Gaye Su Akyol ile yeni albüm üzerine: “Uzayda yön, yol yoktur”

1 Posted by - 23 September 2015 - RÖPORTAJ

İlk albümü “Develerle Yaşıyorum” ile müzik camiasının gündemine kurulan Gaye Su Akyol, önümüzdeki ay yeni albüm için kayda giriyor. Kasım’da ise, önce Babylon Bomonti’de, ardından Belçika ve Hollanda’da konserler verecek; geçtiğimiz yıl Selda Bağcan’ın Boom Pam ile ana-grup olduğu Utrecht’teki Le Guess Who? festivalinde çalacaklar.

Tüm bu heyecan verici havadisleri bahane ettik ve birkaç soru yönelttik. Hem yeni albümün ne aşamada olduğunu, hem de Le Guess Who? sahnesine çıkacak olması üzerine konuştuk.

>Nasılsın? Neler yapıyorsun şu ara?

GSA: Fena değil, zor zamanlar… Gerçi ne zaman kolay oldu ki?
Boş ver, güzel şeyler anlatayım mı?

>Anlat anlat, çok ihtiyacımız var bence.

GSA: İlk albümden üç şarkıya video çektik; Ölü Bir Adama, Yıllar Yılan, Cehennem Meyhanesi. Ölü Bir Adama yayımlandı, diğerleri yolda. Yeni şarkılar, düzenlemeler, fikirler, olaylar üzerindeyim. Çok şarkı var, yeni albümde hangisi, nasıl olsun, kim ne çalsın, bu ara ana konum bu.

>Sahneden indin, üretim sürecine döndün diye düşünüyorum. Sık konser vermiyorsun bir süredir. Gerçi, üretim nasıl şekilleniyor senin için bilemiyorum. Belki de hengame, yoğunluk daha faydalı oluyordur. Nasıl işliyor süreç?

GSA: Konserlere ara verdik biraz. Çalıştık, dinlendik, eğlendik. Üretim kısmını soruyorsan, formülü, şartı yok, her yerde şarkı yaparım. Aklıma iyi melodi geldiyse kaydederim, sonra bilahare icabına bakarım, sözleri not alırım, klavyenin başında ya da davul çalarken, sahilde otururken, yemek yaparken, hiç net bir şablon yok.

>Yeni albüm hangi aşamada? Kayıtlara başladın mı, yoksa hazırlıklara devam mı? Yeni besteler geldikçe, yeni güne uyandıkça “Başka türlü bir şey benim istediğim!” diyor musun? Yoksa netleşti mi bir şeyler?

GSA: Önümüzdeki ay kayda giriyoruz. Çok fantastik şeyler var, kafamda çoğu şey net, üstüne her zaman esneyebilen bi “coşma payı” bırakırım, işi katılıktan ve sabitlikten kurtarır. Kaydedip bitirelim de bi oturup fezaya karşı dinleyeyim diye deliriyorum.

49

>”Develerle Yaşıyorum” ilk albümündü ve Mai’den Seni Görmem İmkansız’a uzunca bir dönemin deneyimini resmiyete kavuşturdun onunla. Uzaya o yoldan mı devam edeceğiz, tali yollara sapacak mıyız?

GSA: Uzayda yön, yol yoktur. “Neo-Sanat Müziği” olarak tanımlamış bir blog, etiketlere bayılmıyorum ama güzel özet, sınırlar yok, sınırın olmadığı yerde orijinali yaratma olasılığı var. Ondan ötesi “tam bir sır, tam bir muamma.”

>Bir ara, İncesaz ile işbirliğinde olduğunu duyurmuştun. Yeni albümde onlar da olacak mı?

GSA: Dur şimdi, bütün her şeyi anlattırma.

>Klişe olacak ama Develerle Yaşıyorum’un başarısı seni korkutuyor mu? İlk albümün gerisine düşme kaygısı var mı?

GSA: Başarı nedir? Herkesi memnun etmek mümkün mü? Hayır, ben işime bakarım.

>Senin cephede heyecan verici başka gelişmeler de var. Mesela Le Guess Who?’da çalacaksın, Hollanda’da Utrecht’te. Geçtiğimiz yıl Selda Bağcan çalmıştı aynı festivalde. Şimdi sen gidiyorsun, bir başka usta Mustafa Özkent var yine bu yıl. Ne hissettiriyor sana orada çalacak olmak?

GSA: Gidip göreceğiz, iyi festival. Bu zamana kadarki line up’lar hep çok iyi olmuş, bu seneki de bayağı heyecan verici.

>Festivalde seni heyecanlandıran isimler kimler? Kimleri izlemek istiyorsun?

GSA: Faust, Annette Peacock, Os Mutantes, Lightning Bolt’u görmeyi istiyorum, Mustafa Özkent’i de heyecanla takip edeceğiz, Hollanda’da bir “Üsküdar’a Giderken” dinlemek nasıl oluyormuş bakalım : ) Gerçi bazılarını kaçırıyoruz, 19’unda Gent’te Handelsbeurs Concertzaal’da, 20’sinde Rotterdam De Doelen’de çalıyoruz, oralarda olan dünyadaşlarımızı bekleriz.

*Fotoğraf: Aylin Güngör

No comments

Leave a reply