Gaz Coombes: “Doksanlar heyecan vericiydi”

0 Posted by - 18 November 2012 - RÖPORTAJ

Akla ilk gelen isimler hep Oasis, Blur, Pulp ve Suede gibileri olsa da 90’lı yılları daha çekilir kılan İngiliz gruplardan biriydi Supergrass. Grup dağıldı, ama grubun kurucusu ve sesi Gaz Coombes müziğe devam ediyor. 22 Kasım akşamı Salon İKSV’de olacak kendisi. Konserden önce telefonda sohbet etme şansımız oldu Bay Coombes ile, tüm ufak ama etkili aksaklıklara rağmen.

Yıllardan 1995’ti. Peş peşe yepyeni gruplarla, müzisyenlerle tanışıyordu müzik dünyası İngiltere’den çıkan. İlerleyen günlerde tamamını Brit-pop kategorisi altında toplayacağımız bu isimlerden biri de Supergrass’tı. ‘Alright’ isimli şarkıları üç zıpır, delişmen ve heyecanlı genç adamın dinler dinlemez kendi enerjilerine ortak etmekte hiç zorlanmadıkları hit’leri oluvermişti piyasaya teşrif eder etmez. ‘Alright’ı da bünyesinde barındıran ilk albümleri ‘I Should Coco’, albümü yayımlayan plak şirketi Parlophone’un The Beatles’ın ilk albümü ‘Please Please Me’sinden sonra en çok sattığı ‘ilk albüm’ olmuştu.

Gaz Coombes takdim eder…
Günler günleri, yıllar yılları kovalar, albümler yapılır, single’lar kaydedilir. Supergrass müzikal anlamda hiçbir şekilde gerilemese de zamanlar değişir satışlar ve liste tepeleri eskiyi aratır hale gelir. Çocukluklarından beri arkadaşlık eden Gaz Coombes ve Danny Goffey (ve en baştan beri yanlarında olan Mick Quinn) bir nokta koymaya karar verirler gruba.
Aradan iki yıl geçti ve bu defa Gaz Coombes bir solo albümle, ‘Here Come The Bombs’la çıktı karşımıza. Artık iki kız çocuğu babası, 35’ini geçmiş bir müzisyenin olgunluğuyla kaydettiği, ve ‘Gaz Coombes takdim eder’ cümlesi eşliğinde yayımlanan albüm hiç de fena olmayan eleştiriler aldı. Supergrass’ın enerji küpü günlerini de, rock&roll tarihine selam çakıp duran şarkılarını da unutturmadan, elektronika ile, beat’lerle barışık, pop hissiyatını hiç kaybetmeyen yeni şarkılar yazmış, kaydetmiş.

Gelelim röportaja
Bir takım gayet teknik (ve teknolojik) aksaklık ardından ikinci denemede bağlandı telefon. Ama anlaşıldı ki, aksaklıklar sadece benden kaynaklı değilmiş, Gaz telefona bağlanıp konuşmaya başladığında bu acı gerçek hemen kendini belli etti. Zira çağ, bizden akıllı telefonların çağı olsa da telefon bağlantıları pek akıllanmamış. Anlaşılırlığı epeyce sekteye uğratacak hallerde olabiliyorlarmış hala.
Hal hatır sorulma aşamasında, bendenizin ‘sesim gitmiyor galiba’ şüphesiyle coşup turistik beldelerin cevval tezgahtarları aratmayacak “Selam!” deyişi kibarca savuşturuldu Gaz tarafından. Sağ olsun utandırmadı. Hemen ilk soruya geçildi;17 yıllık Supergrass kariyeri boyunca yolları neden bir kez bile İstanbul’a düşmemişti? “Gerçekten bilemiyorum. Önemli olan nihayet geliyor oluşum, ve bundan kendi adıma gayet memnunum.”

Nasıl bir konser?
“Çok iyi bir grupla geliyorum, birlikte çalmaktan çok keyif aldığımız bir ekiple” cümlesiyle başlıyor 22 kasım akşamı hangi şarkılarla karşımızda olacağını, nasıl bir konserin bizi beklediğine dair soruma verdiği cevaba. “Mutlaka birkaç tane Supergrass sevenlerin favorilerinden de ekliyoruz setimize. İstanbul’daki ilk konserimiz olacağı için belki sayı biraz daha artar.”
Kendi adıyla yayımlanan albümünde tüm şarkılarda onun imzası var. Albümde işittiğimiz tüm enstrümanları da yine bizzat o çalıyor. Coombes’dan başka sadece Samuel Williams’ın adı geçiyor albümde: “Sam(uel) ile uzun yıllardır, 1995’ten (ilk Supergrass albümünün prodüktörü kendisi) beri tanışıyoruz. Benim yapmak istediklerimle onun fikirleri örtüştü. Onun stüdyoda olması rahatlatıcı bir etkiye de sahipti. Tüm süreç tıkır tıkır işledi.”

90’lar peki?
90’lı yılların Brit-pop çılgınlığını, o günleri bizzat yaşamış birinden daha iyi kim bilebilirden hareketle Gaz’a senin 90’ların nasıldı, neler hatırlıyorsun diyorum. “Hızlıydı.” diyor hemen, “Heyecan verici şeyler oluyordu. Uyuşturuculara pek bulaşmasaydık iyiydi ama ne yapalım.” diye ekliyor gülerek. “Çok iyi şarkılar yazdık, hayatımın çok özel bir dönemiydi.” diyor “18 yaşımdaydım grubu kurduğumuzda, gerisini sen tahmin et.”
Çocukluğunun geçtiği evi, 2008’de annesinin hayata vedası ardından başka birilerinin orada yaşamasını istemediği için satın aldığını okuduğumdan bahsediyorum. Hala ailesiyle birlikte Oxford’daki bu evde yaşadığını söylüyor. “Olması gereken bu gibi geldi bana. Bir bakıma doğal sonuç da diyebilirim. Buraya tekrar yerleşmek beni nasıl mutlu etti anlatamam. Dünyanın pek çok ülkesini görüyor, pek çok farklı şehirden arkadaşlar ediniyorsun ama bir yerden sonra, özellikle de çocuklarım olduktan sonra büyüdüğüm şehirde yaşamak istedim. Onlar büyüdüğünde neler olur kestiremiyorum ama şimdilik halimizden gayet memnunuz.”

“Bir Bond şarkısı yazmak isterdim.”
Bir İngiliz müzisyenle, hele de son Bond filmi Skyfall’un gösterimde olduğu günlerde konuşuyor olunca, izleyip izlemediğini soruyorum. “birkaç gün önce izledim evet” oluyor cevabı. O zaman sormadan edemiyorum, “Bir Bond filminin şarkısını yazmak ister miydin?” sualini. Gülerek cevaplıyor: “Sanırım o işin üstesinden gelebilirdim, evet bir Bond şarkısı yazmak isterdim. Benim yerime bir başkası şarkıyı seslendirecek olsa bile John Barry usulü bir şarkı olurdu kesinlikle.”
2013’ün planlarının şimdiden yapılıp yapılmadığını sorarak bitirelim diyorum, “halihazırda planlanmış konserler var, canlı çalabildiğimiz kadar çalmak istiyorum. Bu arada bir sonraki albümü oluşturacak şarkılar üzerinde çalışmak da…” diyor. Olmazsa olmaz soruyu da aradan çıkarmak boynumun borcu gibi hissediyorum, Supergrass ne olacak peki? Danny ile çocukluktan beri arkadaşsınız, var mı arada bir dargınlık? “Hayır, hayır. Hala takılıyoruz birlikte. İleride ne olur bilmiyorum ama şu anda aklımda hiç böyle bir şey yok. Ama tabii belki bir gün, tekrar bizim için bir anlam ifade ettiğinde, tekrar bir araya gelebiliriz. Ama şu anda hayatımda Supergrass yok.”

O esnada anlıyorum ki telefon bağlantısındaki sorunun sebebi Gaz’in yolda olmasından da kaynaklanıyormuş. Günlük işleri halletmiş evin yolunu tutmuş meğer Gaz. “Birazdan evde olurum, biraz dinlenir bu akşamki maçı izlerim.” diyor. Bahsettiği maç İngiltere – İsveç maçı, günlerdir İbrahimovic’in gözümüzle görmesek inanmayacağımız golü vesilesiyle de sıkça bahsedilen karşılaşma. Gaz bu gol hakkında ne düşünüyor ister istemez merak ediyor insan, artık onu da 22 kasım akşamı sorarız kendisine. Bir de not düşelim, kendisi bir Manchester United taraftarıymış.

18 Kasım’da Akşam Pazar ekinde yayımlanan röportajın, Hafif Müzik’leştirilip, genişletilmiş versiyonudur.

1 Comment

  • GÜNÜN KONSERİ // Gaz Coombes @ Salon İKSV | hafifmuzik 22 November 2012 - 14:49 Reply

    […] parçalarla, yılın en iyi konserlerinden birine imza atacak. Kaçırmayın! (Gitmeden şuna da bir göz atın tabii.) […]

  • Leave a reply