PORTISHEAD’DEN GEOFF BARROW İSTANBUL KONSERİ HAKKINDA KONUŞTU

0 Posted by - 18 August 2014 - RÖPORTAJ

Portishead’in Midtown Fest kapsamında vereceği konser için İstanbul’a gelmesine günler kala, Dream tv muhabiri Betül Ebcioğlu Londra’da Geoff Barrow ile konuştu.

– Seni ve Portishead’i İstanbul’da ağırlayacağımız için çok heyecanlıyız sen neler hissediyorsun?

İstanbul’u ilk ziyaretim geçen sene olmuştu. Orada çok da tanınmayan bir grupla çalmak üzere bulunmuştum. Babylon’da çalmıştık çok da iyi bir konser olmuştu. Şimdi Portishead ile birlikte ilk kez geliyoruz. Üstelik bu kez yanımızda aynı zamanda çok yakın arkadaşlarımız olan yetenekli müzisyenlerden kurulu Savages ve Thought Forms ile birlikte geliyoruz.

-Bizleri sahnede ne gibi sürprizler bekliyor, neler çalacaksınız?

Yaz boyunca bir çok festivalde çalacağız. Daha önce belli bir akış halinde çalmadığımız için en iyi şarkılarımızı seçerek çalmayı planlıyoruz. Üzerinde çalıştığımız bazı yeni materyaller var ama sanırım konsere yetişmesi çok da mümkün olmayacak. Yeni şarkı çalmayacağız maalesef.

– Daha önce İstanbul’a geldiğini söyledin. Dikkatini çeken özel bir mekan, grup veya yemek oldu mu?

Bugüne dek Portishead ile bir çok ülkede konser verdik ama sanırım çok da Avrupa ve Amerika dışındaki ülkelerde bulunmamıştık. O yüzden geçtiğimiz sene ülkenize gelirken çok heyecanlıydım. Herkes çok arkadaşça davrandı. Türkiye kültürel olarak çok büyük bir mirasa sahip. Özellikle de İstanbul. Biraz alışveriş yapma şansım olmuştu. Hatta ses sabitleyicimiz ordan almıştım. Davulum için zil bakmıştım. Hatta ikinci el satan bir dükkandan film afişleri almıştım. Etrafta oturdum, kafelerde vakit geçirdim. Oldukça farklı bir hissi var İstanbul’un.

-Gittiğiniz ülkelerde yerel grupları izleme şansınız oluyor mu?

Portekiz’de yakın bir arkadaşımızın barı var orada bazı yerel gruplar izledik zaman zaman Fransa’da da… Ancak şöyle bir durum var genellikle çok kalabalık ekiplerle seyahat ediyoruz. Portishead 36 kişilik büyük bir makine gibi. Gittiğimiz yerlerde bazen ancak sahneyi düzenlemek, soundcheck yapmak için vaktimiz kalıyor. Yan projelerimizle seyahat ettiğimizde ancak bazı yerel grupları izlemek için şansımız oluyor. Ve oralarda ilginç insanlarla ve yeni yeteneklerle karşılaşma şansımız oluyor genellikle.

-Turnelere çıkmak genellikle yorucu olmalı. Grubun ilk günlerinden bu yana neler değişti?

– Hayır aslında çok da değil. Uçuyoruz evet ama bizimle ilgilenen her isteğimizi gerçekleştirmek için çalışan insanlar var. Bize düşen sahnede 1 – 1 buçuk saat boyunca iyi bir performans sergilemek. 20 yılı aşkın bir süredir aynı teknik ekip ile çalışıyoruz. Ana ekip aile gibi. İyi bir sinerji yakaladık. İlk albümden bu yana hep çok güzel ve büyük sahnelerde yer aldık. Şanslıydık ki ilk albüm çok beğeni kazandı ve gayet iyi bir seviyeden başladık. İsim yapmak üzere sürekli deneme yapmak zorunda kalmadık.

-Turnedeyken yeni materyaller, müzikler hakkında konuşma veya çalışma şansınız oluyor mu?

Aslında pek vakit olmuyor. Genellikle yeni şarkılar üzerinde stüdyoda çalışıyoruz. Bazı yeni fikirler üzerinde konuşuyoruz. Konser ve show üzerine detaylar hakkında konuşuyoruz. Bu söyleyeceğim yeni gruplara saygısızlık olarak algılanmasın ama bizim yaptığımız müzik ortama çok bağlı. Çoğu zaman enerjimizi performansımız üzerinde harcamaya çalışıyoruz ki istediğimiz kadar iyi bir show ortaya koyabilelim. Haliyle diğer şeyleri düşünmek için pek de vakit kalmıyor.

-90’lı yıllar müzikte Bristol akımının en popüler ve ticari olduğu yıllardı. Günümüzde Bristol akımının geldiği yer hakkında neler düşünüyoruz.

Pek çok ülke ve şehir bugün birbirinin içine karışmış halde. Büyük mağaza zincirlerinin olduğu aynı dükkanlara sahipler. İnsanlar genel olarak aynı şeyleri yemeye, aynı şekilde bakmaya başladı. Müzikler de birbirine benzemeye başladı. Artık şehirler kendilerine özgü soundlar yaratmakta güçlük çekiyorlar. Böylelikle bu tarz şeyler yavaş yavaş ortadan kalkıyor. Bristol’un bence müzikte o kadar da büyük başarıları olmadı. Bizim müziğimiz oldukça yumuşak ama bence içinde çok sert söylemler var. Beth dünyanın gidişatı konusunda oldukça dürüst biri politik duruşumuz var. Bristol müziğindeki punk ahlakı bence artık kayboldu. Ki bu Bristol’u diğer şehirlerden ayıran en büyük özellikti.

-Sizi uzun zamandır bekleyen Türk hayranlarınıza neler söylemek istersiniz?

Umarım performansımızı beğenirler ve gelip bizi izlerler. Bu turnemizde İzlanda, Finlandiya gibi daha önce gitmediğimiz yerlere gitmek istiyoruz. İstanbul’da bu şehirlerden birisi. 15 seneden beri gitmediğimiz İrlanda’ya da gideceğiz.

No comments

Leave a reply