebiliriz.

80’ler sizin için ne anlama geliyor?

Fena halde meşgulduk galiba… Bir kere o zamanlar şimdikine göre daha az tecrübe sahibiydik. Ve muhtemelen şu anda o zamana göre çok daha iyi çalıyoruz dürüst olmam gerekirse…

Değişen nedir sizin açınızdan daha tecrübeli olmanız dışında?

O yıllarda cidden çok ama çok çalışıyorduk. Turneler art arda geliyordu ve neredeyse hiç aralıksız sahnede olduğumuz yıllardı. 20’li yaşlarında bunu yapabiliyorsun. Kendini yenilmez, parçalanmaz, yok edilmez sanıyorsun. Ama dediğim gibi sık konser vermek performansımızı etkiliyordu. Şimdi müzikal anlamda çok daha iyiyiz. Kendimize daha iyi davranıyoruz. Bu da müziği etkiliyor. Yılın 12 ayı değil 3 ayı turnedeyiz. 10 günde 9 konser vermiyoruz. Bu bile önemli bir fark. Haftada iki üç kez çalmak bile performansı olumu etkileyen bir şey.

80’lerde çok meşgulduk dediniz ama sanırım siz hep meşgulsunuz galiba. Kitaplar yazdınız, senaryolarınız filme çekildi, havacılık işinidesiniz, pilotsunuz, Iron Maiden’la turnedesiniz. Bu kadar şeyi nasıl yürütecek enerjiyi nereden buluyorsunuz?

Çok basit. Bunları aynı anda yapmıyorum. Sıraya koyuyorum. Böylece enerjini yaptığın işe tamamen verebiliyorsun. Şu anda seninle röportaj yapıyorum. Yarım saat sonra sahnede şarkı söylüyor olacağım. Yarın Kopenhag’dayız. Uçakta biraz dinleneceğim. Daha sonra arkadaşlarımla sohbet edeceğim. Sonra Helsinki’ye geçip bira içeceğim. Yolda maillerime bakacağım. Sonraki gün konser günü. Otelde dinlenirim. Sonraki gün eve gidiyoruz. Bir uçak ve havacılık günü var. Ona katılıp farklı türlerdeki uçakları inceleyeceğim, insanlarla sohbet edeceğim. Benim gibi uçaklara meraklı biri için bu çok eğlenceli.
Sonra Cardiff’te bazı görüşmelerim olacak. Bir gün dinlenip sonra da İstanbul’a geliyorum zaten. Bu konuda hayli heyecanlıyım. Ve ilk cümlene yanıt: Evet hep böyleyim.

İstanbul’a konser dışında geldiniz mi daha önce?
Üzerinde uçtum. Uçağımla bir kez Dalaman’a gittim. Orada ailece tatil yaptık. İzmir’e ve Ankara’ya da uçtum. Farklı seyahatlerimde bu şehirlere iniş yaptım ve konakladım. Ama çok fazla dolaşacak zamanım olmadı doğrusu.

Uçmak ve sahneye çıkmak arasındaki ilişki nasıl? Birini yaparken diğeri özleniyor mu?

Aslında şimdi neredeyse hiç uçamıyorum. Havacılıkla ilgili işlerimi daha çok ortağım yürütüyor. Özlüyor muyum? Pek değil. Çünkü bir şey yaparken başka bir şeyi özlemek bana uygun değil. Sahnede şarkı söylerken “ah şimdi uçmak vardı” demem. Çünkü o sırada sahnedeyim ve müzikten başka bir şey düşünmem. Yüzde yüz ordayımdır. İşin sırrı yaptığın işe yüzde yüz konsantre olmak. Seninle konuşurken sahnede nasıl şarkı söylesem diye düşünmüyorum şu anda.

Sahnede sizi en fazla gaza getiren şey nedir?

Sahnede olmak şöyle bir şey. Eski usul bir mekanik saat düşün. Arkasını açtığında kendi içinde çalışan bir sürü dişli ve tıkır tıkır çalışan bir mekanizma görürsün. Ön tarafta sadece bir saattir ama arka planda bir sürü şey birbirine uyumlu olarak çalışır. İşte o mekanizma tıkır tıkır işliyorsa ben mutlu olurum. Sahnede o saatin arkasını görürsün. Her şey tıkır tıkırsa ben de gaza gelirim.
Seyirci karşımda hazır, grup canavar gibi, ses harika. Bu işi özel yapan bu tip anlardır zaten.

Iron Maiden’ın her zaman protest bir grup olduğunu düşünmüşümdür. Müzik endistrisine, müzik basınına, listelere hep mesafeli bir duruşunuz var. Ne dersiniz?

Kesinlikle doğru. Biz hep bunların dışında durduk. Iron Maiden insanları birleştiren bir grup. Müslüman ülkelerde ya da Hıristiyan ülkelerde çalıyoruz. Müslüman ve Hıristiyan hayranlarımız var. Ama gelen kalabalık için hiç fark etmiyor. Hepsi aynı çatı altında buluşuyor. Dinin ne olursa olsun aynı şeyi hissediyorsun. Iron Maiden’ın insanları bir araya getiren bu yanını çok seviyorum.

Çalmaya gideceğiniz ülkeler hakkında araştırma yapar mısınız? O ülkede neler oluyor, gündemde ne var gibi?
Şu durumda özel araştırmaya gerek kalmıyor değil mi? Türkiye’de neler olduğunu bilmeme görmeme gibi bir şansım çok yok. Haberlerde ilk sıralardasınız zaten.

Ne düşünüyorsunuz? Bu konuda bir şey söyleyecek misiniz sahnede?

Hayır böyle bir şey yapmayı düşünmüyorum. Ben insanların kendi kararlarını verebileceklerine inanıyorum. Türkiye, özellikle İstanbul’u düşünürsek gayet eğitimli bir ülke. İnsanlar bilgililer, aptal değiller. Siyasette ne olup bittiğini, modern Türkiye ile eski Türkiye arasındaki çatışmayı görebiliyorlar. Bazen bu çatışma insanların aynı ülkede birlikte yaşaması açısından faydalı sonuçlar doğurur. Benim gibi bu durumun dışında olan biri için meseleye karışmak ve bir rock konserinde bununla ilgili yorum yapmak çok anlamlı değil. Bizim gibi bir grubun amacı insanları bu tip meselelerin ötesinde, daha geniş anlamda iyi hissettirmek.

2014’te yeni bir albümünüz olacak mı?

Hayır. Kesinlikle yeni bir albümümüz olacak bir noktada ama ne zaman bilemem. Belki 2015.

Solo albüm yapacak mısınız?

İnsanlar bunu soruyorlar bana. Bu konuyu konuşuyoruz, neden olmasın?

1 Comment

  • IRON MAIDEN SOLİSTİ: “ABD ORDUSUNA HAVA ARACI ÜRETMİYORUM” | hafifmuzik 13 September 2013 - 10:12 Reply

    […] İstanbul’da bir konser vermişti haturlarsanız. Yüzyüze yaptıımız görüşmeyi şurada […]

  • Leave a reply